Yazı Detayı
15 Nisan 2022 - Cuma 23:18 Bu yazı 644 kez okundu
 
Ulualan konusundaki doğrular ve yanlışlar
Mithat ABAKAN
 
 

Antalya 3'ncü İdare Mahkemesi: 
"Dava konusu planlarda tamamen kamusal kullanıma yönelik ve açık alan düzenlemesi gereken sahil şeridinin birinci bölümü ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartıyla sınırlı yapılaşma hakkı tanınan sahil şeridi ikinci 50 m.lik kesiminin turizm tesis alanına (golf alanına) dahil edilmesinin, Kıyı Kanunu'nun 'Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir' ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından, plan değişikliği kararlarının planlama ilke ve esasları ile kamu yararına aykırı olduğundan iptaline."
Türkçesi:
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın planlarında kıyının ilk 50 metresi serbest olmakla birlikte 2'nci 50 metresini otellere vermişsiniz. Veremezsiniz, orasını da kamuya açacaksınız. Yani Recep Barut'un Evrenseki'de yaptığı gibi yeşil alan yapabilirsiniz, yürüyüş yolu yapabilirsiniz. Bu arada otel misafirleri için restaurant yapılabilir ve şezlonglar konulabilir.
Şimdi 3 ihtimal var:
1) Bakanlık mahkeme kararı doğrultusunda kıyıdan 100 metre içeriden başlamak üzere planları revize edecek. 
2) Bakanlık en baştan yeni bir plan hazırlayacak. 
3) Planları tamamen iptal edecek ve Ulualan'a birşey yapmıyorum. Karpuz ekmeye devam edin diyecek.
Öncelikle Mimarlar Odası Antalya Şubesi planın iptali için yaptığı başvuruda birçok gerekçe ortaya koymuştu. Mahkeme bu gerekçelerden sadece Kıyı Kanunu'yla ilgili olanın haklı olduğuna karar verdi. Diğer konulardaki gerekçeleri kabul etmedi.
Son birkaç gündür Manavgat'ta ve Antalya'da en çok konuşulan konuların başında Ulualan geliyor. Mahkeme, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın planını iptal etti. Ama öyle bir anlatılıyor ki, "Mahkeme Ulualan’da golf alanlarına 'dur' dedi." veya "Kamu yararına aykırı buldu, iptal etti" diye ifade ediliyor. 
Öyleyse doğrusunu yazmak farz oldu ki, Manavgat ne kazandığını, ne kaybettiğini bilsin!
Önce Manavgat'ın kazandıkları: 
1) Sahilde bulunan 100 metrelik alanın 2'nci 50 metrelik kısmında yürüyüş yapma hakkı kazandı.
2) Başka kazandığı bir şey yok!
Kaybettiklerine gelince:
Marinayı ilelebet kaybetti. 
Mahkeme dedi ki, kıyıdaki 100 metre vatandaşa aittir. Vatandaşın serbest kullanmasını engelleyemezsiniz. Marinanın Manavgat Irmağı'nın kör burnuna yapılması planlanıyordu. Yani ilk 100 metrenin içinde. Mahkeme, oraya tel örgü çekip vatandaşa kapatamazsınız dedi. İtiraz olmazsa kesinleşecek. 
Tersaneyi kaybetti.
İlk 100 metre içinde otellere ayrılan alan bir yerden otellere yeniden verilmek zorunda. En görünür alan, en kuzeye yapılması planlanan yat çekek yeri. Bakanlık planda revize yaparsa veya yeni plan hazırlarsa 'Turizm merkezinin yanında tersane, yat çekek yeri gibi sanayi kuruluşları olamaz' der ve köküyle burayı kaldırır.
Manavgatlılar golf alanı istemiyordu.
İşte bu mahkeme kararıyla golf alanlarının açılmasının önündeki bütün engeller kaldırıldı. Çünkü mahkeme 'Ulualan'a golf alanı yapamazsınız' demedi. Gerçi Manavgat Belediyesi'nin hazırladığı planda da 3 tane golf alanı vardı ama bazılarının işine gelmediği için kimse dikkat etmiyor.
Son söz: 
Manavgat'a geçmiş olsun. Manavgat halkı olarak bir türlü 'pazarlık' yapmasını öğrenemedik. 13 yıl önce eski belediye başkanlarından Zeynel Şenol’un hazırladığı imar planı iptal edilmişti. Geçen 13 yılda kim ne kazandı, kim neyi kaybetti. 
Kararı Manavgat halkı versin.
Unutulmaması gereken bir atalar sözü var:
Keskin sirke küpüne zarar!

 
Etiketler: Ulualan, konusundaki, doğrular, ve, yanlışlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı