Yazı Detayı
23 Haziran 2021 - Çarşamba 13:47 Bu yazı 184 kez okundu
 
Dört mahalle
Hidayet Oktay | Halk Kütüphanesi Müdürü
 
 

Siz hangi mahalledensiniz bilmiyorum ama kayıtlı olduğunuz bir mahalle, sokak vardır. O mahalle ya da sokağın belki sizin için bir önemi yok ama almış olduğumuz kararların yaşantınız açısından büyük önemi vardır. İnsan bazı şeyleri seçemez. Yani seçme şansı yoktur. Annesini, babasını, doğduğu yeri, kardeşlerini, dilini seçme şansı yoktur ama eşini, işini, yaşayacağı kenti, çalışacağı işi seçme şansı vardır. İşte bu seçimlerde gerçekten seçici olalım. Örneğin yaşayacağımız kent, semt, mahalle bizlere birçok ipuçları verir. Yaşadığımız mahalle işimize uzaksa her gün işe gitmek için zamanımız boşa gidiyordur. Burada keşke işime daha yakın bir yerde otursaydım deyip dururuz. Ama gereğini yapmayız.

Yaptığımız işi sevmiyorsak ne işimizde mutlu oluruz ne evimizde. O işi de bir türlü bırakamayız. Burada da evet, ama başka ne yapabilirim ki deyip kendimizi avuturuz. Sevmeden bir iş yapılmaz, yapılırsa da o iş tatsız, tuzsuz olur. 
Bir de karar verebilmek adımı var ki belki en zoru budur. Yapacağımız işleri erteleyip dururuz. İşimize yakın bir yerde yaşamayı erteleriz, sevmediğimiz işi yapmak zorundayızdır ama işimizi değiştirmeyi ya da o işten ayrılmayı erteleriz. İşte burada yapacağım, ama şunu da bir atlatayım gibi gerekçelere sığınırız. Sonu gelmez gerekçelerin ve amaların. Bir zaman gelecek ki bir bakmışsın ömür bitmiş. 

 

“Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede ‘Evet’ ile ‘Ama'lar yaşıyormuş. Evet ile amalar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise ‘Evet, ama’ diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.
İkinci mahallede ‘Yapacağımlar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş.
Üçüncü mahallede ‘Keşkeciler yaşarmış. Keşkeciler, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama her şey olup bittikten sonra anladıkları için onların da başları kanarmış hep, duvarlara vurmaktan!
Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise ‘İyi ki yaptım'lar otururmuş. Keşkeciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış.
Yapacağımlar keşkecilerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. Evet amalar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş.
İyi ki yaptım mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmayışıymış!”

 

Siz siz olun iyi ki yaptım diyebilin. Ama onda da kendinizi sorgulamayı unutmayın. Kendinizi sorgulamazsanız gelecekteki güzellikleri yakalama şansınızı kaybedersiniz. Bir bakmışsınız sizin mahalleniz de keşkecilerin, evet amacıların ya da yapacağımcıların mahallesine dönmüş. Her gününüze yeni bir şeyler katın ki yaşamın güzelliklerini bir bir yakalayın.
Önce,  yaşayacağınız mahalleyi seçin sonra da eyleme geçin.

 
Etiketler: Dört, mahalle,
Yorumlar
Haber Yazılımı