Yazı Detayı
29 Haziran 2021 - Salı 10:10 Bu yazı 279 kez okundu
 
Koruyucu aile olmak
İsmail Kılıç | Sosyal Hizmetler Müdürü
ismail.kilic@ailevecalisma.gov.tr
 
 

İnsanlar yaşamında doğumundan itibaren sürekli bir şeyler olma gayretindedir. Bu durum, hayatın kendilerine sunmuş olduğu fırsatlarla orantılıdır, ancak göz ardı edilmemesi gereken husus, bireysel iradesinin biçimlendirdiği çaba ve gayretidir. Elde ettiğimiz birçok şeyi bu çaba sonunda elde ederiz. Bir yandan çocuk, genç, yetişkin, yaşlı olurken diğer yandan sporcu, sanatçı, vatandaş ya da bir meslek sahibi oluruz. Bütün bu olanlar insan yaşamında belirli bir dönemi kapsayan ama değişkenlik arz eden niteliklerdir. Ama insan ve insanın yüksek ahlakına ait değerler kalıcıdır, artarak devam eder ve yaşamdan yüksek oranda doyum almayı sağlar. Bu türde birçok değerin başında anne ve baba olmak gelir. Hayatta veya hayatını kaybetmiş olsa da bir anne ve babanın insanın yaşamındaki değeri hiç eksilmez, ölçülmez ve varlığı gün be gün daha kapsayıcı ve etkisi daha derin hissedilebilirdir.

Toplumda her birey yaşama aynı avantaj ve fırsatlara sahip olarak gelmemektedir. Bazı bireylerin anne ve babaları yüksek sorumluluk duygusuna sahip olurken maalesef bazıları olmayabilir ya da bu duyguyu elinde olmayan nedenlerle kaybedebilmektedir. İşte bu noktada bireyin yaşama tutunması, hayatını devam ettirebilmesi için sosyal sistemlerde bir takım politik mekanizmaların oluşması kaçınılmazdır.
Ülkemizde yaygın bilindiği üzere çeşitli nedenlere ebeveynleri tarafından devlet korumasına bırakılan, bakımına son verilen çocukların evlat edinme suretiyle yeniden aileye kavuşma süreci önemli bir toplumsal ve kamu hizmeti olarak uygulamada yer almaktadır. Evlat edinmenin farklı bir türü olan Koruyucu Aile Modeli ise toplum gündeminde son yıllarda artan bir önemle yer almaktadır.

 

 

PEKİ KORUYUCU AİLE OLMAK NEDİR?
Koruyucu aile, hakkında korunma kararı çıkarılmış ve biyolojik ailesinden bakım amacıyla alınmış bir çocuğun bakım ve korumasını gönüllü veya belli bir ücret karşılığı olarak üstlenmiş ailedir (Karatay, 2017, s.390). Bu tanıma uygun olarak son dönemde Türkiye'de koruma altındaki çocuklar için uygulanan aile odaklı bakım sistemiyle çocukların ev ortamında sevgi ve güvenle büyüyebilmesi ve geleceğe öz güvenle hazırlanmaları sağlanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızca yürütülen koruyucu aile hizmetlerinden 8 bin 141 çocuk faydalandığı görülmektedir.
Uygulamanın önemli bir tarihi geçmişi olduğunu da vurgulamak gerekir ki, Osmanlı Devleti döneminde savaşta kimsesiz kalan çocukları korumak amacıyla 1914'te "Darüleytam"larla başlayan, 1908'de "Himaye-i Etfal Cemiyeti" ile devam eden çocuk koruma sistemi, Türkiye Cumhuriyeti'nde tam 76 yıl Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) çatısı altında yürütülmüş halen isimleri değişmiş olsa da bu hizmetler devletimiz tarafından bir kamu hizmeti olarak sunulmuştur.
İlgili kuruluşların bakanlık bünyesine alınmasıyla, korunmaya muhtaç çocukların bakımının yanı sıra mutlu ve öz güvenli, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetişmesi sağlanıyor. Bu kapsamda eğitim öğretim süreçlerinden sosyal faaliyetlere kadar Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde birçok alanda dönüşüm çalışmaları hayata geçirildi. Çocukların bakım ve eğitim süreçleri sürekli olarak takip altında tutulmaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, devlet koruması altındaki çocukların kuruluş veya koruyucu aile yanındaki bakım ve eğitim süreçlerini yakından takip ediyor.
Kuruluş bakımından ayrılan çocukların devlet ve özel sektördeki istihdamı için destekleniyor. Kurum bakımına yönelik koruma kararları, öğrenimlerine devam eden gençler için 25 yaşına kadar uzatılabiliyor. Kuruluş bakımından çıkan gençlere sosyal hayatta karşılaşabilecekleri problemlerin çözümü için düzenli rehberlik desteği de veriliyor. Bu kapsamda bugüne kadar özel sektörde 5 bin 964, devlette de 55 bin 862 gencin istihdamı sağlandığı bilinmektedir.
Koruyucu aile hizmeti sunulan çocukların giderleri yine yukarıda belirtildiği çerçevede devlet tarafından karşılanmaya devam etmektedir.
Cumhurbaşkanlığımız bu konuya toplumun daha çok önem vermesi, çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayabilecek bir aile ortam ihtiyacının giderilebilmesi için 30 Haziran tarihini, 24 Haziran 2021 31521 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan genelge ile “30 Haziran Koruyucu Aile Günü “ ilan etmiştir.

 


Sadece bu güne özgü olmayıp, koruyucu aile hizmet modelinin toplumun bütün kesimleri tarafından yeterince bilinmesi ve farkındalık oluşturulması amacıyla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve bağlı kuruluşları başta olmak üzere, bütün kamu kurum ve kuruluşları sivil toplum kuruluşları bu konuda proje ve etkinlikler düzenlemektedir.
Gönlümüzde mutlaka her şeyi olmak vardır, ancak anne ve baba olmak sözcüklerle anlatılamayacak derecede bir duygu, olgu ve özveridir, biyolojik anne baba olmadan da devletin koruması altında bulunan bir çocuğa anne ve baba duygusunu vermenin de toplumsal bir insani sorumluluk olduğu gözden uzak tutulmamalıdır diye düşünüyorum ve tam bu noktada herkesi koruyucu aile olmak için önce düşünmeye sonra Sosyal Hizmet Merkezlerine koruyucu aile olmak müracaat etmeye davet ediyorum, bir kahve içimi süresince detaylı bilgi alarak, bu sürecin bir ucundan tutabilmenin mutluluğuna ulaşabilmek ve her şeyden önemlisi bir çocuğun yaşamına dokunabilmek için.

 
Etiketler: Koruyucu, aile, olmak,
Yorumlar
Haber Yazılımı