Haber Detayı
27 Mart 2019 - Çarşamba 19:00
 
Sözen, “Korkunun ecele faydası yok. Martın sonu bahar”
Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Belediye Başkan adayı Şükrü Sözen, Yukarı Pazarcı ve Şelale Mahallesi Salı Pazarı’nda halka hitap etti. Sözen konuşmasında, “Kamuoyu araştırmalarını gördükçe geriliyorlar. Kamuoyu yoklamaları hem bizde, hem onlarda ortaya çıkıp, yüzde 20’lere çıkan aradaki farkı gördükçe kaygıya kapılıyorlar. Meydanlarda hiç kimseye baskı, dayatma yapmadan, binlerce insanın bizi bağrına bastığını gördükçe tedirgin oluyorlar, üsluplar sertleşiyor, ağabeyler artıyor. Korkunun ecele faydası yok, her şeye rağmen Martın sonu bahar. Bu kentte yapraklar çiçekler açacak, her zaman olduğu gibi” diye konuştu.
SİYASET Haberi
Sözen, “Korkunun ecele faydası yok. Martın sonu bahar”

Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Belediye Başkan adayı Şükrü Sözen, Yukarı Pazarcı ve Şelale Mahallesi Salı Pazarı’nda halka hitap etti. Sözen konuşmasında, “Kamuoyu araştırmalarını gördükçe geriliyorlar. Kamuoyu yoklamaları hem bizde, hem onlarda ortaya çıkıp, yüzde 20’lere çıkan aradaki farkı gördükçe kaygıya kapılıyorlar. Meydanlarda hiç kimseye baskı, dayatma yapmadan, binlerce insanın bizi bağrına bastığını gördükçe tedirgin oluyorlar, üsluplar sertleşiyor, ağabeyler artıyor. Korkunun ecele faydası yok, her şeye rağmen Martın sonu bahar. Bu kentte yapraklar çiçekler açacak, her zaman olduğu gibi” diye konuştu.

Yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Manavgat Belediye Başkanlığı seçimlerinde de tempo iyice arttı. Manavgat Belediye Başkanı, Millet İttifakı CHP Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, seçim çalışmalarını Yukarı Pazarcı ve Şelale Mahalleleri’nde sürdürdü. Başkan Sözen konuşmasına Büyük Birlik Partisi Kurucu Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 10. ölüm yıldönümüne değinerek başladı. Başkan Şükrü Sözen, İyi Parti’nin rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu için lokma dağıttığını, milliyetçilik, vatanseverlik, emekten bahsedenlerin ise ölüm yıldönümünde eğlenceli konser verdiklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Konuşmama başlamadan önce milliyetçi, ülkücü camianın önemli liderlerinden Büyük Birlik Partisi Kurucu Başkanı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun bugün 10. ölüm yıldönümü. Bütün Ülkücü ve Milliyetçi camiaya, sevenlerine, bütün çevresine, eşine dostuna Allah’tan rahmet diliyorum. Bu ülkede çizgisi olan, kendi bünyelerinde sevilen, sayılan, iz bırakan insanları hatırlamak, rahmet dilemek bizlerin görevleri”

BİRİLERİ YILINCAYA KADAR DEVAM EDECEĞİZ

Birileri duysun, dikkate alsın diye konuştuğunu belirten Başkan Sözen,“Her atmosferde bunu söylüyoruz, birilerini yıldırıncaya kadar ifade edeceğiz. Sizlerle bizler, ekmeğin fiyatından bahsetmeye devam edeceğiz. Sizlerle bizler, etin, kıymanın, fasulyenin, domatesin fiyatlarının, alınmaz hale geldiğinden bahsetmeye devam edeceğiz. Birileri yılıncaya kadar devam edeceğiz. Yılıncaya kadar, bezdirinceye kadar devam edeceğiz. Bu toplum elektrik, su faturasının altında ezilirken, bu toplum pazardan, marketten boynu bükük dönerken, bu toplum okula giden çocuğuna cebine harçlık koyamamanın ezikliğini hissederken, üniversitede okuyan evladına hak ettiği gibi harçlığını gönderemezken, onun yaşadığı sıkıntıyı dile getirmeye birilerini bıktırıncaya kadar devam edeceğiz.

Köylü milletimizin üretemediğinden, hayvancılık maliyetlerinden yıldığı için vazgeçtiğinden aynı zamanda o çiftçiye seçime bir hafta kala gübre çuvallarını dağıtanlardan ve bunu o topluma reva görevlerden bahsetmeye devam edeceğiz. Tuzu kurulardan, yaşamı tırmalamayanlardan, kazanmanın ne demek olduğunu bilmeyen, esnafın borç yükü altında olduğu süreçlerde, onun ne durumda olduğunu, o krediler altında nasıl ezildiğini hiç bilmeyen, hmeyenlerden bahsetmeye bıksalar da, şikayet etseler de biz devam edeceğiz” dedi.

Korkutulan, ürkütülen, sindirilen, doğru bildiğini söylemekten gocunan, yaşadıklarını haykırmaktan tedirgin olan ve hepsini sindirilmekten bağrına basan bir toplum haline gelindiğini söyleyen Başkan Sözen, “Bu toplum bu kadar sıkıntı çekerken, bu topluma hala, ‘güzel günler göreceğiz, yüzümüz gülecek’ diyenlere buradan duyurmak istiyorum. Yeter, bu toplumla alay etmeyin. Bu toplumla dalga geçmeyin. Bu toplum akıllı, nasıl yaşadığını, neyin içinde olduğunu, hangi koşullara, şartlara mahkum edildiğini sizden çok daha iyi biliyor. Bugün ceza kesilen ve ceza ödeyen bir toplum haline geldik. 14 milyon elektrik faturasını ödeyemediği için elektriği kesilen, mağdur edilen insanlar var. Bu rakamları resmi kurumlar veriyor. 5 milyon ekonomik sıkıntının mağdur ettiği doğalgaz faturasını ödeyemediği için soğuğa mahkum edilerek, doğalgazı kesilen insanlar var. Bugün Türkiye’de ikinci faturasını ödeyemediği için aboneliği iptal edilen 5 milyon vatandaşım var. Bunu ben demiyorum, bunu kayıtlar söylüyor. Bugün bu kayıtlar diyor ki, ‘sorgulama zamanınız geldi, değerlendirme zamanınız geldi, oyunuzu kullanırken neyin içinde olduğunuzu hatırlama ve hatırlatma zamanınız geldi’ diyor. Sıra sizde” dedi.

ÖZ EVLAT OLMAK BURADA DOĞUP BÜYÜMEKLE OLMUYOR

Manavgat’ın öz evladının, bu kentin değerlerini koruyan, bu kente katkı yapan olduğunu belirten Sözen, şöyle devam etti: “Öz evlat bu kentin değerleri elimizden alınırken bunun karşısında duruş gösteren ve bunun kavgasını veren, bunun acısını yüreğinde hissedene ben öz evladı derim. Öz evlat olmak burada doğup büyümekle olmuyor, öz evlat demek, Manavgat’a yetkin varsa, siyasi gücün varsa, zamanında eğer bir de söz vermişsen bu kente üniversite yapmakla öz evlat olunuyor.

Sözen, “5 yıl önce iktidar eli ile Manavgat’a üniversite, fakülte getirmeye söz vermiştiniz. Belediye Hastanesi’ne 5 yıldır bir tuğla koydunuz mu? O kendisine basın diyenlerden ümit beklemek, yalan yanlış haberler yaptırmak ve bunu siyaset anlayışı olarak yaptırmak, bu topluma yakıştırmak, Manavgat’taki bu yürekli duruşa, bu öz evlat duruşa asla yakışmamaktadır, asla. Yandaş basınınıza rağmen, provokatörlerinize rağmen sizden korkmadım, korkmuyorum. Bildiğiniz gibi davranın. Ben kime gerçekten yürekli insan derim, kime cesaretli insan derim, gerçekten bu kentin sorumluluğunu alana derim. ‘Manavgat il olmalıdır, Manavgat il olacaktır, Manavgat herkesten fazla il olmayı hak ediyor’ deyip, çıkıp bunu bütün yüreklilikle sadece bir platformda deme cesaretini gösterenlere derim. Bugün kimlerin bunu dile getirdiğini, kimlerin bu noktada haklılığımız var diyerek Ankara’ya gittiğini, mütevelli heyetler götürdüğünü, kimin ticaret odasında, ‘birlikte olmalıyız, kentin sivil toplum örgütleri, siyasi partileri, yerel yönetimi, dinamikleri bu noktada toplanmalıdır’ diyerek ticaret odasında tek yürek olma, il olma toplantısında, kentin bütün odakları eksiksiz oradayken, oraya gelemeyen, oraya gelme cesareti bile gösteremeyen, gelip de en önde, ‘Manavgat il olmalıdır’ demekten korkan, ‘orada gözükürsem abilerim kulağımı çeker” diyenlerin, ismini Manavgat’ın öz evladı olarak asla ağzıma almam.”

SORGUN ÇAMLIĞINI HAVADAN İZLİYORLAR

Başkan Sözen, şu ana kadar Manavgat’a 5 bakanın bir de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlunun geldiğini, gelenlerin Manavgat’ın yolunu bile bilmediklerini sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç düşündünüz mü? Manavgat’ın yolunu bile bilmeyen beş bakan bir de Cumhurbaşkanımızın mahdumu etti altı. Bu altı değerimizi Manavgat’ta ağırladık. Kendinizi kıymetli kabul edin, demek ki sizleri bizleri önemsiyorlar. Sizleri bizleri seviyorlar ama düşünün. Seçime 10 gün kala Manavgat’ın yolunu bile bilmeyen, ‘Manavgat’ın bu kadar yatak potansiyeli olduğunu, bu kadar tesise sahip olduğunu bilmiyordun’ diyenlerin, Manavgat’ı neden bu kadar ziyaret ettiklerini hiç düşündünüz mü? Dünyanın gözünü diktiği, bir tarafı ırmak, bir tarafı deniz Sorgun Çamlığı’nı gelip havadan izliyorlar. Bu kadar ziyaretçiye doğal güzellikleri ile Sorgun Çamlığı’nın çekmesi kadar doğal bir şey yok. Manavgat’ımız neden bu kadar çok ziyaretçi alıyor? Ulualan mevkiimizi unutmayın, her zaman altını çizin, orası size ait. Bu kente sormadan, bu kent için son derece önemli olduğunu haykırdığımız, binlerce insan için istihdam kapısı olduğunu söylediğimiz teknecilik. 1,5 milyon insanımızı ırmakta gezdirerek hizmet yapan o arkadaşlarımızı göz ardı ederek, o teknelerimize hizmet verecek 6 çekek yerimizi, binlerce insana iş imkanı verecek yere 4 tane golf alanı yaparak bu kente sormadan orayı planlayanlara, planlamaya çalışanlara bu kent kendi değerlerine her zaman sahip çıkar. Oralar kimsenin iştahını açmasın. Oralar tarih boyunca burada yaşayan insanların oldu, biz olduğumuz müddetçe de öyle kalmaya devam edecek. Manavgat 50 ilden büyük, ‘Sorgun Çamlığı bizim olmalıdır, bizim kalacak’ diyemeyenlerin, yarın burada görev aldığını düşünün. Gözünüzü kapatın hayal edin. Bu kadar büyük hesapların, matematiklerin karşısında hayır diyebilir mi? ‘Ben buna olur vermiyorum, buralar bizim, buralardan hayallerinizi çekin’ diyebilir mi? Diyemez, diyemez. Oymapınar Barajı Akseki sınırları içerisine alınıp, Akseki nizamiyesi oraya reva görülürken, ‘ne olmuş? Bunda ne kötülük var?’ diyenler, bu kentin hassasiyetlerini dikkate almayanlar, o Türkiye’nin en büyük rant bölgesi olan, çoluğumuza, çocuğumuza, orada mülkü olan insanlarımıza ait olan Oymapınar, yarın bir yerlere verilmeye kalkındığında, ‘hayır, buna ben müsaade etmem, makamın, konumun ne olursa olsun, buraya el atamazsın’ deme cesaretini gösteremeyecek olanların bu koltuklara gelmeleri halinde dirayetli duruş beklememiz mümkün müdür? “

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK

Başkan Şükrü Sözen konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: “Tüm yetkiyi acımasızca elinde toplayan, koca bir kenti cezalandırmak için elinden geleni yapan ve bir tek elle tutulur yatırım bile yapamayan, Manavgat’taki arkadaşımın örnek aldığı Antalya Büyükşehir. Bakın ne diyor? ‘Düne bak, yarını gör’ diyor. Eğer ben düne bakarsam, yarını görmek bile istemiyorum. Düne bakıp, sizin yaptıklarınızı değerlendirirsem, yarından çok büyük kaygı duymam lazım. Çünkü sizin bu topluma bakışınızı, hizmet anlayışınızı dün gördüm. Bu doğru bir slogan değil. Bunu ancak biz söyleyebiliriz. Düne bak, yaptıklarımızı değerlendir. Kamuoyu araştırmalarını gördükçe geriliyorlar. Kamuoyu yoklamaları hem bizde, hem onlarda ortaya çıkıp, yüzde 20’lere çıkan aradaki farkı gördükçe kaygıya kapılıyorlar. Meydanlarda hiç kimseye baskı, dayatma yapmadan, binlerce insanın bizi bağrına bastığını gördükçe tedirgin oluyorlar, üsluplar sertleşiyor, ağabeyler artıyor. Korkunun ecele faydası yok, her şeye rağmen Martın sonu bahar. Bu kentte yapraklar çiçekler açacak, her zaman olduğu gibi”

Kaynak: (HM) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: Sözen,, “Korkunun, ecele, faydası, yok., Martın, sonu, bahar”,
Yorumlar
Haber Yazılımı