Haber Detayı
13 Temmuz 2017 - Perşembe 09:39 Bu haber 1240 kez okundu
 
Sıcaklar çiftçiyi vurdu
Antalya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Toplantısının 5.’si Manavgat’ta gerçekleştirildi. Çiftçilerin sorunlarının dile getirildiği toplantıda, gündemi normallerin üzerinde seyreden sıcaklık oluşturdu. Kavun, karpuz ve bazı diğer ürünlerde meydana gelen yanmalar nedeniyle mahsulün tarlada kaldığını belirten Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, yanmaların da TARSİM kapsamına alınmasını talep ederken, Serik Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yavuz, ruhsatsız sulama kuyularından fahiş fiyat talep edilmesini eleştirdi. Çiftçilerin TARSİM’e ilgi göstermemesinin nedenini kurum olarak araştıracaklarını ifade eden Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Özen, virüs mücadelesinde çiftçileri kimyasal ilaç kullanmamaları konusunda uyardı. Toplantının yapıldığı restoranın, ilerleyen saatlerde Manavgat Irmağı’nın taşması nedeniyle sular altında kalması ise ilginç bir görüntü oluşturdu.
YAŞAM Haberi
Sıcaklar çiftçiyi vurdu

 

Antalya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Toplantısının 5.’si Manavgat’ta gerçekleştirildi. Çiftçilerin sorunlarının dile getirildiği toplantıda, gündemi normallerin üzerinde seyreden sıcaklık oluşturdu. Kavun, karpuz ve bazı diğer ürünlerde meydana gelen yanmalar nedeniyle mahsulün tarlada kaldığını belirten Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, yanmaların da TARSİM kapsamına alınmasını talep ederken, Serik Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yavuz, ruhsatsız sulama kuyularından fahiş fiyat talep edilmesini eleştirdi.  Çiftçilerin TARSİM’e ilgi göstermemesinin nedenini kurum olarak araştıracaklarını ifade eden Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Özen, virüs mücadelesinde çiftçileri kimyasal ilaç kullanmamaları konusunda uyardı. Toplantının yapıldığı restoranın, ilerleyen saatlerde Manavgat Irmağı’nın taşması nedeniyle sular altında kalması ise ilginç bir görüntü oluşturdu.

 

Antalyalı çiftçilerin yaşadığı sorunlar Manavgat’ta tartışıldı. Antalya Ziraat Odaları 5. İl Koordinasyon toplantısı Manavgat Küçük Şelale Restoran’da gerçekleştirildi. Toplantıya Manavgat Kaymakamı Nazmi Günlü, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Özen, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Ünlü, TARSİM Bölge Müdürü Mustafa Değer, Şube Müdürü Derya Bilgin, Manavgat İlçe Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü Ömür Ozan Çakal, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin ve diğer ilçe ziraat odaları başkanları katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Antalya Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Alp, kuraklık, yer altı suları ve biyolojik mücadelenin gündem maddeleri olduğunu belirterek, “Bundan iki gün öncesi Manavgat Oda Başkanımız basında da açıkladı Manavgat’ta kavun ve karpuzda kuraklıktan dolayı ve meyvelerde yanmalar oldu. Son 30-40 yılın en yüksek sıcaklığı bu sene yaşanıyor. Aynı sıkıntılar Manavgat’ın dışında Korkuteli’nde de yaşandı.

Diğer konu olarak hepimizi, tüm Antalya’yı ilgilendiren yer altı suyu sondaj kuyuları var. Sondaj olaylarını inceleyerek burada karara bağlayıp bakanlığımıza ileteceğiz. İleri ki günlerde Sayın Valimizin ve ilgili kurum müdürlüklerimiz ile ziraat odaları başkanlarımızın da katılımı ile bir toplantı yapacağız.

Biyolojik mücadele son yıllarda artık tarımda uygulanmaya başlandı, gelişerek artmasını diliyoruz” dedi.

Başta kavun ve karpuz olmak üzere bir çok ürünün aşırı sıcaklardan etkilendiğini belirten Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin ise konuşmasında, “Bu sıcaklıktan kavun karpuz, biber ve domateslerimiz çok etkilendi. Narenciye bahçelerinde ağaç yapraklarında yanmalar oldu. Bunları açık bir şekilde gördük. TARSİM Bölge Müdürümüzle konuyu görüştük, biz TARSİM’den şunu istedik; kavun ve karpuzun da güneş yanmasından etkilenmesinin TARSİM sigorta kapsamına alınmasını istiyoruz. Talep ettik, içinden bir tane bile kavun veya karpuz yenmeyecek şekilde birçok tarlada ürünler yanmış, inşallah bu isteğimiz kabul olur, çiftçimiz bir nebze olsun rahatlar. Çiftçilerimize geçmiş olsun diyoruz” dedi.

Toplantıda konuşan Manavgat Kaymakamı Nazmi Günlü, Antalya’nın hep turizmle anılmasına rağmen tarımda da çok önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek, “Antalya’da olduğu gibi Manavgat’ta da her ne kadar hakim olan sektör turizm olsa da gıda tarım ve hayvancılık çok ciddi bir şekilde yapılıyor. Bu neden bu toplantı ve görüşülecek konular bizim ilçemiz içinde önem arzediyor” dedi.

Toplantının devamında, toplantıya katılan ilçe ziraat odaları başkanları bölgelerinde yaşadıkları sorunları anlattılar. Serik Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yavuz, DSİ eli ile su birlikleri tarafından dekar başına 5 lira su ücreti alındığını ancak çok eski yıllarda açılmış su kuyularından dekar başına 45 liraya varana kadar fahiş ücretler yansıtıldığını belirterek bu durumun düzeltilmesini talep etti. Antalya da bir çok tarlada eski su kuyusu bulunduğunu hatırlatan Yavuz, çiftçinin yüksek olan bu bedeli ödemesinin mümkün olmadığını söyledi.

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Ünlü ve TARSİM Bölge Müdürü Mustafa Değer de sırasıyla kurumları ile ilgili bilgileri paylaştılar.

Toplantıda son sözü alan Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Özen, toplantıda bahsedilen konuları ve görüşleri not aldığını, kurumları ile ilgili olmayan konularda da kişisel düşüncelerini belirteceğini ifade ederek, “Üç konu başlığı belirlenmiş, bunlardan biri kuraklık, bir tanesi sulama sorunu, bir tanesi de biyolojik mücadele. Yalnız üzüldüğüm bir nokta var, biyolojik mücadele konusunda hiçbir ziraat odası başkanımın hiçbir öneride bulunmaması, hiçbir fikir beyan etmemesi şahsımız üzmüştür.

Bizim sorunlarımız iki saat içerisinde konuşulacak sorunlar değil. Bizim gerçekten gün boyu, günler boyu, haftalar boyu masaya yatıracağımız sorunlar var” dedi.

Ziraat Odalarının Antalya’da 100 bin çiftçiyi temsil ettiğini hatırlatan Özen, “Temsil ettiğiniz kesim çok büyük bir kalabalık. Maalesef yüzde 50’si bizim kontrolümüzde olmayan şartları, Allah tarafından belirlenen bir sektörün içerisindeyiz. Ama biz bütün bunlara rağmen sorunları minimize etme yönünde çalışma yapmak zorundayız. Ben ne kadar sorumluysam, ben bunun hesabını hem burada hem de öbür tarafta vereceksem, hepiniz de o kadar sorumlusunuz. Bundan kaçınış yok. Toplantı yapmak çok güzel, 2017 yılı içerisinde gerçekleşen 5. toplantı. Ancak toplanıp toplanıp sorunları konuşup konuşup bir adım ileri gidememek çok kötü bir şeydir. Bu toplantının ya da yapılan her toplantının amacı bir sonuç elde etmek olmalı, sonuca gidebilmek olmalı. Dolayısı ile ben dinliyorum, Serik’te yapılan, Alanya’da yapılan toplantı ve burada yapılan toplantıda sorunlar hep aynı, konuşulanlar hep aynı, ama bir mesafe kat edilemiyor. Fakat hep bir şikayet, gittik çözemedik, gittik tıkandık. Çözümsüz hiçbir şey yoktur. Sizler madem bu söylemiş olduğum kalabalığın temsilcisisiniz, madem söz sahibisiniz, bunu çözmek zorundayız, yapacak bir şey yok, mazereti yok yani” diye konuştu.

Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak bir çalışma programı düzenlediklerini ifade  eden Özen, “Bizler bundan sonra çiftçinin son aşamasında yanında olmak istemiyoruz. Ceza kesileceği zaman ya da bir sıkıntı, sorun çıktığı zaman yanında olmak istemiyoruz. Bizler çiftçilerimizin en başında ilk adımında yanında olmak istiyoruz. İlimizde yaklaşık 156 bin çiftçi var. Bunun 40 bin tanesi ÇKS’ye kayıtlı. Bu demek oluyor ki biz 40 bin çiftçi ile bir şekilde iletişim halindeyiz. Ama geriye kalan 116 bin çiftçiyle hiçbir şekilde iletişim halinde değiliz. Onlar bize gelmediği zaman onlarla iletişimiz kopuk. O zaman biz şunu yapmamız gerekiyor. Bizim bu 116 bin çiftçimizle iletişim kurmak zorundayız, Tarım İl Müdürlüğü olarak. Bu noktada onlar bize gelmiyorsa biz onlara gidelim felsefesiyle 19 ilçe müdürlüğümüze, şahsım tarafından verilen bir talimat var. Bundan sonra bütün ilçe müdürlükleri, müdürleri haftanın en az bir günü çiftçi ziyaretine çıkacak. Sorunlu olan değil, bize gelen değil, bize hiç gelmemiş olan, hiç gidilmemiş olan çiftçiye gidilip ziyaret edilecek, sorunları dinlenecek. Bizden bir istekleri var mı yok mu bunlar bir çözüm noktasına ulaştırılacak. Böyle bir çalışma programı izlemeye devam ediyoruz. İl Müdürü olarak bende haftada bir gün sektörün dışındaki programlardan kendimi alabildiğim kadarıyla sahaya çıkmaya çalışıyorum. Her hafta haftanın bir günü ziyaret etmeye çalışıyorum” diye konuştu.

Sorun meydana geldiği zaman toplandıklarını ancak sorunlar meydana gelmeden öngörüde bulunarak çözüm yoluna gidilmesi gerektiğinin önemli olduğuna vurgu yapan Mustafa Özen, “Bizler her sorun çıktığı zaman toplanıyoruz, canımız yandığı zaman bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bunu bizim normalde bu aşamada yapmamamız lazım. Bizim çıkabilecek sorunları ön görüp başından itibaren çözmemiz lazım.

Biz ziraat odalarıyla, başkanlarıyla her türlü iş birliğine hazırız. Bu işbirliğinin yapılmasını zaruret olarak görüyoruz. Bütün ilçelerde zaruret olduğunu düşünüyoruz” dedi.

TARSİM’de her türlü sorun için sigorta kapsamı olduğunu belirten ancak çiftçilerin hala TARSİM’e dahil olmadıklarının araştırılması gerektiğini belirten Özen, “Manavgat Ziraat Odası başkanımız yanıktan ve TARSİM kapsamına alınmasından bahsetti. Doğru, ilimizde son birkaç yılın üstünde olan yaz şartlarını yaşıyoruz. Böyle bir sorun var. Peki biz şunu hiç sorguladık mı, hemen hemen her toplantıda bizler söylüyoruz, sizler söylüyorsunuz, hep deniliyor ki sigortalı olun, neredeyse kapsama alınmayan bir sorun kalmadı. Bütün sorunlar kapsama altına alınıyor. Peki neden sigortalı sayısını artıramıyoruz. Neden çiftçilerimiz sigortalı olmuyor. Bu sorunları yaşayacaklarını bildikleri halde. Yazın çok sıcak geçen, kışı bol yağışlı ve afetlerle geçen bir bölgede çalışıyoruz, böyle bir ilde faaliyet gösteriyor bu çiftçiler. Durmadan doludur, hortumdur, yağmurdur, afettir, yazın işte sıcaklıktır, kuraklıktır, durmadan bu afetlerle karşılaşıyoruz. Neden biz bu sigorta sayısını artıramıyoruz, sorunumuz ne. Dolayısıyla bizim bu noktada odalarımızla bir çözüm bulmamız lazım. Bir çalışma yapmamız lazım. Biz il müdürlüğü olarak personelime şöyle bir talimat verdim. Gidin sahada anket yapın, biz bu sigortalı sayısını neden artıramıyoruz, bu insanlar neden sigorta olmuyor, sıkıntı ne. Şimdi çok güzel imkanlar var, çok pahalı değil, yarısını da devlet destekliyor zaten, hemen hemen her şeyi kapsıyor ve kendini garantiye alıyor. Kuraklık yaşarsa hiç yaşamamış gibi para kazanıyor. Böyle bir pozisyonda iken bu kadar cazip şartlar varken demek ki bizim tespit edemediğimiz bir sorun var. Bu noktada da odalarımızla il müdürlüğü olarak bir çalışma yapmamız lazım. Bizim vermiş olduğumuz eğitimler buna yeterli gelmiyor” dedi.

Gelecek yıllarda ciddi su problemlerinin yaşanabileceğine dikkat çeken Özen, “Korkuteli ve diğer ilçelerimizde, Gazipaşa, Serik ilçelerimizde sulama sorunları, su sıkıntısı. Çok güzel su kaynakları olan bir ildeyiz ama çok hunharca kullandığımız su kaynakları bunu da göz önünde bulundurmak lazım. Bu bir hükümet veya devlet politikasıdır ben bunu bilemiyorum. Acilen basınçlı sulama sistemine, her yerde geçilmesi lazım. Çünkü bu sular böyle gitmeyecek. Bu sular hep böyle olmayacak. Dünyanın ilerleyen iklim koşullarına baktığımız zaman dünyamız bir susuzluğa doğru, bir kuraklığa doğu zaten gidiyor. Su kaynaklarımız azalacak. Manavgat ırmağına bakarak suyumuz bol diye düşünmeyelim. Korkuteli Elmalı bölgesinde yer altı sularının çıkma derinliği giderek artıyor. Dolayısıyla bizim sorun olarak dile getiremediğimizi, odalar olarak sizlerin acilen dile getirebilmeniz lazım. Bizim esasen sulama suyundan ziyade bizim bu sorunumuz var. Bizim yaptığımız toprak koruma kurul toplantısında ben DSİ temsilcisinin şöyle bir ifadede bulunduğunu biliyorum. İlimiz genelinde, sayıyı tam olarak hatırlayamıyorum ama 46 olması lazım, yani 50’ye yakın DSİ tarafından yapılmış olan baraj ve gölet var. DSİ bu noktada çalışıyor. Ama sulama suyu, basınçlı sulama suyu olmayan yerlerde bizim acilen bir formül düşünmemiz gerekiyor. Bugün su sorunu olmayan ilçelerimiz yarın, bugün su sorunu olan ilçelerimiz de daha fazlasını yarın hissedecek, bunu hep beraber hissedeceğiz” dedi.

Batı Akdeniz’de yaşanan virüs sorununa da değinen İl Tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Özen, “Kaş ilçemiz virüsten bahsetti. Kumluca, Finike, Demre ve Kaş ilçemizde, dört ilçemizde ciddi bir virüs sorunu var. Böyle giderse yayılarak gidecek bu. 2016 yılında ciddi bir şekilde baş gösteren bu virüsle ilgili BATEM Müdürlüğümüz ile üzerine çalışma yaptık. Biz virüsü tanıyoruz. Nasıl geldiğini, taşındığını biliyoruz. Bununla ilgili hiçbir şekilde kimyasal mücadele yoktur. Kimyasal mücadele de sakın yapmayın. Virüsle mücadele edeceğiz diye başka bir sorun çıkartmayın ortaya. Bunu yapmış olduğunuz toplantılarda çiftçilere ifade edin. Bazı hastalıklar, bazı sıkıntıların kendi mecrasında kendisini tedavi etmesi gerekir. Bizim orada yapmamız gereken il müdürlüğü olarak iki tane önlem var. Bir ya iç karantina ya da dış karantina uygulayacağız. Bu uygulayacağımız iki formül bu 4 ilçemizin tarımına büyük zarar verir. Biz bunu uygulayamıyoruz. Bu iç, dış karantina ne demek, girişe ve çıkışa kapatacağız demektir. Dolayısıyla orada tarımsal faaliyeti belirli bir süre durduracağız anlamına gelir. Mevzuat bunu ön görüyor. Bunun başka bir çözümü yok. Ama biz şöyle düşünüyoruz. Özellikle bu 4 ilçemizdeki ilçe müdürlüklerine verdiğim bir talimat var. Yeni dikimler Eylül ayında yapılacak, Eylül ayına kadar bu virüs fideyle taşındı. Başka bir şeyle taşınmadı, kendiliğinde çıkmadı orada. Biz Eylül ayına kadar il ve ilçe müdürlükleri olarak fidecileri çok yoğun bir kontrol altında tutacağız. Öncelikle hedefimiz bu. İkinci hedefimiz de eğitim yayım çalışması yaparak, kimyasal mücadeleden uzak durulmasına çiftçilerimizin uymasını sağlamaya çalışacağız. Tarımın çok büyük bir paydaşı olan bir grup daha var, ilaç bayileri. Bunlar da büyük bir paydaş. Onlarda para kazanmak adına, ticaret yapmak adına gerçekten tavsiye edilmemesi gereken yöntemleri çiftçilerimize tavsiye ediyorlar. Çiftçilerimiz de el mahkum çaresizce bu arkadaşların yapmış oldukları tavsiyeleri uygulamaya çalışıyorlar. Bu yanlış bir yöntem. Bunların yapılmamasına yönelik olarak çiftçilerimizi uyarın. Biyolojik bir konu için kimyasal ilaçla mücadele diye bir şey yok. Dolayısıyla biz kültürel bir mücadele uygulamak zorundayız. İlerleyen süreçte nasıl olacak. Maalesef bu hastalık, insanda olduğu gibidir. Hastalığın girmesi kolayda çıkması zordur. Maalesef bu hastalık bir şekilde topraklarımıza bulaştı, bulaştırıldı. Bunun tamamen arınması için bir süre lazım. 2017 yılında biz bunu minimize ederiz, 2018’de biraz daha indiririz, 2019’da daha da indirerek el birliği ile bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Sakın başka bir tavsiyede bulunulmasın. İnanın sektöre hainlik etmiş olursunuz. Bunu açık ve net söylüyorum. Özellikle 4 ilçemizde ama genel olarak 19 ilçemizde, 3 ay önce verdiğimiz bir talimat doğrultusunda haftada bir gün akşam toplantısı yapılmasını mecbur kıldık. Haftada bir gün ilçe müdürü sahada olacak. 3 ay önce biz 19 ilçemize stant aldık. Haftada bir gün bu stantlar ilçenin en kalabalık yerine kurulacak. Tüketicinin sorunu dinlenecek. Sorunları çözülebildiği kadar o an o masada çözülecek. Çözülemeyenler de bize iletilecek” diye konuştu.

Son olarak da yer altı sularına değinen Özen, “Bu kapsamda ilettiğiniz sorunlar bizim kurumumuzla ilgili değil. Sulama ücretleri ile ilgili ben yönteminizi yanlış bulduğumu belirtmek istiyorum. Siz çiftçilere 5 liradan fazla ödemeyin diye mesaj atmışsınız. Siz borçlu olana diyorsunuz ki borcunu ödeme. Normalde alacaklı olana demeniz lazım. Kardeşim bundan fazlasını alamazsın diye. Nasıl ödemeyecek çiftçi. Yarın sıkıntıya düşer. Bu fahiş fiyatlarla ilgili katıldığım toplantılarda bunlar söyleniyor. Fiyat belirleme DSİ’nin uhdesinde olan bir şey. Sayın Tarım Bakanımızın bundan önce il müdürleri ile yapmış olduğu toplantıda bizlere ifade etmiş olduğu bir şey var. Sulama işinin Tarım Bakanlığı bünyesine alınacağına dair bir müjde verdi bize. Daha bu alınmadı, Türkiye’de işler maalesef biraz yavaş işliyor. Ama şu aşamada bana göre sizin üzerinize düşen, bu sektörün bir paydaşı olarak birlik başkanlarımızla konuşun bu konuyu. Şöyle bir olay çıkıyor ortaya, tarım sektöründeki paydaşların yarısı diğer yarısına kazık atıyor” diye konuştu.

Toplantı devam ederken, Manavgat Irmağı’nda su seviyesi giderek yükseldi ve davetliler için ırmak üzerinde bulunan yerde hazırlanan yemek masaları sular altında kaldı. Irmak suları restaurantın bahçesine de girerek toplantının yapıldığı masaların olduğu yere kadar geldi.

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Sıcaklar, çiftçiyi, vurdu,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort