Yazı Detayı
10 Ekim 2019 - Perşembe 10:04 Bu yazı 29 kez okundu
 
Duygular, bilinç prangalarıdır (1)
Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Duygular, hayatımızın anlamını  bize htiren ve mutluluğu kalıcı kılacak hislere ve dolayısıyla düşüncelere yol açarak  insanı diğer canlılardan farklı ve değerli kılan en temel özelliklerden birisidir. 

Duygularımızın nasıl oluştuğunu kavrayabilmek için beynin duygularla ilişkili kısımlarını gözden geçirmek ve zihnimizi bu konuda inşa etmeye çalışalım isterseniz. 
Nörobilim(sinirbilim) araştırmacıları; beynimizdeki data-bank(hafıza veri bankası) oluşumunun,  daha anne karnında gözle görülemeyecek kadar mini minnacık olduğu(otuz-kırkıncı günlerde) zaman diliminde oluşmaya başladığını söylüyorlar. 
Her birerlerimizin beyninde, ana hafıza bölgesi denilen temporal(şakak) loblarımızın tam ortasında “insula/adacık” denilen bu bölgeye veri girişi(in-put) annenin hamile kaldığı andan itibaren başlamakta ve annenin yediği-içtiği gıdalar, kullandığı her türlü doğal, kimyasal ilaçlar, her an htiği her türlü duygular ve onların oluşturduğu his ve düşüncelerin tamamı, işte çocuğun beynindeki bu data-bank veri bankasının havuzunu doldurmaya başlar mütemadiyen. 
Çocuk anneden doğduğu andan itibaren , onun beynindeki data-bank havuzu çevreden gelecek her türlü uyarıya  vereceği cevapları otomatik olarak kodlamıştır artık. Ve gereken cevabı(out-put) otomatik olarak vermeye başlar. Ve çocuk büyüdükçe onun beyni , gördüğü davranışları AYNA NÖRONLAR vasıtasıyla nöronal-radar gibi taradıkça ve etrafındaki her türlü çevresel uyarılardan aldığı bilgilerle sürekli gelişir bu data-bank an be an güncellenir her an ve tüm yaşamı boyunca. 
İnsan beyni bir nevi feed-back(geri-dönüşümlü) mekanizması şeklinde aslında gelen uyarıya verilecek cevabı aslında önceden bilmekte son nörobilim araştırmalarına göre. 
Yani demem o ki, biz insanlar sanki kendi kararlarımız zannettiğimiz birçok duygusal tepkiler ve oluşan hislerimizde ve dahi düşünce ile eylemlerimizde, kendi data-bank otomatlarımıza göre cevap vermekteyiz aslında.  
Peki irademiz? Frontal(ön-beyin) lobumuz? Ne işe yarıyor nerede devreye giriyor? diye sorabilirsiniz. 
Hemen cevaplamaya çalışalım.Yukarıda bahsedilen bilimsel gerçekler insanların çok büyük bir ekseriyeti için el an geçerli. Ancak frontal yeteneklerini kullananlar için tabiki geçerli değil. 
Şimdi duygularımızın kaynağı olan Limbik-otomat sistemden kısaca bahsedip, ana konumuz olan duygularımızın neden bilinçlerimizin prangası(frontal lobumuzun zincirleri) olduğunu tartışmaya başlıyabilelim. 
Resimde beynin ortadan ikiye ayrıldıktan sonra içten bakışını görüyorsunuz. İşte orada yarım daire kanalları gibi  bant-kuşak tarzında ki kalın kablomsu anatomik yapılar(fornix) ve onların ortalarındaki çekirdekler(talamus) ve onların etrafındaki bir çok anatomik yapının tamamı otomat-Limbik sistemi oluşturmakta. Bu Limbik-Otomat sistemin ana görevlerinden birisi de DUYGULARIMIZIN oluşturulmasında temel rol oynamasıdır. 

LİMBİK-OTOMAT SİSTEM(sol beyin yarım küresine içten bakışla) 

Çocuk doğduktan sonra zaten anatomik olarak kayıt almaya hazır  ve az çok olgunlaşmış olan bu Limbik-otomat sistem sayesinde örneğin çocuk acıktığında (konuşamadığı için) otomatik olarak ağlamaya çığlık atmaya başlar. Gözleri kapalı ve karanlıkta anneden dokuz ay boyunca aldığı koku vb.birçok biolojik rehber-nöromediatörler(haberci hormonlar) sayesinde emme reflexi vd reflexleri otomatik olarak gösterdiği için çaba göstermeden canlılığını devam ettirip büyümeye başlar ana kucağında. 
Ve en önemlisi Limbik-Otomat sistem duygularımızla verdiğimiz otomatik cevapların düzenlenmesinde ana rolü oynar.Limbik sistemindeki en önemli kısım ise AMİGDAL ve HİPOKAMPÜS denilen anatomik parça olup özellikle “korku”larımızın oluşturan ana yapılarıdır.
Devam edecek

 
Etiketler: Duygular,, bilinç, prangalarıdır, (1),
Yorumlar
Haber Yazılımı