Yazı Detayı
30 Mayıs 2020 - Cumartesi 10:36 Bu yazı 1432 kez okundu
 
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 3
Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu | Nöroloji Uzmanı
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Sınırsız kapasitesi ile yaratılmış olan primer (asıl) beyin; doğumdan itibaren organizmanın temel ihtiyaçlarını sağlamak için doğal olarak 2. beynin kontrol-komutasında ve denetiminde olduğu için sürekli bir nükleer çekirdek (enerjisi) gibi kendi içine kapalı kalır. Kapasitesini ortaya koyamaz. Tabi bunda yetiştiği aile, yakın çevre, okul, iş hayatı ve genetik yapı da etkilidir. Aslında ego’ya ait data-bank veri bankasının dış faktörlerinin (sonradan gelen) oluşmasında her yeni doğan bebeği biçimlendiren temel faktörleri listelemek gerekirse :

Anne-babanın varlığı,
Sevgi,
Okulda akran baskısı ve yaşam boyunca toplumsal baskı,
Kişisel eğilimler ve tepkiler,
Aşılanan inanışlar ve dini öğreti,
Tarihin akışı,
Rol modeller,
Kollektif toplumsal hafıza/bilinç,
Mitlerin, kahramanların ve ideallerin çekiciliği,
gibi başat faktörleri unutmamak gerekir.

İnsan doğumdan itibaren yaşamın idamesi için doğal olarak sürekli 2. beynin ürettiği nörokimyasalların bombardımanına maruz kaldığı için, daha henüz input (bilgi girdisi)almamış, yani 0 km. olan beyin, on-off gibi kapalıdır (bir nevi Bing-bang evvelsi henüz enerjisini açığa çıkarmamış yoğun bir nükleer-çekirdek gibi). Tabiki doğumdan itibaren en az 2-3 yıl, anneye ve çevresine zorunlu bağımlı olan insan yavrusunun sadece zorunlu fiziksel gereksinimleri (anne sütü vd.) karşılanmakta ve tüm canlılarda olduğu gibi bu faaliyet daha sonra otomatikleşmeye başlamaktadır. Artık büyümeye başlayan çocuk sadece kendi temel ihtiyaçlarını değil 2. Beyinden gelen kimyasal uyarılar sonucu kendi nesnel dünyasını tanımaya başlar. Yani yoğun bir şekilde beynine; karşılaştığı, gördüğü, birçok değişik duygularıyla yaşadığı olaylara ait deneyimlere ait inputları almaya başlar. İşte bu sürecin aslında anne karnında başladığını (zigot henüz kırkıncı gün civarında iken) biliyoruz.

Ve kendi ihtiyaçlarının olduğunu fark eden ve onları doyurmaya çalışan “benlik” (ego) oluşmaya başlar kişide. Ve ailesinden, yakın çevresinden, okul hayatından velhasıl etkileşimde bulunduğu her şeyden davranış kodları devşirir (ayna-nöron sistemi ile) beynin ilgili bölümlerinde kimyasal kayıtla, hayat tecrübesi olarak birikmeye başlar. Yaşam boyu bu birikim arttıkça “benlik” giderek güçlenir. Ergenlik döneminde egonun yoğun ve çok şiddetli istek-arzu ve öz-benliği ayartıcı, yoldan çıkarıcı dürtüleri giderek artar ve en nihayet doruk noktaya ulaşır (tabi bu psikofizyolojik fırtına ve kaos aslında bir kimlik krizidir, anlam-mana arayışıdır bir anlamda, bu canlılar arasında insan türünde mevcut meta-kognisyon genlerinin doğal fizyolojik faaliyetidir…).

İşte artık beyin; her davranış-düşünce ve eylem çıktısından evvel “ego hafızası” da diyebileceğimiz data-bank bilgi-havuzuna göre otomat-hareket eder.

Biz tekrar ikinci beynin asıl faaliyetine dönelim. Beyin işçileri (beyni araştırmaya çalışan/ ilişkili bilimadamları); işte bu egonun bu öz-benliği ayartıcı faaliyet, istek arzu ve kötülük yapma potansiyel iştihasının, sözkonusu gastrointestinal sisteme yerleşmiş nöronal hücreler tarafından oluşturduğunu düşünüyorlar.

Aslında insan; diğer canlılar gibi bilinçaltına yerleştirilmiş otomatik programı gereği, kendi neslinin devamını ve organizmasının varlığını sürdürebilmek için temel ihtiyaçlarını tabiî ki karşılaması gerekiyor. Bu “benlik algısı” yaşamın zorunlu idamesi için belki de bu yüzden mutlaka gerekli, ancak… evet ancak insan, diğer canlılardan “metakognisyon genleri” ne sahip olmasıyla çok farklı donanımlarla geliyor dünyaya ve bunun hikmetini anlaması gerekiyor mutlu olabilmesi için…

Bu “metakognisyon genleri” sayesinde, insanda zaman algısı vardır, anlam arar, sonsuzluk duygusuna sahiptir, soyutlama yeteneği vardır, varoluş sırrının sancısını çeker…

Bugün aslında insanoğlunun; madde karşısında elde ettiği ve dijital dünyada ulaştığı ufuk gözönüne alındığında, hala niçin mutlu olamadığının cevabı da heralde burada yatmaktadır.

Devam edecek

 
Etiketler: İkinci, beyin, ve, Fatır-, 1, (İnsanın, sınırsız, kapasitesi), 3,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Eylül 2020
Nörobilim pencereden 'Hastalar Risalesi (6. Deva)'
6192 Okunma.
24 Ağustos 2020
Nörobilim pencereden 'Hastalar Risalesi (5. Deva)'
4209 Okunma.
16 Ağustos 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (4. Deva)"
1964 Okunma.
08 Ağustos 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (3. Deva)"
1500 Okunma.
26 Temmuz 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (2. Deva)"- 2
2759 Okunma.
20 Temmuz 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (2. Deva)"- 1
1514 Okunma.
04 Temmuz 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 3
2508 Okunma.
25 Haziran 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 2
2245 Okunma.
18 Haziran 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 1
1663 Okunma.
12 Haziran 2020
İkinci Beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 5- SON
1581 Okunma.
05 Haziran 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 4
1570 Okunma.
22 Mayıs 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 2
1723 Okunma.
15 Mayıs 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 1
1820 Okunma.
08 Mayıs 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 8 (son)
1703 Okunma.
03 Mayıs 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 7
1452 Okunma.
24 Nisan 2020
Hoşgeldin Ramazan, güle güle korona...
1800 Okunma.
02 Nisan 2020
Korona'nın düşündürdükleri- 2...
4150 Okunma.
25 Mart 2020
Korona'nın düşündürdükleri- 1...
2338 Okunma.
18 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 6
2065 Okunma.
12 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 5
1570 Okunma.
06 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 4
1608 Okunma.
26 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 3
1715 Okunma.
19 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 2
1809 Okunma.
12 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 1
2023 Okunma.
05 Şubat 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 11 (Son)
1858 Okunma.
29 Ocak 2020
EGO/NEFS, bilinç atımızdır- 10
1995 Okunma.
23 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 9
1988 Okunma.
16 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 8
2379 Okunma.
08 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 7
2424 Okunma.
02 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 6
2269 Okunma.
26 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 5
2650 Okunma.
17 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 4
2323 Okunma.
11 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 3
2431 Okunma.
04 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 2
2463 Okunma.
28 Kasım 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 1
2499 Okunma.
20 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 4
2418 Okunma.
13 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 3
2266 Okunma.
07 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 2
2932 Okunma.
30 Ekim 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 1
2237 Okunma.
24 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 3
2144 Okunma.
16 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 2
2208 Okunma.
10 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 1
2347 Okunma.
04 Ekim 2019
Herşeyin Hakk’ını vermek (AN’ın kulu= "Vakt'in oğlu olmak)
2354 Okunma.
27 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 4/ son
2282 Okunma.
19 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 3
3040 Okunma.
12 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 2
3644 Okunma.
05 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 1
2806 Okunma.
31 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 3
2481 Okunma.
22 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 2
2592 Okunma.
16 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız/ Zincirler’imiz- 1
2601 Okunma.
08 Ağustos 2019
Başlarken…
3939 Okunma.
Haber Yazılımı