Yazı Detayı
02 Nisan 2021 - Cuma 20:52 Bu yazı 1214 kez okundu
 
Gerçekten farkındamıyız!?
İsmail Kılıç | Sosyal Hizmetler Müdürü
ismail.kilic@ailevecalisma.gov.tr
 
 

Otizm ne kadar uzağımızda 'Dünya Otizm Farkındalık Günü'

Bilindiği üzere 2 Nisan tarihi yılın diğer önemli günlerinden biraz farklı bizler için, bu gün “Dünya Otizm Farkındalık Günü” Birleşmiş Milletler tarafından otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla ilan edilmiştir. Bu anlamlı günde otizm hakkında birkaç hususu sosyal perspektifte paylaşmanın, toplumsal ve kişisel sorumluluğum olduğunu düşünüyorum;

 

Resimlerdeki renkler çok dikkat çekici ve bir gökkuşağını andırır nitelikte olsa da, aynı çeşitliliği, zenginliği ve seviyeyi toplumsal farkındalık anlamında yakaladığımız pek söylenemez!
Otizm Spektrum Bozukluğu; belirtileri yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. Her coğrafyada ve her sosyoekonomik düzeyde görülebilmektedir. Erkeklerde kızlardan 3-4 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Otizmin sebebi halen bilinmemekle birlikte tıbbi araştırmalar genetik faktörler ile birlikte çevresel faktörlerin de rolü olabileceğini göstermektedir. Bir çocuğunda otizm olan ailenin diğer çocuğunda da otizm görülme oranı 4-10 arasındadır. Otizm ile ilgili yapılan pek çok araştırmada, değişkenlik göstermekle birlikte görülme sıklığının 1 civarında olduğu belirtilmektedir.
Otizmlilerin 70’inde zeka geriliği vardır. 10’unda ise üstün zeka görülebilir (Bu noktaya dikkat!!). Ayrıca otizm ile birlikte dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygu durum bozuklukları ve epilepsi görülebilir.

OTİZMİN NEDENİ?
Otizmin kesin nedeni günümüze kadar yapılan araştırmalar neticesinde henüz bulunamamıştır. Genetik ve bazı çevresel faktörler (doğum komplikasyonları, viral enfeksiyonlar ve çevre kirliliği) otizm sebebi olarak gösterilmiş ancak henüz kesin olarak ispatlanmamıştır. Beyin fonksiyonlarını ve hücre iletişimlerini bozan, nadir de olsa bazı genetik, nörometabolik (beyin kimya bozuklukları) hastalıklarda veya epilepsi gibi durumlarda otizm bulgularının görüldüğü bilinmektedir. Günümüzde aşı ile otizm arasında bir ilişki olduğu kesinlikle gösterilmemiştir.

OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR?
Bir çocuğa otizm tanısı konulabilmesi için aşağıda sayılan belirtilerden en az 6 tanesini taşıyor olması gereklidir;
Sosyal etkileşimde yetersizlik ( göz teması kuramama, yaşıtlarıyla ilgilenmeme ve oyun oynamama, normal mimik ve duygusal ifadeleri göstermeme, etkileşim başlatma ve sürdürmede zorluk)
İletişim bozukluğu (konuşamama, aynı kelimenin sürekli tekrarı (ekolali), konuşan çocuklarla iletişim kurmaya çalışmama)
Hayali veya sembolik oyunlar oynamama (hayali oyunlar kurmama, tekrarlayan basit aktiviteler, sürekli aynı rutin hareketleri tekrar etmek, bir nesnenin bir parçasına aşırı takıntılı olmak, duygusal olarak uyarılamama veya aşırı tepki) Diğerleri işe aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
· Göz teması ya yoktur yada kısıtlıdır.
· Adı ile seslenince tepki vermezler
· Aşırı hareketli veya hareketsiz olabilirler.
· Çevreleri ile ilgilenmezler
· Sarılma ve öpme gibi fiziksel temastan hoşlanmazlar.
· Konuşmada gecikme vardır.
· İnsanlarla iletişim yerine cansız varlıklarla ilgilenirler.
· Topluluk içinde yaşıtları ile diyalog kurmazlar, oyunlara katılmazlar, kendilerini izole ederler.
· Konuşmayı öğrenseler bile hep aynı kelimeyi tekrar ederler.
· Konuşmayı iletişim aracı olarak kullanmazlar
· Uygun olmayan cümleler kurar kalıp gibi konuşurlar.
· Konuşma şekilleri ve ses tonları tekdüzedir.
· İlgisiz şekilde her şeye gülebilir ve kıkırdayabilirler.
· Bir cismin bir parçasına takıntı yapabilirler. ( örneğin sürekli arabanın tekerleği ile oynamak)
· Bazı objelere aşırı bağlanabilirler.
· Düzen takıntıları vardır. Rutinleri bozulduğunda hırçınlaşabilirler.
· Tekrarlayan bir hareketi örneğin el çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, sürekli öne arkaya sallanma, kanat çırpma gibi yaparlar.
· Normal çocuklar gibi hayal kurarak oyun oynamazlar, arabaları dizer sürekli tekerini çevirirler.
· Sürekli aynı oyunları oynarlar.
· Bazıları çok inatçı ve hırçın olabilir.
· Sosyal ortama girdiklerinde aşırı korkup tepki verebilirler.
· Sıklıkla yemek yeme bozukluğu gösterirler.
· Kendilerine ve etrafındaki eşyalara zarar verebilirler.
· Tehlikeye karşı duyarsızdırlar.
· Acıya karşı duyarsızdırlar.
· Yapılan espriyi veya imayı anlamazlar. · Normal öğrenme metotlarına duyarsızdırlar (https://www.medicalpark.com.tr/otizm-nedir-belirti-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir/hg-1743)

OTİZMİN TANISI NASIL KONULUR?
Otizm teşhisi laboratuvar testleri, görüntüleme yöntemleriyle konulmamaktadır. Tanı, çocuk psikiyatristi tarafından çocuğun gözlemlenmesi, aileye bazı soruların sorulması ve gelişim testleriyle konulur. Ayırıcı tanı, eşlik eden hastalıklar yönünden gerekirse kan tahlilleri, nörolojik, kulak-burun boğaz, metabolik hastalıklar için başka uzmanlık alanlarından konsültasyon istenebilir. Teşhisi anne karnında mümkün olmayan otizm, kız çocuklarına oranla erkek çocuklarda dört kat daha fazla görülmektedir. https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/otizm-nedir-belirtileri-nelerdir#otizmin-tanisi-nasil-konulur

OTİZM TEDAVİSİ NASIL OLUR?
Nörofizyolojik, biyoloji, psikolojik fark etmiyor, bütün alanlarda Dünya sağlık örgütünün normal değerlerinden bir sapma hissedildiğinde ne kadar erken teşhis o kadar erken müdahale ve rehabilitasyon tedavi anlamı taşımaktadır.
Bu noktada otizm farkındalığı öncelikle ailede anne ve babalarda diğer aile bireylerinde başlar. Çocuğa en yakın onu en iyi tanıyan gözlemleyen annedir, genel bakışla ailedir.
Teşhis sonrası süreç ise tedavidir. Tedavinin amacı otizmli bireyin sosyal ve bireysel yeteneklerini geliştirmektir. Bu amaçla davranışsal eğitim ve özel terapiler uygulanır. Uygulanacak tedavinin aileye uygun olması da önemlidir. Konuşma terapisi, motor yetenekleri artırmaya yönelik terapiler, sosyal ileşim becerisini kazandırmaya yönelik terapiler uygulanan tedaviler arasındadır. İlaçlar, depresyon, dikkat eksikliği-hiperaktivite, obsesif kompulsif bozukluk gibi otizme eşlik eden durumlarda kullanılabilir. Otizm tedavisinde ebeveyn eğitimi de son derece önemlidir. Otizm konusunda ailelere destek veren birçok sosyal sorumluluk ve sivil toplum kuruluşu olduğu bilinmektedir.

OTİZM HAKKINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Çocuğumuzun sosyal uyumunu iyi bir şekilde takip etmeliyiz, çevreye verdiği tepkileri gözleyelim,
İletişim kurma düzeyi, kullandığı yöntemleri ile tepkide bulunma süresine dikkat edelim,

BİRBİRİNİ TEKRAR EDEN KISMEN ANLAMLI HAREKETLER VAR MIDIR?
Bireysel ve grup oyunlarını oynama düzeyi ile oyuna odaklanabilmesini gözlemleyelim,
Çevresindeki kişileri tanıma, refleks gösterme, tutarlı iletişim kurabilmesi, ayrıt edip-etmemesi önemlidir
Motor becerileri ve hareketlerindeki hareketlerin gözlenmesi, çocuğun kollarını kanat çırpar gibi çırpması, dönme, sallanma, zıplama hareketleri anlamlı değerlendirilmelidir,
Göz teması kuramama, iletişimde geç kalma, kayıtsızlık gibi davranışlar önemsenmelidir,
Aslında ilk ve ikinci kez çocuk sahibi olan ebeveynlerin deneyimleri önemlidir. Özellikle bir anne için normalin dışında gelişimsel özellikler gösteren çocuklar takip edilmelidir. Bu noktada normalin altındaki değerler ne kadar önemli ise normalin üzerindeki değerlerinde takibi çocuğun gelecek dönem gelişimleri için bir o kadar önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki yetişkinlerde de otizm görülmektedir. Otistik insanlar tipik olarak iletişim ve sosyal etkileşimi zorlayıcı bulmaktadır. Diğer insanlarla ilişki kurmak ve başkalarının duygularını anlamakta zorluk çekebilirler. Otistik insanlar esnek olmayan düşünce kalıplarına ve davranışlara sahip olabilirler ve sıklıkla tekrarlayan eylemler gerçekleştirirler. Bu noktada sosyal etkileşim ve iletişim yaşamın ilk anlarından sona erinceye kadar yüksek düzeyde gerçekleşmelidir. Etkileşim yaşamın bütün alanında; sportif aktiviteler, sosyal programlar, doğa içinde yaşam, beceri ve üretim aktiviteleri temaları şeklinde olabilir.
Sonuç olarak; Dünya otizm farkındalık gününde sembollerden ve standart söylemlerden bir aşama öteye geçerek en yakınımızdan başlayarak farkındalık ve bilinçlenme sürecine dahil olmalıyız.
Otizm; Eksiklik değil farklılık ve farkındalıktır….

 
Etiketler: Gerçekten, farkındamıyız!?,
Yorumlar
Haber Yazılımı