Haber Detayı
24 Nisan 2018 - Salı 06:46 Bu haber 3238 kez okundu
 
Peygamberimizi cani gösterenler 200 milyon insanı katlettiler
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine konferans vermek üzere Manavgat’a gelen Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Pişgin, Akdeniz’de kıyıya vuran balinaya ağlayan medeniyetin, aynı kıyıya vuran Müslüman Suriyeli çocuğun cesedine kayıtsız kaldığını belirterek, “Hazreti Peygamberi cani olarak resmeden o medeniyet, 100 yılda bu coğrafyada 200 milyon insanın katledilmesine sebep oldu” dedi. Doç. Dr. Pişgin, bugün bu zulmü yaşayan Müslümanları görsePeygamber Efendimiz ne derdi diye sorarak, İslam toplumunda farkındalık oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
YAŞAM Haberi
Peygamberimizi cani gösterenler 200 milyon insanı katlettiler

 

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine konferans vermek üzere Manavgat’a gelen Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Pişgin, Akdeniz’de kıyıya vuran balinaya ağlayan medeniyetin, aynı kıyıya vuran Müslüman Suriyeli çocuğun cesedine kayıtsız kaldığını belirterek, “Hazreti Peygamberi cani olarak resmeden o medeniyet, 100 yılda bu coğrafyada 200 milyon insanın katledilmesine sebep oldu” dedi. Doç. Dr. Pişgin, bugün bu zulmü yaşayan Müslümanları görsePeygamber Efendimiz ne derdi diye sorarak, İslam toplumunda farkındalık oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan ‘Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlilikleri’ yönetmeliği çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine yönelik olarak hazırlanan ‘Öğretmen Gelişimi Eylem Planı’ kapsamında Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde, Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Pişgin’in konuşmacı olarak katıldığı bir konferans düzenlendi.

Kur’an’ın en büyük mucizesinin Peygamber Efendimizin ahlakı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yasin Pişgin, müşrikler tarafından, emin sıfatı verilen Peygamber Efendimizin Allah tarafından kendisine verilen peygamberliğin yalanlandığını ifade ederek, “Allah Resulünün peygamberlik öncesi hayatını ve elbetteki peygamberlik sonrası yaşamını Kur’an’ın ilahi sahihliğine bir delil olarak müşriklerin önüne koymuştur.

Desem ki ben Musa’yım bende Tevrat var, dersin ki asan nerede. Desem ki işte asam, dersin ki işte Kızıldeniz yar bakalım. Desem ki ben İsa’yım bende İncil var, dersin ki ölülerden ne haber var, ölüleri diriltebiliyor musun. Avucuma çamurdan yapılmış kuşlar bırakırsın üfle de uçsun bakalım dersin. Desem ki ben Davud’um ben de Zebur var, dersin ki dağlardan ne haber var, dağlar seninle birlikte tesbih ediyor mu. Desem ki ben Süleyman’ım bende mühür var, dersin ki cinlerden ne haber var. rüzgarlar önünde diz çöküp sana biat ediyor mu.

Bir adam çıkıp diyebilir ki ben peygamberim. Biz de çıkıp deriz ki senin peygamber olduğunun delili nerede. Onun için Musa’ya asa lazım, onun için İsa’ya ölüleri diriltmek lazım, onun için Süleyman’ın önünde cinlerin diz çöküp emre amade olması lazım. Müfessir diyor ki, Allah Resulünün hayatı, özelde müşriklerin, genelde tüm insanlığın önüne bir burhan olarak, Allah’ın gönderdiği kitabın sıhhatinin nişanesi olarak konulmuştur. O’nun ahlakı O’nun hayatı. O’nun peygamberlik öncesi yaşamı ve elbette ki peygamberlik sonrası hayatı, Musa’nın elindeki asa gibidir. İsa’nın ölüleri diriltmesi gibidir. Süleyman’ın kuşlara hükmetmesi gibidir. Davut’la birlikte dağların tesbihigibidir” diye konuştu.

HÜZÜN ÇAĞINDAYIZ

Peygamber Efendimizin döneminde yaşanan bir hadiseyi aktaran Doç. Dr. Yasin Pişgin, çok sevdiği kızını İslam öncesi töreler gereği bir kuyuya atarak öldüren adamın, yaşadıklarını Peygamber Efendimize anlatması üzerine, Peygamber Efendimizin çok ağladığını ve bu olayı sesli olarak birkaç kere yeniden anlattırarak herkesin duymasını istediğini belirterek, “O kadar çok ağlamış ki Hazreti Peygamber, diyor ki sahabeyi kiram, gözyaşlarından altındaki kum çamura kesti. Peygamberimiz, bitirince adama dedi ki kalk ayağa, sesini yükselt yeniden anlat ki görsünler, İslam insanı nereden alır, nereye getirir. Anlat ki insan İslam’la, Kitap’la, Peygamberle bağını keserse insan nereye düşer anlatta görsün” diye konuştu.

Peygamber Efendimizin bugün yaşanan çağı görseydi, bu çağı hüsün çağı olarak adlandıracağını ifade eden Doç. Dr. Yasin Pişgin, “Sadece Myanmar’da Kurban Bayram’ı günlerinde 4 günde 5 bin Müslümanın en hunhar biçimde katledildiği şu çağı görseydi. Akdeniz’in ve Ege’nin kıyılara balıkların değil çocukların vurduğunu görseydi. Sözüm ona medeniyetin göbeği Avrupa’da bir Suriyeli mülteci çocuğun ellerini semaya açıp, Allah’ım bir an önce şu canımı al ki aç karnımı cennette doyurayım dediğini Peygamberimiz görseydi. İnsanlık o kaynaktan uzaklaşınca öyle bir noktaya düştü ki, insanlık uzak, Müslümanlar öyle bir noktaya düştü ki, Bangladeş’e sığınmış Müslümanlar içine fosseptik suyu karışmış içme sularını içtikleri için grup halinde koleradan ölürlerken, Hazreti Peygamber, güya Hazreti İsa’nın bulunduğu tabloya yaklaşık 400 milyon dolar para ödeyen ama Allah Resulünün ırkından, soyundan olduğuna dair mangalda kül bırakmayan o adamı görse ne derdi” diye konuştu.

Mekkeli müşriklerin yolundan vazgeçmesi için Peygamber Efendimize vermeyi taahhüt ettikleri her şeyi elinin tersi ile ittiğini ifade eden Doç. Dr. Yasin Pişgin, “Değil bunlar Mekke’nin hazinelerini, güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar ben bu davadan vazgeçmem demiştin.Bugün ümmetinin sağ eline petrolü, sol eline doğalgazı, sağ eline doları, sol eline euroyu koydular da senin ümmetin senin yolundan caydı, kaydı. Her halde bugün bir kesimin, bir kitlenin, bir ülkenin, bir devletin bu soruya vereceği cevap buydu.Anlat dedi, çünkü burada insanlığın macerası vardı bu olayın içerisinde” diye konuştu.

O dönemde yaşayan insanları İslam’a çeken en önemli olgunun Peygamber Efendimizin ahlakının, yaşam tarzının olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yasin Pişgin, “Ömer’i bilirsiniz, adaletin, asaletin simgesi Ömer’i. Dicle’de kurdun kaptığı kuzunun vebalini değil omuzlarında, iliklerin de hisseden Ömer’i. Ashabı Kiram diyorlar ki, hepimizin ipe sapa gelmez yolları işleri vardı İslam’dan önce. Ama içimizde en fena olanlardan bir tanesi Ömer’di, Hattab’ın oğlu Ömer. Hattab’ın bir eşeği vardı, bir de Ömer’i vardı. Biz Ömer’in durumuna bakardık, Hazreti Peygamber orada, İslam orada. Ömer’in durumuna bakardık şu cümleyi kurardık, Hattab’ın eşeği Müslüman olur da Ömer’den Müslüman olmaz derdik. Onu İslam kılan, onu Müslüman eden, değiştiren Allah Resulünün ahlakı. Niçin Hazreti Peygamber, çünkü O bir süt kazanının içindeki, yoğurt kitlesinin içinde duran fermente edecek olan O, merkez O. Şu geldiğimiz noktada O’nun ahlakı Musa’nın elindeki asa gibi. Biz üniversite de bir cümle duyduk. Kur’an Hazreti Peygamberin en büyük mucizesi diye. Evet, doğrudur. Ankebut suresinin 50 ve 51’nci surelerinde mealen, Müşrikler Peygamber Efendimiz tebliğ etmeye başladığında niçin Rabbinden deliller indirilseydi ya deyince, Allah ayetini indiriyor, yetmiyor mu onlara, bizim okunan bir kitap indirmemiz diyor. Kur’an Peygamber Efendimizin en büyük mucizesidir. İstirham ediyorum, şimdi kuracağım cümleyi buraya eklemezsek cümle akim kalır, eksik yarım kalır. Madem ki Kur’an-ı inkar eden müşriklere Allah, Resulünün hayatını bir delil olarak ileri sürdü. Kur’an Peygamber Efendimizin en büyük mucizesidir. Ama içi mucizelerle dolu Kur’an’ın en büyük mucizesi de Peygamber Efendimizin ahlakıdır, yaşamıdır. Bugün insanlık arayış içindedir. Bugün insanlık felaketten, kıyısına yaklaştığı uçurumdan nasıl döneceğini köşe bucak aramaktadır. Ve bugün insanlık kendilerine bir kurtuluş ipi aramaktadırlar. Allah bunun adresini Kur’an’da zaten vermiştir” diye konuştu.

200 MİLYON İNSANI ÖLDÜRDÜLER

Bugün İslam’ı kötüleyen, Peygamber Efendimize cani diyenlerin kendi medeniyetlerine bakması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Yasin Pişgin, “Elinde hançer, ağzında kan ile Peygamber Efendimizi resmeden o dergi, o medeniyet sadece 100 yılda bu coğrafyada 200 milyon insanın katledilmesine sebep olmuştur. Hazreti Peygamberi cani olarak resmeden o medeniyetin insanlığa faturası sadece bu çağda 200 milyon ölüdür. Peygamber Efendimiz kendi çağında yaptığı tüm savaşlarda hem müminler tarafında hem de müşrikler tarafında öldürülen insan sayısı toplam 500’ü geçmez. Yani dinime söven Müslüman olsaydı bari diye bir söz vardır. Yaratan yarattığını bilmez mi, insanın içine düştüğü sıkıntının musibetin kurtuluş reçetesi Hazreti Peygamberdir. İnsan ilaca burun kıvırdığı, yan baktığı için, Suriye’de 1 milyon insan hayatını kaybetmiştir, şehit olmuştur ama Akdeniz de kıyıya bir balina vurdu diye yas tutan insan, Müslüman olduğu için bir çocuk kıyıya vurduğu zaman sesini çıkartmaz hale gelmiştir. Ama sokakta gördükleri köpeğe ihsan ve nimette bulunarak vicdanlarını da rahatlatmaktan geri durmuyor insanlar. Çünkü içimizde fıtratımızdan gelen çok derin bir iyilik arzusu var. Bunu gerçek muhatabına yöneltmediği zaman, bunu avutmak için böyle işlere yöneliyorlar. Devanın nerede olduğunu bildiği zaman insan adresini de bulur. Hedefi bildiğinde yolunu da bulur.

İçinde bulunduğumuz yıl, 10 yıl, 100 yıl Müslümanlar açısından hüzün asrıdır. O çıkışın yolunu Miraç ve İsra ile gösterdi Allah. Peygamberinin kalbine su serpti, bugün aynı yöntem çıkış bizim içinde geçerli. Asıl sünnet Peygamber Efendimizin düşündüğü gibi düşünmek, aklımızın dağınıklığı, çarpıklığı, çok renkliliği, çok yönlülüğünü vahdet eden unsur yine sünnettir. Sünnet doğru düşünmek, peygamber gibi düşünme yetisini geliştirmek demektir. Birliği sağlayan güç, Hazreti Peygambere imandır. İman kişinin birleştirici gücüdür. Ahde vefa, sevmek, sadakat, sadık olmak, riayet etmek, hal hatır sormak sünnettir. Yani sünnet dediğimiz Peygamber perspektifi, hiçbir kör nokta bırakmayacak şekilde hayatları bütün bir şekilde kucaklayan şeydir” diye konuştu.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN YOLU UYGULANMALI

İnsanı ancak bir insanın kurtarabileceğini ifade eden Doç. Dr. Yasin Pişgin, “Bu genel karakterli eğitim politikalarıyla ya da bir takım genel nitelikli programlarla halledilecek bir şey değil. Peygamber’in yöntemi adam adama markaj yöntemi. Peygamberimiz Mekke’de 500 küsur kişi yetiştirmiştir o 500 küsur kişi asrı saadetten Medine’ye geldiklerinde 100 küsur bin sahabenin mayası olmuştur.O 100 küsur bin kişide domino etkisiyle 2 milyar insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Bu işin yolu yordamı budur.Bu yöntem üzerinden gitmek gerekiyor gerçekten bir imam kendisine devam eden müdavim cemaatiyle adım adıma ilgilenmezse o camiden bir hayır gelmez. Çünkü cami demek cem eden demektir bir araya getiren asıl bir araya getiren mekan değildir mekanın merkezindeki insandır.Yani camideki imam adam adama markajda, ilgilenerek cenazesi olduğunda giderek, iyi gününde mutluluğunu paylaşarak, en ufak bir rahatsızlığında peşine düşerek, yemeğine giderek, istişare ederek, iştirak ederek bu inşa faaliyetini gerçekleştirirse, öğretmen aynı şekilde gerçekleştirirse bu ancak bu şekilde gerçekleşir.Yani bu birebir insanın insan üzerinde ki alın terine dayalı bir faaliyettir. Mevlana olayını anlattım, bir insanı ancak bir insan kurtarabilir ama bugün ki modern din doktrinlerinin bize önerdiği ve bize yutturmaya çalıştığı şey her insanın münferit olduğu, kendi başına buyruk olduğu.Kuranı okusun çapı kadar amel etsin, birlik ruhunun esamisinin okunmadığı bir eğitim sistemini bugün gündeme getirmeye çalışıyorlar.Bu kökünden hatalı bir şeydir yani insanın insanı kurtardığı, insanın insanla ilgilendiği Peygamberimizin sistemi budur. Peygamberimizin yöntemi sevgi, saygı, ilgi, alaka, aşk, muhabbet, vefa yani o kadar büyük bir şeydir ki Peygamberimizle hatta Peygamberimiz sonraki çağlarla gelecek müminler arası ilişkiyi de bu kavram üzerinden kurmuştur. Öyle insanlar gelecek ki Peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler, aşk yani bu bir insan evladından nasıl geçer malından nasıl geçer aşk olmalı yani bunun üzerine bizim bunu canlandırmamız gerekiyor bunu canlandırmak içinde Peygamberimizden başlayarak aşağı doğru önder şahsiyetlerin vurgusunu arttırmamız gerekiyor. Mevlana’yı yeniden arttırmamız gerekiyor, Yunus’u yeniden gündeme getirmemiz gerekiyor, Hacı Bektaş’ı yeniden gündeme getirmemiz gerekiyor. Bugün dünya üzerinde İmam Azam’ı duyup da görüp de Müslüman olan bir kişi bile yoktur o mutfakta çalışır arka plandadır o olmazsa olmaz ama Mevlana’yı gördüğü için Müslüman olan her gün 5 kişi vardır Avrupa’da Mevlana’yı duyup, dinlediği için bizim bu aşk metodunu, sevgi, muhabbet metodunu gündeme getirmemiz gerekiyor işin kilit noktası bana göre budur” diye konuştu.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Peygamberimizi, cani, gösterenler, 200, milyon, insanı, katlettiler,
Yorumlar
Haber Yazılımı