Haber Detayı
01 Ekim 2016 - Cumartesi 10:21 Bu haber 1092 kez okundu
 
Camiler Haftası kutlanıyor
DİĞER Haberi
Camiler Haftası kutlanıyor

1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Camiler Haftası’nda bu yıl ‘Cami ve Kitap’ teması işleniyor. Allah’ın ilk emri olan ‘Oku’ emrinden yola çıkarak, camilerin sadece ibadet değil aynı zamanda birer eğitim ve kültür mekanı olduğu gerçeği hatırlatılıyor. 2003 yılından bu yana haftanın ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’ olarak kutlandığını ifadeden Manavgat Müftü Vekili Hüseyin Koçak, hafta nedeniyle Müftülük olarak çeşitli etkinliklerin de düzenleneceğini söyledi. Koçak ayrıca Manavgat halkının yeni hicri 1438 yılını kutlayarak, “02 Ekim Pazar günü girecek olan Muharrem Ayı ve 1438 Hicri yeni yıl ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası tüm İslam Âlemine, milletimize ve din görevlilerimize hayırlı olsun” dedi. HABER MERKEZİ Son yıllarda, Ekim ayının ilk haftası içinde kutlanan Camiler Haftası’nda farklı temalar işlenerek, temalara uygun kampanyalar yürüten Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yıl kutlanacak olan Camiler Haftası’nın konusunu ‘Cami ve Kitap’ olarak belirledi. İslam Medeniyeti’nin bilgi, kültür ve eğitime son derece önem verdiği belirtilirken, camilerin sadece birer ibadet merkezi değil aynı zamanda bilgi ve kültürün paylaşıldığı kütüphaneler olması gerektiği önemle vurgulanıyor. ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’ ile ilgili olarak bilgi veren Manavgat Müftü Vekili Hüseyin Koçak, “Diyanet İşleri Başkanlığı 1-7 Ekim tarihleri arasını içeren Ekim ayının ilk haftasını 1986 yılında ‘Camiler Haftası’ olarak ilan ederek o zamandan itibaren bu haftayı ‘Camiler Haftası’ olarak katlamaktaydı. 2003 yılından bu yana ise bu haftaya din görevlilerinin de ilave ederek ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’ olarak kutlanmaya başlandı. Hafta münasebetiyle her yıl farklı bir temayı ön plana çıkaran Diyanet İşleri Başkanlığının bu yılki temayı ‘Cami ve Kitap’ olarak belirledi” dedi. Camilerde oluşturulan kütüphanelerin vatandaşlar tarafından etkin bir şekilde kullanılmasını ve cemaatin devamlılığının sağlanması için çaba sarf edileceğini ifade eden Müftü Vekili Koçak, “Hafta münasebetiyle çişitli kurum ve kuruluşlara ziyaretler gerçekleştirilecek. Yine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile irtibata geçilerek, din görevlilerimiz ve okullardaki sınıf öğretmenlerimizin koordinesinde, cami çocuk buluşmasının sağlanarak öğrencilere camilerin tanıtımı yapılacak. Ayrıca; ülkemizin birliği, bütünlüğü, istiklal ve istikbali uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz, Kur’an Kursu, cami ve müştemilatının yapımı, bakımı, onarımı vb. işlerin yapılması hususlarında hizmeti geçen hayırsever vatandaşlarımız ve din görevlilerimizden vefat edenlerin ruhlarına bağışlanmak üzere hatimler okunacak ve hatim ve mevlit merasimleri düzenlenecek” diye konuştu. Camiler Haftası nedeniyle bir açıklama yayınlayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ise, “İslam medeniyeti, cami ile kitabı birbirinden ayrı düşünmenin imkânsız olduğu bir medeniyettir. Mektep ve medreselerin yayılması, ilmin