Yazı Detayı
21 Kasım 2019 - Perşembe 11:01 Bu yazı 1255 kez okundu
 
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

Aklım yine çocuklarda benim. Bugünün çocuklarını gençlerini gördükçe, kendi gençliğime gidip ben buna benzer şeyler yaşarken ne hissediyordum, nasıl davranmak istiyordum ve nasıl davranmak zorunda kalmıştım diye düşünmeden edemiyorum.
Geçenlerde yazar ve editör birkaç arkadaşla konuşurken söz her zamanki gibi çocuklar ve gençler için yazılmış eserlere geldi.
Etrafta oldukça fazla çocuk ve gençlik kitapları var, yani sayı olarak. Ama yine de şöyle bir kıyas yaptığımızda bizim Türk yazarların hala nal toplamakla meşgul olduğunu itiraf etmek zorunda kaldık. Ve hatta çizerlerin.
Hiç mi iyi yazar- çizerimiz yok? Var elbette ama öylesine az ki...Yetmiyor. Yetiştiremiyoruz. Bizler, yetişkinler olarak gerçekte geri kalmış fikir ve kurallarımızla önce kendimize sınırlar çizip, sonra da doğan her yeni umudu o sınırlara mâhkum etmeyi vazife bilmişiz. Aslında yetişememiş yetişkinleriz biz.
Doğru olan ne? Doğru davranış, doğru tercih ne? Kime göre doğru?
Bizler soran, düşünen, sorgulayan insanlardan ürkerek yetişmiş bir nesiliz. Aman ha, sorma! Aba altından gösterilen değneğin korkusuyla yetiş-eme-dik. Verimli bir toprağa sahip olduğumuz kesin, tohum da kaliteli. Amma ve lakin, gelgelelim bahçıvanlarda iş yok. Birçok kişinin sözlerime itiraz edeceğini varsayıyorum. Kendilerine toz kondurmayacaktır hiçbiri. Ama durum aynen söylediğim gibidir.
Siz ebeveynler, çocuklarınızı yetiştirirken (belki de “büyütürken” demeliyim) bir insan yetiştirdiğinizi unutuyorsunuz. Sanki onlar birer evcil hayvan. Doyuruyorsunuz, bakımını yapıyorsunuz, gezdiriyorsunuz, sizin istediğiniz zamanlarda ve şekillerde onlarla eğleniyor, ilgileniyorsunuz: BİTTİ! Daha ne yapacaksınız ki! Saçınızı süpürge ettiniz!
Ama işin aslı bu değil ve siz bunu anladığınızda, yahu bu çocuk daha ne istiyor? gibi harikulade(!) bir soruyla karşı karşıya buluyorsunuz kendinizi. Sahi siz onun için “her şeyi” yapmıştınız. Tüm bu sanrılarınıza verilecek tek cevabım var: “Fena halde, yanılıyorsunuz. Bütün o yaptığınız “her şey”in karşılığı ”hiç bir şey” aslında. Çok mu şaşırdınız. Şaşırmayın hiç. Siz bir “insan” yetiştiriyorsunuz, evcil hayvan beslemiyorsunuz!
Aile demek, ebeveyn demek dünyaya yeni gelmiş o güzide varlığın elinden tutan, kendisi olması için, doğduğu gün ki kâmilliğini ömrünün sonuna kadar muhafaza etmesi için elinden gelen her şeyi yapan insanlar demektir. Sadece yasaklar koymakla evlat terbiye edeceğini düşünen herkes yanılmıştır. Tabii ki, insan olarak uyulması gereken sınırlar vardır, ama bu sınırları koymak sadece Yüce Yaratıcıya mahsustur. Kendi sınırlarınızı dayatarak, çocuklarınıza çizdiğiniz sınırları onlar fark ettiklerinde olacak şey şudur: ilk açık buldukları kapıdan çıkıp gideceklerdir!
Çocuk nasıl eğitilir, sorusundan önce iyi bir ebeveyn nasıl olunur sorusunu sorup, cevabını bulmak gerekir. Eğer gelişmiş ve aynı zamanda iyi insanlarla dolu bir toplum arzu ediyorsak, atmamız gereken ilk adım, ebeveynler olarak kendimizi eğitmektir.
Maalesef bir sürü bilginin çarşaf çarşaf sunulduğu okullarımızda, bu konular daima es geçilmiştir. İhmal edilmiştir ve hatta üzerinde hiç düşünülmemiştir. Oysa ki bugünün çocukları, yarının yetişkinleridir! Bunu bir slogan olarak hatırlamaktan vazgeçmeliyiz.
Sloganlara ihtiyacımız yok, bizim kendimize dönüp bakmamıza ihtiyacımız var. Bizler kendimizi düzeltmek için attığımız her adımda göreceğiz ki, çocuklarımız da doğru adımlar atmak için daha bir hevesli olacaklar. Onların yanlarında yürümeliyiz ne arkalarından iten ne de önlerinden yürüyüp yüzlerine bakmadan “beni takip etmek zorundasın” diyen ebeveynler olmamalıyız.
Gelin bu yazıyı okuduktan sonra kendinize bir iyilik yapın: Ebeveynliğinizi masaya yatırın. Sorular sorun kendinize. Mesela; “ben çocuğumu sadece besleyip, giyindiren, başına bir kaza gelmesin diye ellerinden tutan bir ebeveyn miyim?” diye bir soru sorun kendinize. Ve hatta evladınıza sorun sizi nasıl bulduklarını. Sizden neler beklediklerini. Kendi cevaplarınızla, onunkilerin örtüştüğünü hayretle göreceksiniz. Ama samimiyeti elden bırakmadan, adil bir cevap verin.
Şaşkınlığınız geçince daha iyi ebeveynler olmak için ne yapmak gerektiğinizi bulmak için adım atacağınızdan eminim. “Hayır, bu olmayacak!” mı diyorsunuz, o zaman bu yazıyı okumakla niye zaman kaybettiniz ki, beslemeniz gereken evcil........larınız var!

 
Etiketler: ÇOCUKLARDAN, ÖNCE, KENDİMİZ...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
2395 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
3484 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
1383 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
1089 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
1020 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
1293 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
1023 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
1008 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
1240 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
1055 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
1364 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
1285 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
1257 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
1553 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
1520 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
1564 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
1821 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
1306 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
1263 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
1286 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
1514 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
1811 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
1949 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
5410 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
1844 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
2140 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
1601 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
1518 Okunma.
Haber Yazılımı