Yazı Detayı
08 Ağustos 2019 - Perşembe 12:02 Bu yazı 247 kez okundu
 
Başlarken…
Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Tüm Manavgatlılara merhabalar…

Yeni gelen herkese birçok konuda örnek şehir imajı veren Manavgat’ı bu kadar mamur görmekten hayli şaşkın ve burada yaşamayı tercih ettiğimiz için çok bahtiyarım…

Sizlere öncelikle neden “Nörobilim ve Medeniyet” gibi iki farklı pencereden sohbet tadında yazılara yeltendim,  müsaadenizle onu izah etmek istiyorum.

Efendim bendeniz, bir beyin işçisi(Nöroloji uzmanı) olmam hasebiyle mesleğimin otuz birinci yılını idrak ettiğim şu zaman dilimine kadar aşık olduğum beyinle ilgili yapılan birçok araştırmayı yakından takip etmekteyim doğal olarak. Nörobilim deyince ise, sadece beyinle ilgili uzmanların değil aslında birçok disiplinin(kuantum fiziği, evrenbilim, moleküler biyoloji, genetik bilimi, matematik, güzel sanatlar, müzik vd) beyini kendi dışından anlama çalışmalarının tamamının anlaşılması gerekiyor.

Tabi aşık olduğum ikinci bir şey de “Medeniyet değerlerimiz” yani bu topraklarda asırlardır tevarüs etmiş devasa boyutlardaki ahlaki, dini, içtimai, sosyal, felsefi, ilmi müktesebatımız/birikimlerimiz.

Elli üç yaşında ve üç çocuk sahibi bir vatandaş olarak birçok olaya, düşünceye, ahlaki kavrama, inanç sistemlerine, bilimlere velhasıl birçok şeye hep bu iki pencereden bakmaya çalışmaktayım yıllar yılı.

Aslında fark edeceğiniz gibi, temelde bu iki pencere “ruh +madde” den oluşmuş ve “Kerim/çok değerli” kılınmış insan için “bilim+gönül” sentezli yaklaşımların kodlarını vermektedir.

İnsan holistik/bütünsel ve iki milyon canlı türünde sadece kendisine bahşedilmiş şuur/bilinç farkıyla daima kendi hakikatini arayan bir varlıktır. Maddenin ve bilimin her türlü dibini bulduğu(artık Çekirdeğin içine de girmiştir) bu “DİJİTAL ÇAĞDA” ruhsal hakikatini/gerçeğini idrak edemeyen insanoğlunun boşluğu giderek çok hızla büyümektedir.

Dolayısıyla içinde büyüyen boşluk insanoğlunu daha sınırsız, hadleri, değerleri olmayan bir “sosyal tsunami” ye maruz bırakmakta ve her geçen gün hızla kaybolan “medeniyet değerleri”mizin değeri çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Peki, batıda çekirdeğin içine giren ve madde=enerji (Einstein’ın meşhur görelilik formülü E=mc2) gerçeğini fark eden Tevhid (Sonsuz tek ENERJİ) hakikatini fark eden bilim insanları için de çok farklı değil…

Çok yakın zamanda canlılığın kaynağı ve “HAYY” lokomotif-esmasının kaynağı olan  “SU” dan, nükleer enerji elde edilecek.

Ve yakın gelecekte “SU SAVAŞLARI” başlayacak…

Güzel Manavgat’ımızın Suyuna (ırmağı, denizi) neden bu kadar göz dikildiğini de zaten biliyoruz ve artık hikmetlerini iyice idrak etmiş durumdayız.

Hulasa eder ve sadede gelirsek ;

İşte bu hakikati arayan Nörobilim avcılarının elde ettikleri hikmetlerle, kaybolmaya yüz tutmuş medeniyet değerlerimizi mezcedebip “bilim+gönül” sentezlerimize ulaşırken zülcenaheyn (çiftkanatlı) bakış açımızla menzilimize doğru daha verimli ulaşabilmeyi hedefledik “nörobilim ve medeniyet sohbetleri”nden…

Sağlıcakla kalın efendim…

 
Etiketler: Başlarken…,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort