Haber Detayı
05 Haziran 2018 - Salı 10:04 Bu haber 975 kez okundu
 
Yerleşik yabancılar iftarda bir araya geldi
Manavgat Müftülüğü, Manavgat’ta yaşayan ve Müslümanlığı kabul etmiş yerleşik yabancılar için iftar programı düzenledi. İslam dininin barış dini olduğunu vurgulayan Manavgat Müftüsü Mustafa Atilla, “Allah tüm insanları, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam ahlakına çağırmaktadır” dedi.
YAŞAM Haberi
Yerleşik yabancılar iftarda bir araya geldi

Manavgat Müftülüğü, Manavgat’ta yaşayan ve Müslümanlığı seçen yerleşik yabancılar için iftar yemeği düzenledi. Küçük Şelale Melas Restoranda düzenlenen iftar yemeğine Manavgat Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit ve eşi Mehtap Yiğit, Manavgat protokolü ve yerleşik yabancılar katıldı.

Kur’an tilaveti ve dua ile başlayan iftar programında konuşma yapan Manavgat Müftüsü Mustafa Atilla, aynı anneden süt emen çocukların kardeş olduğu gibi aynı kazanda pişmiş yemeği aynı sofrada yiyenlerin de kardeş olduğunu ifade ederek, “Soframız kardeşlik sofrasıdır. Soframızda önemli misafirlerimiz var, İslam’ı yeni kabul etmiş kardeşlerimiz var. Dili, milliyeti, dini farklı olup ilçemize yerleşmiş kardeşlerimiz var” diye konuştu.

Müftü Atilla konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan’ın sonuna yaklaştığımız bu günkü iftar soframızla Yunus’un ifadesiyle ‘Yaratılanı severiz yaratandan ötürü’ mesajı ışığında birbirimizle tanışma, kaynaşma ve dayanışmayı amaçladık.

İslam kelimesi Arapçada ‘barış’ kelimesiyle aynı anlama gelir. İslam, Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir. Allah tüm insanları, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam ahlakına çağırmaktadır.

Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; küfrü, fıskı, isyanı, zulmü, hırsızlığı, zorbalığı, öldürmeyi yasaklamıştır. Allah’ın bu emrine uymayanlar, ayetin ifadesiyle ‘şeytanın adımlarını izleyenler’ olarak nitelendirilmiştir.

İslam, terör ve şiddet anlamlarını kapsayan her türlü bozgunculuk hareketini yasaklamış ve bu tür bir eylem içinde olanları lanetlemiştir.

Ayetlerde ifade edildiği gibi masum insanları haksız yere öldüren kişiler büyük bir azapla tehdit edilmişlerdir. Allah tek bir kişiyi öldürmenin, tüm insanları öldürmek kadar ağır bir suç olduğunu haber vermiştir. Aslında Müslüman dünyayı güzelleştiren, imar eden insandır. Ayetlerde ifade edildiği gibi, masum insanları haksız yere öldüren kişiler büyük bir azapla tehdit edilmişlerdir.

İnsanların bir dine inanmaya veya o dinin ibadetlerini uygulamaya zorlanması, İslam’ın özüne ve ruhuna aykırıdır. Çünkü İslam, inanç için özgür iradeyi ve vicdani bir kabulü şart koşar.

Din, dil ve kültür bakımından birbirine taban tabana zıt olan halkların aynı çatı altında barış ve huzur içerisinde yaşamalarını sağlamış, kendisine tabi olanlara da büyük bir ilim, zenginlik ve üstünlük kazandırmıştır. Nitekim büyük bir coğrafyaya yayılmış olan Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığını yüzyıllarca devam ettirebilmesindeki en önemli nedenlerden biri, İslam’ın getirdiği hoşgörü ve anlayış ortamının yaşanması olmuştur.

Bu çok uluslu yapı içerisindeki tüm etnik gruplar, yıllarca mensubu oldukları dinleri özgürce yaşamışlar, üstelik dinlerini ve kültürlerini yaşayabilecekleri tüm imkanlara da sahip olmuşlardır.

Şu anda dünya gündeminde olan ve adına ‘İslami terör’ denen barbarlık ise, Kur’an ahlakından tamamen uzak, cahil ve bağnaz insanların, dinle gerçekte hiçbir ilgisi olmayan canilerin eseridir.

Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı Ramazan ayının son on gününe girmiş bulunuyoruz. Ramazan ferdi hayatta dindarlığın sosyal hayatta kaynaşma ve paylaşmanın yoğun olarak yaşandığı, oruç ibadeti ile irdelerin merhametle eğitildiği ve özgürleştiği Kur’an’ın lafzının ve manasının daha çok okunduğu müstesna bir aydır. Kim inanarak ve mükafatını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır hadisi şerifin müjdecisinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma mevsimidir.

Günümüzde sahip olduğumuz insani değerler erozyona uğramaya yüz tutmuş, sınırsız bir dünyevileşme ve maddileşme benliğimizi kaplamış, bireysellik, bencillik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz değerler ilişkilerimizde öne çıkmış, bütün bu beşeri zaaflar toplumumuzda mutsuz, umutsuz, olumlu düşünmeyen ve paylaşamayan kişilerin sayısını artırmıştır. Ayrıca bütün dünyayı kasıp kavuran şiddet ve terör, işgaller ve hak ihlalleri, ayrımcılık, dinleri ve din mensuplarını hedef alan korku ve evham üretimleri insanlığın geleceğe olan umutlarını zayıflatmıştır. Özellikle bu günlerde ve dünyanın gözü önünde Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, Myanmar’da ve daha dünyanın pek çok yerinde günahsız çocuklar ve kadınlar katledilmektedir.

Şüphesiz bu olumsuzluklar, aşınan ve kaybolan değerler karşısında yapılması gereken; özünde yaratanı tanıma ve yaratılanı sevme olan, inanç ve öğretileriyle 14 asırdır insanlığı aydınlatan yüce dinimiz İslam’ın iyi anlatılması ve anlaşılmasıdır.

Ramazan ayı kaybettiğimiz bu değerleri yeniden kazanmak, özümüzde var olan iyilik ve insani duyguları fiiliyata geçirmek için önemli bir fırsattır. Çünkü baştan sona bir feyiz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar; ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih; hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur; bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi; akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dini duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler; toplumun sosyal yarlarını saran zekat ve fitreler ve toplumun birlik ve beraberliğini bayram ile Ramazan ayı, dindarlığın, sosyal dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına, arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olan bir zaman dilimidir”

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Ömer KARÇA
Etiketler: Yerleşik, yabancılar, iftarda, bir, araya, geldi,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort