Haber Detayı
18 Eylül 2019 - Çarşamba 10:20 Bu haber 1115 kez okundu
 
Tahrik var, meşru müdafaa yok
Geçtiğimiz yıl kasım ayında Taşağıl’da meydana gelen olayda, annesini tedavi ettirmek üzere biriktirdiği parayı bıçakla kendisinden zorla almak isteyen Hakan Akdoğan’ı (43) 12 bıçak darbesi ile öldüren Türkmenistanlı sanık R.N.’a Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 16 yıl hapis cezası verildi. Kararda tahrik hükümlerinin kullanıldığı ancak zanlının alkollü olan maktulü 4’ü ölümcül olan 12 bıçak darbesi ile öldürmesinin ve daha sonra elini yüzünü yıkayarak olay yerinden kaçmasının meşru müdafaa kabul edilmeyeceği belirtildi.
ASAYİŞ Haberi
Tahrik var, meşru müdafaa yok

Taşağıl Mahallesi’nde geçen yıl kasım ayında, R.N., annesini tedavi ettirmek amacıyla biriktirdiği parayı arkadaşı Hakan Akdoğan (43) zorla almak istedi. Hakan Akdoğan, parayı almak için R.N.’u bıçakla bacağından yaraladı. Yaşanan bıçaklı kavgada Hakan Akdoğan’ın elinden bıçağı alan R.N., 200 promil alkollü olduğu belirlenen arkadaşını bıçakla 12 yerinden yaraladı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Serik Devlet Hastanesi’ne götürülen Hakan Akdoğan, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. R.N., jandarma ekipleri tarafından kaçarken yolda yakalanarak gözaltına alındı ve sevk edildiği sulh ceza hakimliğince ‘kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı.

Olayla ilgili dava Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemede ifade veren R.N., annesinde rahatsızlık olduğunu, bu rahatsızlığı tedavi ettirmek amacıyla Türkiye’de çalıştığını, para biriktirdikten sonra annesini Türkiye’ye çağırdığını, bu sırada çalıştığı işyerinden tanıdığı Hakan Akdoğan’ın kendisine Antalya’da doktor bulabileceğini söylediğini belirtti. R.N. ifadesinde şunları söyledi: “Olay günü Hakan beni aradı Antalya’da olduğunu parayla birlikte gelmem gerektiğini söyledi. Bende doktordan randevu aldıktan sonra annemi alıp geleceğimi söyledi. O ısrarla parayı getirmemi istedi, bende parayı evde bırakarak otobüsle Antalya’ya gittim. Antalya’ya vardığımda yemek yedik, bana parayı sordu, bende getirmediğimi söyleyince bana kızdı. Ben hesabı öderken, o bir taksiciyle Taşağıl’a gidip gelmek için anlaşmış. Taksiyle Taşağıl’a giderken yolda bir markette durup bira aldı, taksi şoförüne daha hızlı gitmesi için küfürlü konuşuyordu. Eve geldiğimizde ben Hakan’a ‘sen arabada bekle, evden parayı alıp geleceğim’ dedim. Bu sırada o telefonla birileriyle konuşuyor ve ‘Bugün Antalya’da eğleneceğiz’ diyordu. Sonra arkamdan gelmiş. Evde odaya girdim ve 6 bin 500 lirayı aldım. Bu sırada salonda olan Hakan parayı kendisine vermemi söyleyince bende ‘parayı doktora veririz’ dedim. Bunun üzerine Hakan bana bıçak çekti ve dizimden yaraladı. Ben bıçağı tutmaya çalışırken yere yuvarlandık. Bıçak elinden düştü. Yerdeyken sırtıma bastırıp beni boğmaya çalıştı. Bunun üzerine ben yerden bıçağı aldım ve kendimi kurtarmak için ona sapladım. Kaç kez sapladığımı hatırlamıyorum. Bunun üzerine Hakan beni ittirerek kapıdan çıktı, her yer kan olmuştu. Odaya girip üzerimi değiştirdim. Evden çıktım. Hakan 1’nci kat merdiveninde oturuyordu. Ben dışarı çıkıp taksicinin parasını verdim. Gelen jandarma arabasını görünce onlara doğru koştum ve daha sonra karakola gittik” dedi.

Olayla ilgili esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı ise sanık R.N.’un ‘Haksız tahrik altında kasten adam öldürme’ suçunu işlediğini belirterek 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Manavgat 2’nci Ağır Mahkemesi tarafından sanık R.N.’a, 16 yıl hapis cezası verilirken, takdir indirimi uygulanmadı. Mahkemenin gerekçeli kararında, “Türk Ceza Kanunu’nda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için; tahriki oluşturan bir fiil bulunmalı, bu fiil haksız olmalı, fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, failin işlediği suç bu ruhi durumun tepkisi olmalı, haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalı. Bahse konu olayda, sanığın aşamalardaki ısrarlı beyanlarında maktulün kendisinden para istediği, vermek istememesi üzerine ilk saldırının bıçakla maktulden geldiği, öncelikle dizinden yaralandığı, devamında elleri ile bıçağı tuttuğunu belirttiği savunma adli muayene raporuyla örtüşmektedir” denildi. Gerekçeli kararda şu ifadeler kullanıldı:

“Olayda maktulün eylem ve davranışlarının sanık yönünden haksız tahrik indirim sebebi teşkil edeceği kanaatine varılmakla, haksız tahrik hükümleri uygulanmış, 200 miligramın üzerinde alkollü olduğu tespit edilen maktulde 12 kesici delici alet yaralanması meydana geldiği gözetildiğinde; sanığın olay sırasında daha az zarar verip olay yerinden uzaklaşma imkanının bulunduğu ancak sanığın eylemine devam ettirdiği ve maktulü 4 tanesi tek başına öldürücü nitelikte olan 12 bıçak darbesiyle yaralayarak kasten öldürdüğü bu durumda meşru müdafaa koşullarının gerçekleşmediği, yine meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının da oluşmadığı, bu nedenle sanığın 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın olayın ardından elini yüzünü yıkayıp, üzerini değiştirip kaçmaya çalışırken yakalanmış olması sebebiyle takdir indirimi yapılmamıştır”

Kaynak: (HM) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: Tahrik, var,, meşru, müdafaa, yok,
Yorumlar
Haber Yazılımı