Haber Detayı
19 Nisan 2018 - Perşembe 06:48 Bu haber 1779 kez okundu
 
Doğa bozulmadan turizm potansiyeli artırılmalı
Turizm Haftası kapsamında MATSO Turizm Fakültesi’nde düzenlenen ‘Manavgat’ın Turizm Potansiyeli’ konulu panelde konuşan Dr. Öğretim Üyesi İlker Çinbilgel, “Sürdürülebilir bir turizm amaçlanıyorsa, temel ekolojik süreçlerin, doğanın, biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olmak gibi bir takım etmenler söz konusu. Ayrıca sosyokültürel özgünlüğe sahip çıkmak ve bunun korunması da önemli” dedi.
TURİZM Haberi
Doğa bozulmadan turizm potansiyeli artırılmalı

 

Turizm Haftası kapsamında MATSO Turizm Fakültesi’nde düzenlenen ‘Manavgat’ın Turizm Potansiyeli’ konulu panelde konuşan Dr. Öğretim Üyesi İlker Çinbilgel, “Sürdürülebilir bir turizm amaçlanıyorsa, temel ekolojik süreçlerin, doğanın, biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olmak gibi bir takım etmenler söz konusu. Ayrıca sosyokültürel özgünlüğe sahip çıkmak ve bunun korunması da önemli” dedi.

MATSO Turizm Fakültesi’nde düzenlenen ‘Manavgat’ın Turizm Potansiyeli’ konulu panelde Ekolojik Turizm alt başlığında bir konuşma yapan Akdeniz Üniversitesi Manavgat MATSO Turizm Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi İlker Çinbilgel, Manavgat’ın çevre ve doğa açısından dünyada nadir bölgelerden biri olduğunu belirterek, “Manavgat’ta bin ile bin 500 arasında bitki türü mevcuttur ve bunların arasından 300’e yakını endemik yani bölgeye has bitkidir. Ayrıca dünyanın en önemli orman noktalarından bir tanesi olan Akseki İbradı orman havzası yine Manavgat’a yakın bir bölgedir. Bununla birlikte mağara ve yaylalar ile tüm bölgede ekolojik turizmin yapılarak, doğadan sürdürülebilir bir şekilde zarar vermeden faydalanmak turizm potansiyelini artıracaktır” dedi.

Sürdürülebilir çevre tanımının ilk defa 1992 yılında düzenlenen bir çevre konferansında ele alındığını belirten Dr. Öğretim Üyesi İlker Çinbilgel, “Çeşitli sözleşmeler imzalanıyor. Bu sözleşmelere ülkemizde taraf, mesela bir tanesi biyoçeşitlilik sözleşmesi ve buradan da hareketle bu sürdürülebilirliği turizme aktarma şeklinde turizme uyarlanarak çeşitli kriterler ediniliyor. Özellikle doğadan sürdürülebilir bir şekilde yararlanma, zarar vermeden turizm potansiyelini geliştirme, yöre halkının kültürünü bozmadan çok fazla değiştirmeden onların ekonomik fayda sağlaması ve kalkınmasıyla ilgili çeşitli kriterler ele alınıyor” diye konuştu.

Sürdürülebilir turizm için farklı uygulamaların yapılabileceğine değinen Dr. Çinbilgel, “Turizmde çevresel, ekonomik, sosyokültürel boyutlar söz konusu ve bu boyutlarda eğer uzun süreli bir sürdürülebilir turizm olması gerekiyorsa bu boyutlar arasında bir dengenin oluşturulması gerekiyor. Yine sürdürülebilir turizm için kesinlikle temel ekolojik süreçleri korumak, doğayı korumak, biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olmak gibi bir takım etmenler söz konusu. Yine sosyokültürel özgünlüğe sahip çıkmak ve bunun korunması ön planda, birde tabi ki iş potansiyeli, istihdam potansiyelinin ortaya konması ve yöre halkının faydalanması da keza sürdürülebilir turizmin içerisinde olan kriterler” diye konuştu.

Ekolojik turizmin yapılabilmesi için öncelikle doğal kaynakların korunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Çinbilgel, “Eko turizm temel işlemlerinde çevre turizmi ve yerel kalkınma için kaynak sağlanması olarak doğal kaynakların korunması, yüksek kaliteli turizm deneyimlerinin sağlanması ve yerel halkın ekonomisinin canlanması olarak bir katkı sunması ön planda. Eko turizm faaliyetlerini genellikle kitle turizminden ayrı olarak küçük gruplar veya bağımsız gezginler tarafından yapılmakta. Son dönemlerde ama oldukça rağbet görmektedir. Biliyoruz ki doğa turizmi turizm içerisinde en hızlı büyüyen sektör haline gelmiş durumda ve bunun içerisinde bir alt kol olarak eko turizmde yüzde 10-30 arasında bir büyüme potansiyeline sahip olmakla beraber iyi bir gelir kapısı olduğu görülmekte” diye konuştu.

Ekolojik turizmin sadece doğadan değil tarihi eserlerden de destek aldığını belirten Dr. İlker Çinbilgel, “Eko turizm doğal, kültürel, tarihi motiflerden her zaman güç almıştır renklerden, estetiklerden, sanattan, medeniyetten, tarihten her zaman güç alır ve bunları korumak eko turizmin paydaşlarıdır. Eko turizm faaliyetleri, çeşitli etkinlikler, festivaller gibi faaliyetlerle düzenlenmekte planlanmaktadır ama bir kültürel faaliyete veya bir doğa faaliyetine eko turizm yapacağız diye dikkatli şekilde kullanmamız gerekiyor. Doğaya tehdit oluşturmaması gerekiyor ve bu tehditler doğanın tahrip olması söz konusu olabilir. Bu durum turizme sekte olur buda önemli bir etkendir” diye konuştu.

Dr. İlker Çinbilgel konuşmasını şöyle sürdürdü: “Manavgat doğal alan bakımından zengin, eko turizm potansiyeli bu nedenle önemli. Bunlardan bir tanesi Köprülü Kanyon Milli Parkı kaynak değerleriyle Türkiye de öncü olan milli parklardan bir tanesi, alansal olarak ve değerler olarak fazla miktarda çeşitlilik içermekte. İçerisinde çeşitli hayvan ve bitki çeşitleri bulunmakta. Mesela Köprülü Kanyon Milli Parkında bin 27 bitki çeşidi var ve bunların 233 tanesi sadece ülkemizde yer alıyor. Bu önemli bir sayı, ülkemizin 12 bin bitkisi var, yani yaklaşık yüzde 10’u burada. Antalya’nın da tabi ki böyle bir önemi var. Keza buradan hareketle Manavgat’ın yaklaşık 1000-1500 arası bitkisi olduğunu söyleyebiliriz ve bunun yaklaşık 300’e yakını sadece Türkiye’ye özgün bunları korumak ve potansiyel olarak eko turizme kazandırmak gerekiyor yani bilmediğimiz şeyi koruyamayız. Özellikle eko turizm potansiyeli olarak başka önemli olan bir özelliği, Manavgat’ta birçok tarihi eser var. Bildiğimiz, bilmediğimiz tescil edilen birçok tarihi eser var. Bunlarında korunması eko turizm potansiyeli açısından çok önemli. Eko turizmin bir özelliği de 12 ay boyunca yapılabilmesi. Özellikle yaban hayatını izleme turizmi eko turizm içersinde oldukça önemli bir noktada o yüzden Manavgat’ta turizm 6-7 ay değil Manavgat’ta tüm yıl boyunca turizm olabilir eko turizm faaliyetleriyle beraber. Yöre halkı, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir eko turizm hakkında çok hassas ve doğasını koruyor etkileri çok az o yüzden yöre halkını biz insanlık olarak vatandaş olarak örnek teşkil etmesi açısından örnek almalıyız çeşitli faaliyetler var ama bunlar sürdürülebilirlik bazında devam etmekte. Eko turizm çevresel, ekonomik ve sosyokültürel boyutları ele aldığı için bunların hepsi eko turizm potansiyeli içerisinde yer alacak özelliklerdir. Yine kekik yağı çıkartma artık Manavgat’ta çok çıkarılmıyor diye biliyorum kekik suyu, kekik yağı çıkartılıyor ve kendi yerel halk tarafından kendileri için çıkartılıyor artık bu kültürel motif, kültürel özellik kaybolmakta çok az yerde bu şekilde geleneksel yöntemlerle kekik yağı çıkartılıyor yine Manavgat ve çevresi botanik turizm için çeşitli zamanlarda, mevsimlerde kullanılabiliyor eko turizm potansiyeli olarak. Doğa fotoğrafçılığı eko turizmin bir parçası, yine doğa fotoğrafçılığıyla beraber doğa ressamlığı da önemli bir eko turizm potansiyeli. Yine dağ yürüyüşü ve kampçılık Manavgat ve çevresinde oldukça fazla yapılıyor. Yayla turizmi Manavgat’ta çok fazla değil Manavgat çevresinde belli bir miktarda yapılıyor çünkü konaklamanın kitlesel turizmin olduğu bölgeler olmasından dolayı çok fazla değil ama başka ilçelerde konaklama olarak da bir takım destinasyonlar sunulabiliyor.

Manavgat’ta oldukça fazla en çokta kızılçam ormanı bulunmakta ve kızılçam ormanı yangın seviyesinin en fazla olduğu yerlerdir o yüzden Manavgat’ta yangın tehlikesi en fazla olan kritik yerlerdir Manavgat’ta yangın tehlikesi doğal alanlarda her zaman gündemdedir bu önemli bir konudur büyük bir olasılıkla oranla ormanlarımızı kızılçam ormanları oluşturur. Selvi ormanları Beşkonak’ta köprülü kanyon milli parkında var yangın olmuştu belli bir kısmı kaybedildi bunlarda eko turizm potansiyelidir. Sedir ormanları, karaçam, göknar, ardıçlar, Manavgat’ın şöyle bir özelliği var Akdeniz bitkileri çok iyi şekilde temsil ediliyor yani Manavgat’ta Akdeniz bitkilerini her tarafta görürsünüz iyi şekilde korunması gerekiyor kesinlikle doğal alanların korunması gerekiyor bunlar çevresel motifler. Bilmediğimiz bir değeri koruyamayız araştırmalar yapmak gerekiyor bilimsel olarak çalışmalar yapmak gerekiyor ama planlamaları koruma planlamalarında yapmamız gerekiyor bu derecede önemli. Doğa sizi seviyor ya siz?”

Kaynak: (HM) - Haber Merkezi Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Doğa, bozulmadan, turizm, potansiyeli, artırılmalı,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort escort bayan