camiden okula kaymasına ve camilerin sadece ibadete ayrılan mekanlar haline gelmesine sebep olduysa bu noktada Müslümanlar düşünmeye muhtaçtır” dedi. Görmez açıklamasında şunları söyledi: “Kitabın camiyle buluşması, İslam toplumunun neşvü nema bulduğu ilk yıllara uzanan nadide bir buluşmadır. “Oku!” emriyle insana seslenmeye başlayan bir dinin “kaleme ve satır satır yazdıklarına” yemin ederek konuşan Yüce Kitabı, asırlardır camilerimizde okunur. Bu okunuş, ibadetin huzuru ile ilmin bereketini aynı kubbe altında yaşamak anlamına gelir. Kürsüsüyle, mihrabıyla, minberiyle her cami ilim ve hikmet beşiğidir. Kısacası cami-i şerif Kitab-ı Kerim ile buluşunca zihinler hutbelerle, vaazlarla aydınlanır; gönüller mevlitlerle, ilâhilerle, dualarla mest olur; rahleler sayfalara, âlimler taliplere kavuşur. Allah Resulü (sas) İslâm medeniyetine ilk harcı camiyle koymuştu. Onun inşa ettiği mescit hem Müslümanları bir araya toplayan bir ibadet mekânı hem de bir mektepti. Ashab-ı Suffe başta olmak üzere ilme meraklı, bilgiye hasret, irfana susamış nice insan bu mescitte aradığını bulmuştu. Kur’an vahyi burada yazıya dökülmüş, Hz. Peygamber’i dinleyen, dinlediğini aynı şekilde bir başkasına aktarmak isteyen ve kısa notlar halinde kaydeden sahabe-i kiram burada yetişmişti. Cehalet ve taassubun giderilmesi, hak ile batılın ayırt edilmesi, mağduriyetlerin sona ermesi, İslam toplumunun güçlenmesi, gönüllerin arınması, nefislerin tezkiyesi hep cami ile Kitabın buluşması sonucu gerçekleşmişti. Medreselerin inşasından önce bizim medeniyetimizde talim ve tedris merkezi cami olmuştur. Camilerde kurulan ders halkaları, her yaştan ve her düzeyden insana hitap eden cami okumaları ilim geleneğimizin temelini oluşturur. Kur’an’ın Mescid-i Nebevi ile dostluğunu kendine örnek seçen nice kitap camide yazılmış, çoğaltılmış, okunmuş ve ezberlenmiştir. Hadis imla meclislerinin, istinsah ve icazet oturumlarının ev sahibi camidir. Dolayısıyla İslam medeniyeti, cami ile kitabı birbirinden ayrı düşünmenin imkânsız olduğu bir medeniyettir. Mektep ve medreselerin yayılması, ilmin camiden okula kaymasına ve camilerin sadece ibadete ayrılan mekanlar haline gelmesine sebep olduysa bu noktada Müslümanlar düşünmeye muhtaçtır. İlmi ibadetten koparmak, hikmetine ve hukukuna muttali olmaksızın ibadete sarılmak insanı kemale ulaştırabilecek midir? Gün geçtikçe yalnızlaşan, tenhalaşan, yaşlanan bir cami, medeniyete ivme kazandırabilecek midir? Kitabın diline aşina olmayan, okumaktan ve anlamaktan uzak kalarak sadece seyretmekle yetinen bir gençlik mutlu olabilecek midir? Camiyi kitapla, kitabı gençle, genci hikmetle buluşturmak için ne yapmalıdır? Bu ve benzeri sorulara cevap arayan Başkanlığımız, çeyrek asırdır Ekim ayının ilk haftasını “Camiler Haftası” olarak kutlamakta; camilerimizi hayatın merkezine, şehrin kalbine taşımayı amaçlamaktadır. Bu hafta münasebetiyle düzenlenen etkinliklerle toplumumuza cami hakkında yeni bir bakış ve anlayış kazandırılmaya çalışılmaktadır. Camiler Haftası, son yıllarda belirli bir tema etrafında kutlanmakta engelli, çocuk, genç, kadın gibi farklı toplum kesimlerinin camiyle daha fazla buluşabilmesi için kampanyalar düzenlenmesine vesile olmaktadır. Bu yıl toplumumuzun dikkatini okumaya çekmek, caminin huzurlu atmosferiyle kitabın güvenli limanı arasında bir ilişki kurarak medeniyetimize atıfta bulunmak adına “Cami ve Kitap” teması belirlenmiştir. Unutulmamalıdır ki; bizim için kitap iman meselesidir. İnanç esaslarımızdan biri de kitaplara imandır. Tevhidin sembolü cami ise, birliğimiz ve dirliğimiz kadar değerlidir. Bugün sözün değeri düşerken, görselliğin egemenliği ve imajın yükselişi sürerken maalesef insanımız ile kitap arasına mesafe girmiştir. İnancın, ibadetin ve ilmin sacayağına olan ihtiyacımız her zamankinden ziyadedir. İnsanı günübirlik yaşamaya, geçici heveslere ve yüzeyselliğe mahkûm eden teknoloji çağı, ona kitap sayesinde yetilerini, aklını ve duygularını keşfedebileceğini unutturmuştur. Hâlbuki tarih boyunca insanoğlu, bizatihi kendisini ve bütün olarak evreni kitap üzerinden anlamış ve anlamlandırmıştır. Kitap, insanın aklını, ruhunu, kalbini, benliğini ve kimliğini inşa etmiştir. Anlam, düşünce ve duygu dünyaları arasındaki geçişler, kitap aracılığıyla gerçekleşmiştir. Kitabın davetiyle insanoğlu inanmış, ibadetin sırrına varmıştır. Ülkemizin ve İslam dünyasının içinden geçtiği en zorlu süreçlerin temelinde bilgisizlik, cehalet ve taassup olduğu açıktır. Kitapla aralarına mesafe koyanlar, bir süre sonra hakikati insanların elinde görmeye başlamakta, şahısları hakikatin yerine ikame etmektedir. Camiden kitabı çıkartanlar, bir süre sonra ibadet ile ilim arasındaki hassas dengeyi koruyamayan ve savrulan nesillere şahit olmaktadır. Genci camiyle ve kitapla; secde etmenin tadı ve hakikati öğrenmenin lezzeti ile aynı zamanda tanıştıramayanlar, onun hain tuzaklara düşmesine ve eline silah alarak ölüm kusmasına engel olamamaktadır. Bugün hepimiz ısrarla, sözü yüceltmeye ve o sözü kitabın sayfalarında yüceltmeye devam edelim. Hepimiz kitabın cami ile bağını yeniden kurmak için adım atalım. İslam medeniyetinin bir kitap medeniyeti olduğunu ve bu medeniyetin camilerimizle canlanacağını söylemekten çekinmeyelim. Önce kitabı, sonra kendisini ve kâinatı okuyan; hak ve hakikatin peşinde koşan insanlar yetiştirmek adına camilerimizi ilim irfan merkezlerine çevirelim. Cami cemaatimize ve gençlerimize yönelik okuma programlarımızın sayısını artıralım, camilerimizde çocuklarımızın ulaşabilecekleri ve dikkatlerini çekecek kütüphaneler oluşturalım. Bu vesileyle, ülkemizin en ücra köşesindeki mihrap görevlisinden yeryüzünün en uzak noktasında görev yapan din gönüllüsü kardeşlerime kadar mescit ve camilerde din hizmetlerinin en güzel şekilde deruhte edilmesi için gayret gösteren, topluma rehberlik ve önderlik eden, ilmi, irfanı ve yaşantısıyla örnek olan, mihrabın, minberin ve kürsünün hakkını veren bütün kardeşlerimin Camiler Haftasını tebrik ediyor, ebediyete irtihal edenlere Cenab-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyorum. Kitap medeniyeti çocuklarının, mabedi hiçbir zaman kitaptan ayrı düşünmemesi gerektiğini söyleyen Merhum Arif Nihat Asya’nın dizeleriyle sözlerime son veriyorum: Bizde ayrı sayılmaz bir kitap, bir mihraptan; Ki uğuldar kubbemiz, “Oku” diyen hitaptan”
Kaynak: Editör:
Etiketler: Camiler, Haftası, kutlanıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı