Yazı Detayı
01 Ocak 2022 - Cumartesi 11:44 Bu yazı 1375 kez okundu
 
Kaliteli Yaşama Dair & Düşünceler
İsmail Kılıç | Sosyal Hizmetler Müdürü
ismail.kilic@ailevecalisma.gov.tr
 
 

Hayatımızdan takvimler bir yılı daha alıp götürüyor ve kimilerine göre yeni yıl; yeni bir yaş, yeni ümitler, yeni hayaller, yeni projeler ve daha nice yeniler ifade ediyor ve düşüncelerinde ve hayallerinde birçok detay beliriyor.

Yıldan yıla geçiş öncelikle yeniye karşı heyecan ve mutluluk olurken; esnasında zihinlerde beliren ikinci husus ise geçmiş olan yıla dair hafızalarda kalan düşünceler, yaşantılar pek tabi ki hatıralar olmaktadır. Ortalama bir yaşam kalitesine sahip her yetişkin yaşamının zaman şeridinde sürekli bir muhakeme ve mukayese yapar. Bu değerlendirme doğrular-yanlışlar, karlar-zararlar, iyiler-kötüler, gerekli-gereksizler, isabetli olanlar-olmayanlar şeklinde tanımlanır ve genel bir değerlendirmeden sonra sonuçlar ortaya konur. Geçen zamanı nasıl geçirdim, bu geçen zaman bana neler kazandırdı ve önümdeki muhtemel zamana dair ne tür bir öngörü ya da altyapı oluşturdu? sorusunu sorarız kendimize değil mi? Cevaplar evet i gösterdiğine göre; işte bu zamanın niteliğine dair detaylar üzerinde duralım biraz…

 

 

 

Öncelikle insan zihninin tanımlama yapabilme kapasitesini kimi yazarlara göre insanoğlu için en büyük keşif insan zihninin sınırlarının diğer bir deyişle kapasitesinin keşfi yönündedir. Neden çünkü insan iç ve dış dünyasını bu kapasite ölçeğinde değerlendirmeye alır, mevcut kapasitesine göre çerçeveler oluşturur ve zihnin içini doldurmaya başlar.

Konu başlığından kopmamak adına kaliteli yaşamın insandan insana değişiklik gösterebileceği, zamanla öğrenilebileceği ve değişken olduğu, dinamik ve bir o kadar sabit temellere sahip olabileceği (kültürel ve genetik kodlar) bağlamını kurmamız gerekiyor.

 

 

Yaşam her birey özeldir gibi her insan için farkında olmasa bile farklı bir şekilde akıp gidiyor, üzerinde yarattığı izleri ise aynı parmak izi gibi farklı izler bırakıyor, farklı duygusal ve zihinsel tepkimelere yol açıyor…  Geçen zamanın (yılın sonunda) sonuçları da bu yüzden farklı oluyor, hatta geleceğe dair beklentiler, planlar, projeler, hedefler de farklı olabiliyor.

Yaşamın kalitesine geçmeden önce kaliteyi kavramsal olarak ifade etmek, yaşam ile ilişkisini de açıklamanın yerinde olacağı kanaatindeyim. Kalite sosyal, akademik, ekonomik birçok yönden farklı biçimlerde tanımlanır, Fransızca kökenlidir, kalite denilince zihinlerimizde beliren his iyi, nitelikli, beklentilerimize cevap verebilen, eksiksiz ve hatasız, tam karşılık oluşturabilen durumlar olarak belirginleşir. İşte kalite bu beliren durumların bütünüdür, beklentilerimizi ihtiyaçlarımızı yüksek düzeyde karşılama oranının bir bakıma ifadesidir kalite. Ortaya konulan standartlara, şart ve ölçütlere uygunluktur.

Bu noktada her bireyin yaşamsal özelliklerinin genetik ve kültürel öz geçmişlerinin farklılığı nedeniyle, birçok konuda kaliteye ilişkin standartlar ve ölçütlere dönük bu farkın yansıyabileceği kuvvetle muhtemeldir. Kaliteli yaşam denklemini şimdi daha makul bir yaklaşımla kurabiliriz.

Kaliteli yaşam bireyin genetik özellikleri ile sonradan yaşamı boyunca edindiği deneyimlerin bir sentezinin ortaya koymuş olduğu görece yaşam seviyesidir denilebilir. 

Hayat hesapla değil, nasiple yaşanır.

Sanırım herkes kendi yolunda güzel.

Hayat bisiklet sürmek gibidir; dengede durmak için sürekli hareket etmek gerekir.

Hayat uzun bir yola benzer.

Hayat kendini bulmak ile ilgili değil; kendini yaratmak ile ilgili olmuştur.

Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

Hedefe varmanın en pratik yolu; yola koyulmaktır.

Bildiğim en iyi şey, zamanla öğreneceğimdir.

Güncel hayata dair yazımızın odağına katkı sağlayan bu bilindik birkaç sözde vurgulanmaya çalışıldığı gibi, geçen zaman da gelecek zamanda kişiye özgü ve kişinin kendi iradesi, gücü, kudreti ve azminin bir sonucudur diyebiliriz.

Tam bu noktada Angela Duckworth’un AZİM isimli kitabında insanın doğal yeteneklerinin ötesinde sahip olduğu gücün yine kendinin derinliklerinde saklı bir kapasitenin sihirli mucizesi olabileceğine dair bilimsel deneylerle ve çarpıcı örneklerle ortaya koyduğu bir yaklaşım gösterilebilir.

O zaman yaşama dönük bir kullanım kılavuzu vardır. Bu kılavuz bir reçete gibidir. Kişiye özel yazılır ve kişinin iradesi ile ortaya koyduğu eylemleri sonucunda etkilerini gösterir ve yaşam sonuçlarına yansır. Bu kılavuz kim tarafından yazılır, ne zaman yayınlanır ve kimler bu kılavuzun hazırlanmasında editörlük yaparak, kaynaklık etmiştir. Hemen ilk aklımıza gelenleri sıralayalım, anne ve baba (ebeveynler), kardeşler, geniş aile, yakın çevre, öğretmen, okul ve dış dünya. Yaşamın kılavuzu kalite standartları ve ölçütleri işte bu geniş bir editör kapasite tarafından hazırlanmaktadır. Birey ise zamanla bu kılavuzu sayfa sıralamalarına göre evre evre rehber edinerek yaşamına aksettirir. Her bireyin yaşam kılavuzunun sayfa sayısı birbirinden farklıdır; hatta ilerleyen bölümlerde temalar da farklılık gösterir. Kimileri bunu kader olarak inanç eksenli yorumlar kimileri cüzzi irade diye kişinin kendi tercihlerinin bir sonucu, ama ne olursa olsun insanın iradesi ve eylemlerinin kartopu gibi bileşimi ilerleyen bölümlerin temalarını, kapsam ve içeriğini belirler.

Yazımızın bu bölümüne kadar “Kaliteli Yaşam” konusuna dair hiç alışılmış ve toplum tarafından önceliklendirilmiş aktivitelerden bahsetmedik; Spordan, sanattan, sosyalleşmeden, medyadan, üretimden, doğadan, kültürden. Aslında bu yaşamsal aktivitelere de yer vermek isteğinde olmakla birlikte; bu kapsama dair tespiti yazımızın sonunda bir çerçeve oluşturarak altını değerli okurların doldurmasını sağlamayarak açıklığa kavuşabileceğini düşünüyorum.

O noktaya kadar da yaşamın kendisinin, bir zaman düzleminde birbirini tamamlayarak, sarmal bir biçimde akışını, bu akışın hızını-yönünü-niteliğini-içeriğini bireyin kendi iradesi ve dış dünya ile etkileşimi ile belirleyebildiği, nitelik ve kalite bakış açısının bu bağlamdan ve akıştan beslendiğini vurgulayıp; 2021 yılının son günlerinden 2022 yılına dönük beklentilerin biçimlendiği ve değerlendirmelerin yapıldığı bu süreçte bir bakış ortaya koymayı amaçlıyorum.

Birçok araştırmacı ve akademisyen tarafından kaliteli bir yaşamın şifrelerine dönük çalışmalar yürütülmüş, halen yürütülmekte ve özünde aynı ama yöntemsel olarak farklı uygulama önerileri geliştirilmiştir. Her bir araştırmanın farklı güçlü yönleri göze çarpar; kimi biyolojik-beslenme eksenli, kimi fiziksel- hareket, kimi psikolojik (ruhsal-duygusal), kimi sosyo-kültürel, kimi genetiksel kimileri ise bunların bir ya da birkaçını içerir. Ama temelde insanın temel ihtiyaçlarından hareketle yaşam döngüsü yüzyıllardır birçok açıdan benzerlik gösterir. Bu benzerlikleri A.Maslow, Herzberg, çalışmalarında genellemiş, günümüzde de genel geçerliliğini koruyan araştırma sonuçları vardır. İnsan doğar, temel ihtiyaçları ve sonradan ortaya çıkabilecek kaliteli bir yaşam sürebilmesi için ihtiyaçları ortaya çıkar, bunlar karşılandığı sürece kendine özgü kalite düzeyli farklı bir yaşam sürer.

 

 

 

Bin yıl önce de böyle olmuştur, yapay zeka ile belki bir çok konuda insan biyolojisine entegre edilebilir olacak ama insan biyolojisi, fizyolojisi, bilişsel ve duygusal nitelikleri bin yıllardır benzer özelliklerle incelenmektedir. Durum böyle iken araştırmacıların Dünya’yı yeniden keşfi şeklinde sayılmayıp; insanlar için sadece detay önermeler içermektedir, belki bahsettiğimiz gibi alışkanlıklar, çevre, sonradan kazanılan nitelikler boyutlarında olduğu gibi.

Kaliteli bir yaşam için doğuştan gelen genetiksel özellikler ve sonradan kazanılan özellikler bileşimi temel çıkış noktası olmakla birlikte bireyi harekete geçiren, iradesini kullanma güdüsünü tetikleyen, doğru tercih ve eylemde bulunma yönündeki çabalar ve çalışmalar, yaşamın şifresi gibi görülmeye ve inanışa dönüşmektedir. Bu sebeple kaliteli yaşama ilişkin bir genel formül yoktur. Bu formül oldukça öznel bireye özgüdür, bireyin geçmişinden bu güne getirmiş bulunduğu yaşantı birikimlerinin sonucunda kurulabildiğine inanılmaktadır. Aşağıda akış şeması su süreci ifade etmektedir.

 

 

Zaman içinde yaşam bir akış halindedir. Doğum ile başlayan ölümle sona eren bir döngü, her anı birbirinden farklı olan, bu farkın açıklığını bireyin iradesinin ve eylemlerinin belirlediği, çoğunlukla algı düzeyinde olan ve hissedilen, gerçekte ise insanın temel kodlarının dışına çıkmadığı bir akış.

Söylenecek çok daha fazla şey olmakla birlikte yazımızın sonunda önerimiz; kaliteli bir yaşam sürmek düşüncesine, azme ve kararlılığa sahip her birey; temel kodlarından hareketle;

Hareket etmeli- dinlenmeli (uyku),

Beslenmeli (biyolojik, duygusal, sosyal),

Gelişmeli ( ilerleme, öğrenme, okuma vd.),

Sosyalleşmeli ( bireysel ve çevresel).                   

Kısaca; önce zamanın hakkını vererek ıskalamadan yaşamalı…

 
Etiketler: Kaliteli, Yaşama, Dair, &, Düşünceler,
Yorumlar
Haber Yazılımı