Yazı Detayı
20 Eylül 2021 - Pazartesi 22:20 Bu yazı 669 kez okundu
 
Direnişe çağrı
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

“Bir “unutma” hikâyesi; hatırlanması dileğiyle…”

Hayat aslında bu kadar karışık olmamalı. Bu kadar yorucu, bu kadar zor!
Hiç düşündünüz mü neden böyle diye? Ben son zamanlarda çok düşünür oldum bunu sevgili okur. Düşündüklerimi söyleyeyim belki sen de kendi düşündüklerini söylersin de birlikte bir cevap buluruz bu soruya. Soru sormak kolay gibi geliyor ama zordur soru sormak? Zaten her sorulan da gerçek bir soru değildir aslında. Öylesine laf olsun diye sorulmuştur; cevabı bile beklenmez çoğu zaman.
Ama benim sorum öyle değil! Cevabını aradığım bir soru ve bu cevap için klavyemin başında bir yolculuğa çıktım. Ah ne çok isterdim masallardaki gibi bir yolculuğa çıkmayı aslında. Ve masallardaki gibi yolculuğumu tamamlayıp eve (!) dönmeyi.
Masallar, çok önemli değerlerdir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, mutlaka karşılaşacağınız, tüm dünya halkının ortak bir değeridir hem de. Ve karşılaştığınız bu masallar sizi yalnızlık veya yabancılık hissinden uzaklaştırır; kendinizden, geldiğiniz yerden, memleketinizden, ocağınızdan bir şeyler bulursunuz. Gittiğiniz o yerle bir bağ kurmanıza yardımcı olur. Sihirli bir şeydir masal; büyülenirsiniz. İnsanın zaman zaman büyülenmeye ihtiyacı vardır aslında.
Konumuz neydi, ne konuşuyoruz şimdi? Ama dedim ya klavyemle bir yolculuğa çıktım diye, ilk durağım da masallar oldu hiç hesapta değilken. O zaman biraz daha duralım mı burada? Belki sorumuzun cevabı ya da hiç olmazsa cevabının bir kısmı buradadır.
Masallarda, nohut oda bakla sofa evlerin tarifi vardır; masal deyince aklıma ilk o ev tarifi geldi. Hani bahçesinden kuş cıvıltılarının eksik olmadığı; mevsimlerin ve günlerin hep olması gerektiği gibi gelip geçtiği masallar. Bu evin sofrasındaki tek aş, bir tas çorbadır çoğu kez. Ama keyifle içilir, şükürle kalkılır o tasın başından. Ve huzurla yatılır, her döndüğünde gıcırdayan karyolaya.
Velhasılı, masallar işaret eder sade bir hayatın nasıl yaşanması gerektiğine.
Sevgili okur bir soru bırakayım buraya senin için; en son ne zaman bir masal dinledin ya da okudun?
Gördün mü, boşuna durmamışız burada. Masalların yol göstericiliğini hatırladık, değil mi?
Sanırım unuttuklarımız yüzünden hayatın karışıklığı, yoruculuğu, zorluğu…
Düşünelim bakalım masalların dışında neleri unuttuk da bugün böyle bir hayatı yaşamaya mahkumuz?
Bir kere çocukluğumuzu unuttuk… Çocukluktaki kâmil yanımızı.
Birçoklarının aksine ben kâmil olarak dünyaya geldiğimizi ve maalesef büyüdükçe bu yanımızı koruyamadığımız için hayatımızı karışık, yorucu ve zor bir hale getirdiğimizi düşünürüm. Eksilerek büyüyoruz yani. Ve bu eksikliğimizi tamamlama derdiyle yapıyoruz ne yapıyorsak. Sanki hayatımız bir yap boz tahtası ve zamanla bir parçasını kaybediyoruz. Sonra da kaybolan o parçanın yerine uydurmasyon bir şeyler koymaya çalışıyoruz. Sonuç; hepimizin malumu işte!
Diğer başka tüm unutuşlarımız bu başlık altında toplanabilir aslında.
Koşulsuz sever çocuk; koşulsuz sevmeyi unuttuk. İhtiyaçları kadar ister çocuk; gerçek ihtiyaçlarımızı unuttuk. Ne istediğini bilir ve sonuna kadar ister, ne istediğimizi bilmez olduk. O yüzden bu kadar çok şeye sahipken bu kadar da yoksunuz! Her zaman elinden geleni yaptığını bilir çocuk, bizse zorlarız kendimizi. Peki neden? Çünkü falan şu kadar yapmıştır, filan şunu da yapmıştır! Çocuk günü gerektiği gibi tamamladığının huzuruyla girer yatağa, bizdeyse gün bitmediği gibi gelecek günlerin endişesiyle kıvranırız. Çocuk tanır kendini; kendimizi unuttuk!
Ne dersin sevgili okur, galiba sorumuzun cevabını bulduk!
Fazla söze ne hacet, bir direniş çağrısı yapmak istiyorum buradan: Büyümeye (!) direnelim! Var mısın sevgili okur?
Bir çocuk gibi dürüst, bir çocuk gibi istemesini bilen, bir çocuk gibi kanaatkâr, bir çocuk gibi huzurlu olmamız dileğiyle…Yüreğiniz çocuk kalsın…

Kar Altında Hüzün Denemesi
“Dünyanın en uzun hüznü yağıyor 
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne 
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun 
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun 
Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz 
O insan ve tabiat çağını
Dön bana ve dinle 
Kuşlar uçuşuyor içimde
Loş bir keman solosu gibi 
Kuşların uçuştuğunu içimde 
Dön bana ve dinle.”

Erdem Beyazıt

 
Etiketler: Direnişe, çağrı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Ağustos 2021
Neden ELA?
502 Okunma.
11 Haziran 2021
Çeşitlilik güzelliktir!
1161 Okunma.
21 Mayıs 2021
Düşündünüz mü?
813 Okunma.
11 Mayıs 2021
Durun! Yoksa...
805 Okunma.
01 Mayıs 2021
Hep yuvaya dönmek
746 Okunma.
08 Nisan 2021
Turabdi’nin Çocukları
1601 Okunma.
08 Mart 2021
Elma şekeri
4779 Okunma.
08 Ocak 2021
Büyüdünüz mü, yetiştiniz mi?
3712 Okunma.
02 Aralık 2020
İnsanlık meselesi
3266 Okunma.
23 Ekim 2020
Milliyetçilik üzerine ....,
6427 Okunma.
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
4579 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
7306 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
8631 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
6293 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
5444 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
3546 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
2838 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
2836 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
3147 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
3140 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
2751 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
2802 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
2954 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
2773 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
3118 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
3066 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
2990 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
3452 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
3322 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
3353 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
3586 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
3068 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
2960 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
3027 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
3281 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
3744 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
3798 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
7108 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
4135 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
4085 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
3943 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
3221 Okunma.
Haber Yazılımı