Yazı Detayı
10 Ağustos 2018 - Cuma 13:04 Bu yazı 88 kez okundu
 
Mahremiyet bilinci ve eğitimi
Manavgat Müftüsü Mustafa Atilla
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Son yıllarda çocuklara yönelik şiddet ve cinsel suiistimaller korkunç boyutlara ulaştı. Neredeyse her gün haber bültenlerinde, sosyal medyada farklı yaş gruplarından birçok çocuğun ve ailenin yaşadığı korku dolu haberleri duyar olduk. Bu durum hepimizi endişelendirdiği ve alarma geçirdiği gibi, çocuklarımızı bilinçlendirme konusunda neler yapabiliriz sorusunu da gündeme getirmektedir. Peki, aileler olarak çocuklarımızı korumak ve bilinçlendirmek konusunda neler yapabiliriz?

Öncelikle Mahremiyet, kişinin yalnız başına karar verebildiği, dokunulmaz alandır. Yaş, renk, ırk, din, cinsiyet fark etmeksizin insanların ortak hakkıdır. Sadece mahrem yerlerin örtünmesine indirgenemeyen bir kavramdır. Çok boyutludur; Beden, bilgi ve mekân gibi farklı alanları ilgilendirir.

İslam dininin sınır ve ölçüler getirerek koruma altına aldığı özel hayatın aleni bir şekilde sergilenmesi, toplumsal dengelerin bozulmasına ve değerlerin içinin boşaltılmasına neden olmuştur. Oysa mahremiyet en başta özel hayata saygıyı, kişilik haklarının ve insan onurunun korunmasını sağlamaktadır. Ve mahremiyet eğitimi her şeyden önce ailede ve küçük yaşlarda başlamalıdır. Ailede “Her fert özeldir ve kendine ait özel bir alanı olmalıdır.” ilkesinin benimsenmesi mahremiyet eğitiminin ilk adımıdır. Aile fertlerinin birbirinin odasına girerken izin istemeleri, aile içinde hiç kimsenin özel eşyalarının izinsiz karıştırılmaması, çocuklara tuvalet ve banyo eğitimi verilmesi, çocukların kıyafetlerinin herkesin içinde değiştirilmemesi, ev içerisinde giyim kuşama dikkat edilmesi gibi hususlar mahremiyet eğitiminde önemlidir. Diğer yandan başkalarının özel hâllerini araştırmamak, özel konuşmalara kulak kabartmamak, aile içerisinde yaşanan özel durumları üçüncü kişiler ile paylaşmamak gerektiği de mahremiyet eğitiminin önemli bir parçasıdır.

Ayeti Kerimede “Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve içinizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin (dinlenmek için) elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin için mahrem vakitlerdir… Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ”  (Nûr, 58-59) buyurulmuştur.

Muâviye b. Hayde ile Peygamberimiz (s.a.s) arasında şöyle bir konuşma geçmişti: Ey Allah’ın Resûlü, örtülmesi gereken yerlerimizi kimin yanında örtelim?

- Hanımından ve cariyenden başka herkese karşı örtülmesi gereken yerlerini ört.

- Peki, bir erkek başka bir erkeğin yanında nerelerini örtmeli?

- Gücün yettiğince avret yerlerini kimseye göstermemeye çalış!

- Kişi tek başına olunca ne kadar örtünmesi gerekir?

- Kendisinden hayâ edilip utanılmaya en lâyık olan zat, Allah’tır. (Tirmizî, Edeb, 22; )

Çocuklarımıza mahremiyet eğitiminde temel mesajımız

Sen özelsin.

Bedenin sana Allah’ın emanetidir, değerlidir ve dokunulmazdır.

Özel alanını korumalı, başkalarının özel alanına saygılı olmalısın.

Sınırlarını bilmeli, sınır ihlâlinde büyüklerine haber vermelisin.

şeklinde olmalıdır...

 
Etiketler: Mahremiyet, bilinci, ve, eğitimi,
Yorumlar
Haber Yazılımı