Haber Detayı
19 Kasım 2020 - Perşembe 16:12 Bu haber 5516 kez okundu
 
Salgın döneminde ebeveynlere daha çok görev düşüyor
Manavgat Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü İsmail Kılıç, 20 Kasım ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, Koronavirüs salgını döneminde ebeveynlere büyük görevler düştüğünü belirterek, “Pratikte her anne baba çocukların eğitimi ve gelişimi konusunda yapılması gerekenler noktasında bilgi sahibi olsalar bile bir takım hatırlatmaları yapmakta bu olağanüstü süreçte fayda olduğunu düşünmekteyim” dedi.
GÜNDEM Haberi
Salgın döneminde ebeveynlere daha çok görev düşüyor

Birleşmiş Milletler tarafından 1954 yılından bu yana kutlana gelen 20 Kasım ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’nün ülkemizde de aynı tarihte kutlandığını ifade eden Manavgat Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü İsmail Kılıç, “Her çocuk için daha iyi bir geleceği, yeniden hayal ederek tasarlamak bakımından önemli bir gün… Atatürk’ün  “Geleceğimizi onlara emanet ediyoruz; Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir" sözleri ile milli bayramımızı Çocuk Bayramı olarak; Türk ve Dünya çocuklarına armağan etmesi, çocuk ve çocuğa verilen köklü tarihimiz ve inşası zengin kültürümüzün aile ve çocuğa verilen öneme gereken vurguyu yapmakta olduğunu bizlere apaçık göstermektedir” diye konuştu.

‘Dünya Çocuk Hakları Günü’ hakkında bilgi veren Kılıç, “Dünya Çocuk Günü ilk olarak 1954 yılında Evrensel Çocuk Günü olarak kurulmuş ve her yıl 20 Kasım'da uluslararası birlikteliği, dünya çapında çocuklar arasında farkındalığı teşvik etmek ve çocukların refahını artırmak için kutlanmaktadır.

20 Kasım, BM Genel Kurulu'nun Çocuk Hakları Bildirgesi'ni kabul ettiği 1959 tarihi olması nedeniyle önemli bir tarih  bu tarih aynı zamanda, BM Genel Kurulu'nun Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul ettiği tarihtir.

1990 yılından bu yana Dünya Çocuk Günü, BM Genel Kurulu'nun hem Çocuk Hakları Bildirgesi'ni hem de Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edildiği tarihin yıldönümünü olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde Anayasamızın 41. maddesinde “I. Ailenin korunması ve çocuk hakları:- Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” hükümlerine yer verilirken,

2005 yılında kabul edilen, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun temel amacıda“korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek” olduğunu görmekteyiz. Bu anlamda her alanda olduğu gibi çocukların topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılması noktasında toplumun bütün kesimleri işbirliği ve kararlılıkla örnek çalışmalar gerçekleştirmekte olduğunu bilincindeyiz.

Devletler ve milletlerin geleceklerinin teminatı ve istikrarını sağlayabilmek için sağlıklı nesiller yetiştirmek sorumluluğundadırlar. Dolayısıyla çocuklar açısından Dünya Çocuk Günü, çocuk haklarını savunmak, desteklemek ve kutlamak için her birimize ilham verici bir giriş noktası sunuyor, çocuklar için daha iyi bir dünya inşa edecek diyaloglara ve çalışmalara dönüşüyor” diye konuştu.

Bu yıl yaşanan Koronavirüs salgını nedeniyle çocukların birçok kamu hizmetine erişim noktasında sorunların ortaya çıktığını ifade eden Kılıç, bu konuda da ailelere önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek, “Pratikte her anne baba (aile) çocukların eğitimi ve gelişimi konusunda yapılması gerekenler noktasında bilgi sahibi olsalar bile bir takım hatırlatmaları yapmakta bu olağanüstü süreçte fayda olduğunu düşünmekteyim;

Çocuklarımızın: Temel fizyolojik ihtiyaçların karşılanması, sağlıklı bir gelişim için iyi beslenme, uyku, hareket ve mutluluk temel koşuldur.

Çocuklarının biyolojik ve duygusal sağlığının korunması yönünde farkındalık geliştirilmeli, gerektiğinde uzman desteği alınması önerilmektedir.

Çocukların görüşlerine saygı gösterelim, kendilerini çeşitli yöntemlerle ifade etmelerini teşvik ederek, gerekli ortamı sağlamaya çalışalım. Çocuklar hayata kendi ayakları üzerinde durabilecek şekilde hazırlamak istiyorsak ne kadar sorumluluk yüklersek bir o kadar insiyatif almalarını, davranışlarının sorumluluğunu taşımalarını sağlamaya çalışmalıyız. Çocuklar bir takım haklarının olduğu bilincini kendilerine verilen önem ve gösterilen saygıdan yola çıkarak fark ederler.

Çocuklar geliştikçe aile rehberliği önerilmektedir. Gerek biyolojik gerekse diğer gelişim alanları bakımlarından bakıldığında çocuğun çok hızlı bir gelişim ve büyüme seyrinde olduğu, durağan olmayan bu süreçte doğru müdahaleler yapabilmek için bilimsel veriler doğrultusunda rehberlik alınmalıdır. Peki kimler sağlayabilir bu tür rehberlik hizmetini; Aile Bakanlığına bağlı Sosyal Hizmet Merkezleri, Aile Danışma Merkezleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren, Rehberlik Araştırma Merkezleri, Okul Rehberlik Servisleri, Hayat Boyu Öğrenme Kurumları (Halk Eğitim, Mesleki Eğitim Merkezi vb),

Düşüncelerin özgürce paylaşılması önerilmektedir. Yazılı ve sözlü olarak kendini iyi ifade eden çocuklar her zaman iletişimi bir sosyalleşme tercihi olarak ön planda tutarlar. Bu yönde istenmeyen davranışlar daha öz gözlenir. Problemleri doğru yorumlar, çözümü için karar alma sürecine kendini dahil etme isteğinde olur. Çocuk deyip geçilmemeli, fikirleri önemsenmeli, birçok ekonomik pazarlama stratejisini çocuk bakış açısından ilham almakta olduğunu söyleyebiliriz.

Mahremiyet eğitimi, çocuğun kendini tanıması ve koruması açısından önem taşımaktadır.

Bilgiye erişimi sağlarken, gelişimsel ve pedagojik yönlerden gerekli filtreleme sorumluluğunu elden bırakmayalım.

Her türlü bağımlılığın önüne geçebilecek tedbirlerin alınması, çocuğun sağlıklı gelişimi için önemli görülmelidir. Bu noktada bir Çin sözüne vurgu yapmadan geçemeyeceğiz, “Bütün insanlar çocuklarını çok severler, onlara bütün varlıklarını feda etmeye hazırdırlar, ancak biz çocuklarımıza zamanımızı daha fazla ayırırız…” diye konuştu.

Çocukların hayatımızın merkezinde olduğunu vurgulayan Kılıç, “Çocuklarımız hayatımızın bir parçasıdır, hayatımızın merkezindedir, hayatımız ise tam zamanlıdır, bu nedenle çocuklarımızın varlıkları ve önemleri bir günle, 20 Kasım günü veya diğer herhangi bir günle, sınırlı kaldığını sonucuna varmamalı böyle bir yorum çıkarmadan, bu günde dünya çocukları için bütün çocuklarımız için yeniden ve yine yeniden hep birlikte düşünelim…” diye konuştu.

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Ömer KARÇA
Etiketler: Salgın, döneminde, ebeveynlere, daha, çok, görev, düşüyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı