Haber Detayı
29 Nisan 2021 - Perşembe 05:34 Bu haber 2134 kez okundu
 
SP'den soykırım açıklamasına kınama
Saadet Partisi (SP) Manavgat İlçe Teşkilatı, yayınladığı basın açıklaması ile ABD Başkanı Joe Biden’in soykırım açıklamasını kınayarak telin etti.
GÜNDEM Haberi
SP'den soykırım açıklamasına kınama

Saadet Partisi (SP) Manavgat İlçe Teşkilatı'nın ilçe başkanı İlhami Demiral imzası ile yayınladığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"ABD Başkanı Joe Biden’in 24 Nisan 2021 tarihinde yaptığı ve Osmanlı yönetimini Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşlarına karşı I. Dünya Savaşı sırasında uygulanan tehciri 'soykırım' olarak kabul ettiğini açıklayan basın duyurusunu şiddetle kınarız ve telin ederiz.
Kamuoyu bilmelidir ki dehşetle karşıladığımız bu siyasi ve tarafgir açıklamayı reddediyoruz. Saadet Partisi Manavgat İlçe Teşkilatı olarak Roma’da Ermeni teröristlerce 6 Aralık 1921 tarihinde şehit edilen dönemin Başbakanı Said Halim Paşa, 15 Mart 1921’de Berlin’de yine Ermeni Komitacılarca şehit edilen İçişleri Bakanı Talat Paşa, Muzaffer Osmanlı Ordularının Başkomutanı ve Ermeni kökenli Rus askerlerince Türkistan’da 4 Ağustos 1922’de şehit edilen Enver Paşa ve 21 Temmuz 1922’de Tiflis’te Ermenilerce şehit edilen Cemal Paşa’nın başını çektiği Osmanlı Hükümetince Kanun Hükmünde Kararname yöntemiyle çıkarılan Tehcir Kararnamesi 'soykırım' değil devletine ihanet eden, başta Rus Çarlığı olmak üzere tüm Müslümanlara düşmanlık eden ırkçı emperyalist devletlerle işbirliği yapan, Osmanlı Ordularını arkadan vuran Ermenilerin ihanetini savaş döneminde önlemek amacıyla çıkarılan güvenlik kaynaklı sevk ve iskân düzenlemesidir. 6-7 ay gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanan tehcir yani zorunlu iskân tertibatı Osmanlı Devleti’nin müttefiki Alman ordusu yetkililerinin teşvik ve desteğiyle gerçekleştirildiğini de hatırlatmak isteriz.
Sevk ve İskân düzenlemesiyle Osmanlı Ermenileri 1915 yılında cephelerden bir hayli uzak olan Suriye ve Lübnan dolaylarına yerleştirilmiş ve Bahriye Nazırı, IV. Ordu Komutanı ve Suriye-Filistin Cephesi Komutanlığını ’da yürüten Cemal Paşa tarafından sahiplenilmiş, kendilerine muhtelif sahalarda istihdam edilmelerine olanak sağlanmıştır.
Genel Savaş döneminde ve öncesinde azınlıklar tarafından sıklıkla ihanete uğrayan Osmanlı Devleti Balkan Savaşları ve Makedonya olayları sırasında edindiği acı tecrübelerden dolayı tehcir kararını almak zorunda kalmıştır. Şayet bu karar alınmamış olsaydı Doğu illerimizde yaşayan Müslüman Kürtler ve Çerkezler Van ve Yozgat örneklerinde görüldüğü üzere ciddi zararlara uğrayacaklardı. Örneğin AK Parti iktidarı tarafından Akdamar Adasında geçen yıllarda restore edilerek sınırlı ibadete açtığı Akdamar Kilisesi gelinlik genç kızlarımızın kaçırılarak Ermeni teröristlerce tecavüze uğradığı bir yer haline gelmişti. Namus ve can güvenliğini sağlama adına başvurduğumuz tehcir düzenlemesi unutulmamalıdır ki bugün Kayseri-Sivas ve tüm Doğu illerimizde huzurun ve asayişin hatta İslam ve Türk kimliğimizin ayakta kalmasını sağlamıştır. Bugün adı geçen il ve bölgelerimiz hala bayrağımızın çatısı altındaysa İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Fırkasının aldığı Tehcir kararıyla gerçekleştiğini unutmamalıyız.
Aziz milletimiz ve Manavgatlı hemşerilerimiz bilmelidir ki I. Dünya Savaşında Osmanlı Devleti’ne ve dolayısıyla İslam dinine ihanet eden başka gruplara karşı da benzeri uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Örneğin İngilizlere casusluk yapan ve onlara her türlü yardımda bulunan Filistin’deki Yahudiler İttihat ve Terakki’nin en önemli üç isminden bir olan Cemal Paşa tarafından Filistin’den sürülmüşler ve Suriye’nin savaştan uzak bölgelerine iskân edilmişlerdir. Benzeri uygulama Ege’nin belirli bölgelerindeki Rumlara ve Anadolu’nun Güneydoğusundaki Nasturi vb. etnik gruplara da uygulanmıştır. Dolayısıyla da tehcir Ermenilere özgü bir uygulama olmaktan ziyade ihanet eden tüm gruplara karşı uygulanan kadim bir Osmanlı-Türk geleneğidir. Bu uygulamanın zaman zaman devlete ihanet eden bazı Müslim gruplara da uygulandığını lütfen unutmayalım.
ABD Başkanı bilmelidir ki 1918 yılında tehcir uygulamaları sona ermiş isteyenler geri dönmüştür. Mal varlığı kaybı yaşayanlar açtığı tazminat davalarıyla haklarını da almışlardır. Eğer tehcir bir soykırım uygulaması olsaydı bugün ABD’de, Fransa’da ve Kafkasya’da yaşayan milyonlarca Ermeni nereden gelmektedir? Soykırıma uğrayan bir millet bu kadar kalabalık olabilir mi?
Aziz milletimizi ve Manavgatlı hemşerilerimize son olarak şunu da hatırlatmalıyız ki büyük savaşlar döneminde her devlet ihanet eden ya da ihanet etme emaresi gösteren belirli gruplara karşı tehcir ya da benzeri uygulamalara başvurur. Rusların I. Ve II. Dünya Savaşı sırasında muhtelif Kafkas toplumlarına karşı olan uygulamaları, ABD’nin II. Dünya Savaşı sırasında Japon kökenli vatandaşlarına gerçekleştirdiği uygulamalar örnek olarak gösterilebilir.
Bu münasebetle ABD Başkanı Biden’in yaptığı açıklamaya karşı herhangi bir tepki vermeyen iktidarda bulunan AK Parti ve MHP Manavgat İlçe Teşkilatlarının bu konuda hassas davranmasını, basitte olsa tepki vermelerini beklediğimizi de zikretmek isteriz. Milliyetçi ve muhafazakâr olduğunu her fırsatta belirten bu partiler güç ve kuvvet kendilerinde olmalarına rağmen neden gerekli tepkiyi göstermemektedirler yoksa milliyetçilikleri sadece gösterişten mi ibarettir?
Bunun yanında HDP’yi şiddetle kınadığımızı bu vesileyle ifade etmek isteriz. ABD Başkanının söylemini destekleyen HDP bilmelidir ki İttihat ve Terakki’nin aksiyon liderliğini yapan Enver Paşa Ermeni vahşeti karşısında öncelikli olarak Müslüman Kürt kardeşlerini korumak ve kollamak adına tehcir yoluna başvurmuştur. Bugün Ermenilerin iddia ettiği sözde katliam ve yağmalama olaylarına karıştığı ileri sürülen milis kuvvetlerinin tamamına yakını Kürt ve Çerkez’dir. HDP’yi Ermeni meselesinde Ermeniler tarafından mağdur edilen Türk, Kürt ve Çerkez kardeşlerinin yanında durmaya davet ediyoruz. Sırf Enver Paşa, Ziya Gökalp ve İttihat ve Terakki’yi kötülemek ve bu yolla Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini karalama uğruna Müslüman kanıyla banyo yapan Ermeni milli teröristi Andranik Ozanyan’dan yana olmamalıdır.
CHP’li Belediye Başkanı Şükrü Sözen ve CHP Manavgat İlçe Örgütü’de ne yazık ki bu süreçte sınıfta kalmıştır. Üç dönemdir belediye yönetimini elinde bulunduran CHP’li Şükrü Sözen yönetimi ve varlığı ile yokluğu bir olan, sadece seçim döneminde vatandaşın karşısına çıkan CHP İlçe Örgütü Ermeni iddialarına karşı 13 yıldır hiçbir ilmi faaliyette bulunmamıştır. Halkçılığı motor festivali olarak algılayan halktan, tarihten kendi geleneklerinden kopuk bu zihniyet Manavgatlı Hemşerilerimizin Ermeni iddia ve tezlerinin yarattığı fikirsel tahribata karşı hiçbir şekilde korumamakta ve onları bilinçlendirmemektedir. Üç dönemdir Ermeni meselesiyle ilgili ne bir dergi ne bir kitap ne de bir broşür dağıtamamışlardır. Hatta konferans salonları olmasına rağmen konuyla ilgili sistematik söyleşi, konferans, panel vb. etkinlikler dahi yapmamışlarıdır. Dolayısıyla da CHP’li Belediye yönetimi AK Partili merkez teşkilatından çokta farklı olmadığını 13 yıldır bizlere göstermektedir. Atatürk’ün partisinin içinden çıkan CHP’li belediye yönetimini, ilçe örgütünü ve farklı siyasi partilerin üyelerinden oluşan Belediye Meclisi’ni de kınadığımızı belirtmek isteriz. CHP Örgütü bilmelidir ki Halkçılık nutuk atarak ya da fahiş oranlarla reklam ve çevre temizlik vergisi koyarak bunları toplayarak, ödenmediğinde pandemi döneminde vatandaşa, esnafa ödeme emirleri yağdırarak değil halkımızı bilinçlendirerek hayata geçirilir. Devletimizin Banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün sıklıkla dile getirdiği: “Halka hizmet Hakka hizmettir” sözünü umarım bu saatten sonra CHP Örgütü ve CHP’li belediye yönetimi kulağına küpe yaparak belediyeciliğin sadece rekreasyon alanı yapmakla olmayacağını öğrenir. CHP’ye kardeşçe tavsiyemiz şudur ki Ermeni meselesi ve devletimizi yakından ilgilendiren siyasi meselelerde halkımızı bilinçlendirecek eğitsel çalışmaları yapmayı becerebilecek kadrolarınız yoksa sizlere Saadet Partisi Manavgat İlçe Teşkilatı olarak her zaman yardımcı olmaya hazırız.
Ermeni olayları sırasında şehit düşen tüm askerlerimizi, milis kuvvetlerimizi, sivil bürokrasi mensuplarımızı, müşfikperver halkımızı ve İttihat Terakki’nin asıl yöneticilerini rahmet ve saygıyla andığımızı ve aziz hatıralarını asla unutmayacağımızı ifade etmek isteriz."

Kaynak: (AT) - Alper TAMER Editör: Erkam ŞAHİN
Etiketler: SP'den, soykırım, açıklamasına, kınama,
Yorumlar
Haber Yazılımı