Yazı Detayı
27 Eylül 2019 - Cuma 08:22 Bu yazı 1691 kez okundu
 
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 4/ son
Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu | Nöroloji Uzmanı
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Hakikaten, bilim dünyası artık bu muştu-hadisle bildirilen mevzuyu pozitif metodlarıyla doğrulamıştır (insanda bir et parçası vardır-eliyle kalbi işaret eder SAV efendimiz- ,o temizlenirse tüm vücut felah bulur). 
İnsanın mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürebilmesi düzgün ve üst düzeyde çalışan bir BAĞIŞIKLIK SİSTEM (İmmün sistem) ile mümkündür. Yani mükemmel yaratılmış insanda sistemlerin sorunsuz çalışması ve mutluluk hormonlarının normalin altına düşmemesi için Bağışıklık sisteminin sürekli pozitif ve üst düzey kapasite ile çalışması gerekli olup bunu sağlayan ise güzel ahlak ve pozitif-olumlu olabilmektir sürekli ve her daim. İşte tevekkül ve doktoruna teslimiyeti yüksek ama gereken tıbbi yaklaşımı ihmal etmeyen hastaların çabuk iyileşmesi ve kolay hastalanmamasındaki SIR bu olsa gerektir (Mesleki tecrübelerimiz ve birçok meslektaşımız bu konuyu el'an samimiyetle teyid/itiraf etmişlerdir) 
Tam tersi de doğru olup, negatif düşünceli ve olumsuz ahlaklı insanların immün sistemleri normalaltı-kapasitede veya çalışamaz hale gelip çökebilir hatta genetik yapıyı olumsuz yönde değiştirip umulmadık hastalıklara davetiye çıkarabilir (modern tıp bunun sebebini hala anlayabilmiş değil ve sebebine İDİOPATİK adını vermiştir) ve tıbben kolay düzelen bir hastalık bile olsa umulmadık komplikasyonlar ve bir türlü düzelemeyen hasta profilleri, hekimleri de aciz hale düşürüp, modern tıbbın neden hala bazı hastalara gerçekten şifa olamadıkları hakkında fikir verir. Yani hastanın, hastalığa bakış açışı, kalbi durumu o kadar önemlidir ki, tedavi sürecinde biz hekimler bu blokajı çoğu zaman fark edemeyiz. Gereken her şey yapılmıştır ama bir türlü hasta DÜZELEMEZ, çünkü asıl hastayı ayağa kaldıracak olan Bağışıklık sistemini, bizzat hastanın kendisi çökertmiştir. Âmâ farkında değildir… İşte bunu fark edebilen hekim, ancak hastaya kendi iyileşme gücünü de fark ettirebilirse (bilişsel terapiyle-algı düzeylerini değiştirilebilirse ki bu mümkündür=NÖROPLASTİSİTE) ŞİFA ya vesile olabilir… 
Kognitif Nöroloji'nin dünyadaki önemli duayenlerinden Prof. Arsel MESULAM, Mayıs-2011 de Marmaris'de yapılan uluslararası KOGNİTİF NÖROLOJİ Kongresine yolladığı Türkçe tebrik konuşmasında; beyin hakkında bilinemeyenlerin, bilinenler yanında hala bir okyanus gibi olduğunu vurgulamış ve gerçek bilimadamının bu yüzden mutlaka alçakgönüllü olması/aczini anlaması gerektiğini vurgulamıştır. 
Zaten AKLEDEN KALBİNİ kullanabilen hekimler (algılarını modern tıbba teslim etmemiş hekimler/kendilerini yeniden her hastaya göre inşa edebilen/şekillendirebilen/tamamlayıcı-bütünleyici olanlar yani ZÜLCENAHEYN hazık hekimler) şifaya yetkili kılınırlar ve kendi acziyetini bilenlerdir bunlar, kendilerinin aracı/vesile olduğu bilincini an be an taşıdıkları için, kaynağa yönelirlerse bi-iznillah zaten şifa gelir (MUHYİ: dirilten eş-ŞİFA: şifa veren).Alınacak nefes sayısı bitmişse ölüme de vesile olabilir(MÜ'MİT: öldüren) hekim, ama asla öldüren hekimin kendisi değildir. Allah'ın Muhyi-Mü'mit sıfatları gibi diğer tüm sıfatları da kullarında bir şekilde yer, zaman, olay, duruma ve hak edip etmemesine göre tecelli ettiği gibi hasta üzerinde de zuhur ederler. 
Kalp; düşünce sıhhati, tasavvur sıhhati ve ruh sıhhati hatta beden sıhhati için adeta bir kale gibidir. İnsanın maddi, manevi duyguları bu kaleye sığınır ve korunmuş olurlar. Bu açıdan insan için bu kadar önemli olan kalbin de karantinaya ve gözetilmeye ihtiyacı vardır. Zira o, yaralanınca tedavisi çok güç ve ölünce de hayata döndürülmesi çok zor bir latifedir. Kerim Kur'an bize ”Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma…” duasını öğütlemekte, Efendimiz de sabah-akşam el açıp hem de defaetle: ”Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi dininle sabitleyip perçinle” tazarrunda bulunmakla çok önemli korunma ve karantinayı hatırlatmaktadır. (3)Yine Kerim Kur'an'da akleden kalple ilgili şu ayet ne kadar anlamlıdır: ”İyi ama, onlar hiç mi yeryüzünde gezip dolaşmazlar? Bu sayede kendisiyle AKLEDECEKLERİ BİR KALBE ya da işitecekleri bir kulağa sahip olsalardı ya! Ama şu da var ki; gözler kör olmaz, fakat asıl kör olan göğüslerdeki kalplerdir”(HAC-46) . 
Vahiy özürlülük algımızı yeniden inşa ediyor. Bizim ”kör, sağır, dilsiz” dediklerimiz vahye göre özürsüz; zira CAN da özür olmaz. Asıl özürlülük AKLEDEN KALP te ortaya çıkan özür, Hakkı duymayan sağır, görmeyen kör, konuşmayan dilsizdir. 
Kaf-36-37'de ise mealen şöyle buyurulmaktadır: ”BİZ onlardan önce nice nesilleri helak etmişiz; onlar güç ve kudret olarak bunlardan çok daha ileriydiler; fakat' bir sığınak yok mu?' diye sığınacak delik aradılar. Elbet bunda (AKLEDEN) bir kalbe sahip olanlar için ibretlik bir uyarı vardır; veya pür dikkat bir şahit olarak kulak verenler için...”Bu ibare gösteriyor ki, Kur'an kalb derken fizik bir organı değil, akletme ve inanma yetisini kastedmektedir. 
Kalbin iki asli manası vardır: 
1) Bir şeyin en şerefli ve en saf kısmı 
2) Sürekli dönen ve yerinde durmayan. 
Kur'an da Kalb, genellikle AKIL anlamında kullanılır. Kur'an da bağırsak kelimesi dahi geçerken hasseten ”beynin” geçmemiş olmasının gerekçesi budur AKLEDEN KALP, beyin(zihin), fıkheden kalp ise yürektir, denilebilir. (4) 
Evet, kalp bütün hayırların bereketlerin insana ulaşmasında önemli bir köprü vazifesi gördüğü gibi, aynı zamanda şeytani ve nefsani bütün dürtülere ve bütün hatıralara vize verebilme mevzuunda da tehlikeli işlere alet olabilir. O Hakk'a tevci edilebildiği sürece, bedenin en karanlık noktalarına kadar her yanına ışıklar yağdıran bir projektör olur; yüzü cismaniyete dönük kaldığı zamanlarda da şeytanın zehirli oklarının hedefi haline gelir. 
KALP; Allah-kainat-insan arasında ince ince akıp duran duyguların yüksek debili bir ırmağı olmasına rağmen, bu cihan-baha latifeyi yerinden etmek ve bu ırmağa mecra değiştirtmek için onun sayılamayacak kadar da düşmanları vardır. Kasvetten küfre, ucubdan kibre, tul-i emelden hırsa, şehvetten gaflete, menfaatten makam düşkünlüğüne, şöhretten baş olma sevdasına (manevi kalp hastalıkları) kadar yığın yığın düşman, taarruz vaziyetinde onun zaaf ve boşluklarını kollamaktadır 
İman kalbin canı, ibadet onun damarlarında akıp duran kanı, tefekkür, murakebe, muhasebe ise onun bekasının esaslarıdır. İmansız birinde KALP ölü ve ötelere karşı bütün bütün kapalı, ibadetsiz birinde o ölüm ağında ve onulmaz hastalıklarla sürüm sürüm; tefekkürsüz, muhasebesiz ve murakabesiz bir bünyede ise her türlü tehlikeye açık ve emniyetsizdir.İlk kategoriye giren insanlar sinelerinde emme-basma nev'inden bir et parçası taşısalar da ,katiyen bunların kalplerinin var olduğu söylenemez. İkinci kategoriye girenler, varlık-yokluk arası vehimlerinin sisli dünyasında hep mesafelerinin esiri olarak yaşar ve bir türlü hedefe ulaşamazlar… Üçüncü kısma dahil olanlar ise, bir hayli mesafe almış, bir hayli engebe aşmış olmalarına rağmen, tam zirveye ulaşamadıkları için her zaman tehlike sath-ı mahallinde sayılırlar; düşe-kalka yürür, müsabakasını yenile yenile sürdürür ve ömürlerini vefasız ve aşılmaz bir tepenin yamaçlarında tüketirler. (3) 
Evet hasıl-ı kelam olarak, modernizmin zihinlerimizi iğdiş ettiği ve tasavvurlarımızı İMHA ederek durdurulan bu medeniyetin mürekkep yalamışları olarak bizlere düşen; KALP-BEYİN birlikteliğini mizan üzere mezcedip, doğu-batı medeniyeti arasında KÖPRÜ ve İNŞA-MEDENİYET özelliği taşıyan gönül medeniyetimizi yeniden kurmak, her hikmete kimde olursa olsun sarılarak başta insanlık ailesi ve sonrada kendi milletimiz için sulh adacıkları, HATTA SULH KITALARI oluşturup her iki dünyaya yönelik hem bedensel hem de ruhsal mutluluk rehberleri olarak kendimizi ıslah etmeli/eğitmeli (ve dolayısıyla bunun sonucunda çevremizi de) yeniden inşa etmeliyiz... 
Selametle kalınız efendim...

 
Etiketler: Akleden, Kalp, (Zihin/, Gönül)-, 4/, son, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Temmuz 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 3
962 Okunma.
25 Haziran 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 2
1628 Okunma.
18 Haziran 2020
Nörobilim pencereden "Hastalar Risalesi (1. Deva)"- 1
1050 Okunma.
12 Haziran 2020
İkinci Beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 5- SON
950 Okunma.
05 Haziran 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 4
950 Okunma.
30 Mayıs 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 3
821 Okunma.
22 Mayıs 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 2
1084 Okunma.
15 Mayıs 2020
İkinci beyin ve Fatır- 1 (İnsanın sınırsız kapasitesi) 1
1151 Okunma.
08 Mayıs 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 8 (son)
1068 Okunma.
03 Mayıs 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 7
877 Okunma.
24 Nisan 2020
Hoşgeldin Ramazan, güle güle korona...
1164 Okunma.
02 Nisan 2020
Korona'nın düşündürdükleri- 2...
3514 Okunma.
25 Mart 2020
Korona'nın düşündürdükleri- 1...
1651 Okunma.
18 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 6
1512 Okunma.
12 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 5
992 Okunma.
06 Mart 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 4
1029 Okunma.
26 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 3
1141 Okunma.
19 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 2
1220 Okunma.
12 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 1
1363 Okunma.
05 Şubat 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 11 (Son)
1295 Okunma.
29 Ocak 2020
EGO/NEFS, bilinç atımızdır- 10
1384 Okunma.
23 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 9
1411 Okunma.
16 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 8
1645 Okunma.
08 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 7
1819 Okunma.
02 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 6
1668 Okunma.
26 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 5
1843 Okunma.
17 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 4
1710 Okunma.
11 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 3
1788 Okunma.
04 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 2
1765 Okunma.
28 Kasım 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 1
1868 Okunma.
20 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 4
1813 Okunma.
13 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 3
1692 Okunma.
07 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 2
2363 Okunma.
30 Ekim 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 1
1613 Okunma.
24 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 3
1578 Okunma.
16 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 2
1634 Okunma.
10 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 1
1718 Okunma.
04 Ekim 2019
Herşeyin Hakk’ını vermek (AN’ın kulu= "Vakt'in oğlu olmak)
1752 Okunma.
19 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 3
1962 Okunma.
12 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 2
2628 Okunma.
05 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 1
2181 Okunma.
31 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 3
1885 Okunma.
22 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 2
2004 Okunma.
16 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız/ Zincirler’imiz- 1
2000 Okunma.
08 Ağustos 2019
Başlarken…
2336 Okunma.
Haber Yazılımı