Yazı Detayı
22 Şubat 2021 - Pazartesi 21:00 Bu yazı 673 kez okundu
 
Ayak ile yürek
Hidayet Oktay | Halk Kütüphanesi Müdürü
 
 

Ayak ile yürek bedenimizin iki farklı uzvudur. Ayak bedeni taşırken yürek de ruhumuzu taşır. Hangisinin işi ağırdır derseniz yüreğin yükü çok daha ağırdır. Ayaklar boş gezerken yürek öyle yüklerin altında kalır ki değil bir binlerce yürek olsa altından kalkamaz. Hele erkekseniz, yüreğinizin yükü çok daha ağırdır. Belirli bir yaştan sonra yüreğe öyle karmaşık yükler binecektir ki siz bile farkında olmayacaksınız. Ama ayaklar öyle değildir. Yükü sadece fizikseldir. Bedeni taşır tamam yıllar ilerledikçe yükü biraz ağırlaşacaktır ama hepsi bu kadardır. Öyle ya da böyle o yükü taşıyabilecek güce, kuvvete ve erke sahiptir ayaklar.

 

Biz düşünen yaratıklar olarak insanlar her iki uzvumuza da iyi bakmalı onları incitmemeliyiz. Ayağın incinmesi neyse de yüreğin incinmesi bütün bedenin incinmesi anlamına gelir. Oysa hiçbir kusuru, suçu, yoktur diğer organlarımızın. İşte yürek acısı öyle bir illettir ki en küçük sızısında bütün beden acı çeker. Bir anda gelip çarpar insanı. Neye uğradığınızı anlamazsınız. Ne zaman geçeceğini de bilemezsiniz. Ayağı en fazla ayakkabı acıtır. Ama yüreğin acısı genellikle aşk acısıdır. He deyince de geçmez.

 

“Bedenin yükünü ayaklar taşır , ruhun yükünü yürekler ..

Bütün ağırlığınızı ve yorgunluğunuzu kaldıran ayaklarınız için rahatlığı ve şıklığı bir arada barındıran ayakkabıyı seçersiniz.
İçinizin acılarını, sıkıntılarını, kırgınlıklarını ve hayallerini yüklenen yüreğiniz için de huzur verici ve ‘güzel’ bir aşk ararsınız.
Zaten aşklar da ayakkabılar gibidir...
Bazıları çamur yağmur, toz, toprak, kar, buz gibi her türlü ‘kötü hava’ koşullarına dayanıklıdır.
Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak ‘yamulur’ ilk yağmurlu havada ‘altı açılır’ veya güzel havalarda bile ‘iki günde bozulup’ gider.
Aşkları da ayakkabılar kadar ‘itinayla’ seçmezseniz, tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde de NASIR oluşabilir.
Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını beğendiğiniz için ‘zamanla açılır’ diyen satıcıya inanarak alırsanız, zaman içinde ayakkabı ile birlikte ayak kemiklerinizde de ‘deformasyon’ başlar. 
Ruhunuzu daraltan bir aşk içinde yalnızca fiziksel beğeniye kapılıp ‘zamanla düzelir’ diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu güzel, saf duyguların ‘çarpıldığını’ görebilirsiniz. 
Âşık olabileceğiniz insan türü, tıpkı ayakkabılar kadar değişik stillerde,farklı kalitelerde ve sayısız ‘renktedir’.
Aşkı bir çeşit serüven olarak ‘spor’ gibi yaşayanlar, aynen ‘spor ayakkabı’ gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar. 
Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler ‘klasik ayakkabı’ gibi muhafazakâr çizgiler taşıyanlara tutulurlar. 
Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eğlence zevkleriyle ateşlenen aşklar vardır. ‘Bez’ ayakkabılar gibi kısa ömürlü ‘tatil aşkları’ ise hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur.
‘Marka’ ayakkabı alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna ‘tutulan’ aşklar görürsünüz.
Katı plastikten ‘yağmur çizmesi’ edinir gibi mantık süzgecinden geçirip ‘işe yarar’ biçimde yaşamak isteyenleri de bilirsiniz.
Ayrıca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde ‘zaafı’ olup evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda ‘değişik’ türde aşklara da zaafı olduğu söylenir.
Evet, aşk ‘ayakkabıdır’
Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp ‘hor’ kullandığınız zaman kolayca eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp özen göstermediğiniz zaman kısa sürede ‘eskitirsiniz’.
Ve nasıl ki ‘delik’ bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde yalnızca ‘bir miktar ömrünü uzatmış’ olursunuz;
‘delik’ bir aşkı onarmaya kalkıştığınızda da ‘asla eskisi gibi olmayacaktır’ !” (*)

Ayağınıza uyacak ayakkabıyı seçer gibi ruhunuza, yüreğinize uyacak aşkı, eşi de seçmelisiniz. Eğer seçimlerinizde hata yaparsanız acı çekersiniz. Ayakkabının verdiği acılar zamanla geçerken aşkın vermiş, olduğu acılar ruhumuzda çok daha büyük tahribatlar bırakmaktadır. İşte bu acılardan, tahribatlardan en az zararla çıkmak için aşkımızı da ayakkabımızı da iyi seçmeli, titiz davranmalıyız. Yüreğimizi yaralamamak için aşkınızı seçerken çok daha titiz ve mantıklı hareket edin yoksa sonrası felaket olabilir. Tatlı günler çabuk unutulurken acı günler hafızaya kazınıyor. Yürek acısı zor geçer unutmayın.

 
(*)Can yücel 

 
Etiketler: Ayak, ile, yürek,
Yorumlar
Haber Yazılımı