Yazı Detayı
17 Temmuz 2019 - Çarşamba 09:24 Bu yazı 391 kez okundu
 
Kadın ve Erkek Üzerine…
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

 

Kadına çizilen mahremiyet sınırı üzerine yapılan polemikler ve özellikle kadın yazarların konuyu ne kadar ustaca saptırdığını görmek beni sürekli hayretlere düşürüyor. Oldum olası bir kadın olarak hemcinslerimin nasıl bu kadar sığ düşüncelere sahip olabildiklerini ve üstelik ithal edilmiş bu fikirleri nasıl bu kadar özümseyip şövalye kesildiklerini anlayamadım. Kadın- erkek ilişkisinde oluşturulmak istenen kaos son derce başarılı olmuş, kendisi olmayan bir sürü erkek ve dişi ortalıkta dolaşır olmuştur. Her ne kadar ortalıkta dolaşmalarına bir anlam yükleseler de ağızlarından çıkan her söz, iç huzursuzluklarını ortaya vuran bir çığlıktır adeta. Eğer alt okuma gibi bir kabiliyetiniz varsa sadece bu konuyla ilgili yazılan yazılar bile size ne demek istediğimi anlatacaktır.

İnsan bir erkek ve bir dişiden yaratıldı. Allah(cc) önce erkeği yarattı ve erkeğin ihtiyacı olan kadını. Yani ihtiyaç sahibi erkektir, kadın ihtiyaç olunandır. Fakat nedense daima muhtaç pozisyonda olan kadın gibi gösterilmektedir. Muhtaç gösterilmesinin ardında yatan asıl muhtemel sebep kadının gücünden duyulan korku sebebiyle kontrol altına alınma isteğidir. Gücünün farkına varan bir kadının yapabileceklerinden duyulan endişedir. Gücün doğru şekilde kullanılmasını sağlamak yerine bastırılmaya çalışılmasının nedenlerini bulmak ve bu nedenleri ortadan kaldırmak, insanlığa yapılacak en büyük hizmetlerden biridir.

Her devirde gerek din adına gerek farklı zihniyetler adına kadına bakış açıları üretilmiş ve bunların hayatiyet kazanmaları için canhıraş bir çalışma yapılmıştır. Kadın denilen varlık, art niyetli olduğundan emin olduğum bu çalışmalar sebep gösterilerek, çok daha haince bir zihniyet tarafından bu kez de faklı bir şekilde kullanılmaktadır. Yeryüzünün fesat olmasını ve puslu havaların eksik olmamasını gaye edinen bu menfaatperestlerin oluşturduğu yeni tanım ve propagandalar, yıllarca her şekilde bastırılmış kadınlar da bir yansıma bulmuştur. Bundan daha doğal ne olabilirdi ki. Kimlik bunalımına sokulan kadının, kendine “özgürlük” adı altında çizilen bu kimliği kolayca kabul etmesinde şaşılacak bir şey yok aslında. Bu hususta özellikle din adına ahkam kesenlerin payı çok büyük, din adına konuşup tebliğ yaptıklarını düşünürken, din düşmanlarını çoğalttıklarının farkında değiller. Yoksa farkındalar mı? Bu konuda pek iyimser ve hoşgörülü olamıyorum maalesef.

Kadın ve erkeğin, yaratılış itibarıyla ortak bir paydaları vardır ki o da: İnsan olmaktır. Payların nitelik ve niceliklerinin farklılık olarak algılanması ve hatta bazı özelliklerin üstünlük kabul edilmesi, sadece bu iki cins arasında husumet oluşturmaya ve sağlıklı bir toplumun oluşmasını engellemeye yaramıştır. Kol kola yürümesi gereken bu iki cins sürekli karşı karşıya getirilmek suretiyle cinsler arasında bir üstünlük ve hak arayışı oluşturulmuştur. Oysaki tüm yaratılan diğer canlılar gibi kadının da erkeğin de ne oldukları ve sınırları bellidir. Bu durumun ortaya çıkarılmasının ve bu hususta kadının kullanılmasının çok ince bir sebebi vardır. Çünkü kadın, toplumu doğurur. Çünkü kadın annedir. Çünkü kadın, eştir. Çünkü kadın alçalırsa beşer de alçalır.

Yıllardır yapılan faaliyetler sonucu kadın-erkek ilişkileri bir kısır döngüye girmiş bulunmakta. Bu döngüyü kırmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Eğer huzurlu yuvalar ve gerek ruhsal gerek bedensel açıdan sağlıklı toplumlar düşlüyorsak, öncelikle düşlememiz gereken başka şeyler var. Bunların başında da kadınları hak arayışı adına sokaklara dökmek yerine erkeklere kadının ne olduğunu, nasıl davranması gerektiğini, Allah katında kul olarak aynı hak ve hürriyetlere sahip olduğunu öğretmemiz ve bu terbiyeyle yetiştirmemiz gerekir. Kadın= İnsan olduğunu beyinlerine çivi çakar gibi rapt etmelerini sağlamamız gerekir. Kadına bu beden senin, ne istersen onu yapmalısın, kimse sana karışamaz yerine; ‘bu beden ve yeryüzü ve içindeki her şey, emanettir, Allah nasıl istiyorsa öyle kullanmalısın'ı anlatmak gerekir. Kadın erkeğin emaneti değildir. Kadın, herhangi bir erkek gibi ferttir. Allah’ın her türlü emir ve yasaklarına muhataptır. Kendi kararlarını alma, hayatına kendi istekleri doğrultusunda yön verme hakkına ve hukukuna sahiptir.

Benim Peygamberim kadını önce insan olarak gördü ve asla incitmedi. Siz hala “karnından sıpanın, sırtından sopanın eksik edilmemesi gereken” bir varlık olarak görüyorsanız biz aynı dinden değiliz vesselam.

 
Etiketler: Kadın, ve, Erkek, Üzerine…,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort