Haber Detayı
05 Aralık 2018 - Çarşamba 15:15 Bu haber 717 kez okundu
 
Angın, “Kadınların adalet savaşı devam ediyor”
Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 84. yıldönümü nedeniyle Antalya Barosu Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, Manavgat Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Kurul üyesi Av. Derya Angın tarafından okunan basın bildirisinde, kadınların yüzyıllar boyunca verdikleri adalet savaşının hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok yerinde devam ettiği belirtilerek, kadınlara finansal ve fiziki imkânların sağlanması talep edildi.
YAŞAM Haberi
Angın, “Kadınların adalet savaşı devam ediyor”

05 Aralık 1934 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alınan kararla ‘Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verilmesinin 84. yıldönümü nedeniyle Antalya Barosu’na kayıtlı avukatlar Manavgat Adliyesi önünde basın toplantısı düzenledi. Antalya Barosu Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu üyesi Av. Derya Angın tarafından okunan basın bildirisinde, Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin tarihçesi ve günümüz koşullarında kadınların durumu hakkında bilgilendirilmede bulunuldu.

Türkiye’de kadınların ilk siyasi parti kuruluşu girişiminin 1923’te Kadınlar Halk Fırkası ile atıldığını ifade eden Av. Derya Angın, “Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi Kadınlar Halk Fırkasının, Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı. 1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması gündeme geldi ancak TBMM genel kumlunda bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır baslığından kadınlar siyasal haklar sağlayamadılar” dedi.

1934 yılında dönemin başbakanı İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu 5 Aralık 1934 tarihinde, Türk kadınının milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğunu ifade eden Angın, “Genç Cumhuriyet, kadınlara bu hakkı Fransa, İtalya, Hırvatistan, Slovenya'dan II yıl, Romanya'dan 12 yıl, Bulgaristan'dan 13 yıl. Belçika'dan 14 yıl, Yunanistan'dan 15 yıl. İsviçre'den İse 36 yıl Önce tanımıştı.

Ülkemizde İlk olarak 3 Nisan 1930 tarihinde belediyelerde, 26 Ekim 1933'te köy ihtiyar heyeti ve muhtarlık seçimlerinde. 5 Aralık 1934'te ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kadına seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 8 Şubat 1935'de ilk defa meclis seçimlerine katılan Türkiyeli kadınlar, 17 kadın milletvekili ile ilk kez TBMM'ye girdi. Ara seçimlerde bu sayı 18'e ulaştı. Seçilen 18 kadın milletvekili ile de Türkiye Cumhuriyeti, kadınların mecliste temsil oranı ile dünyada 2. sırada yer almıştır” dedi.

Kadına seçme ve seçilme hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkelerine göre daha önce hareket ettiğini ancak günümüzde bu hakkın uygulanmasında sıkıntılar yaşandığına değinen Angın, “Buna rağmen tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınların seçme ve seçilme oranı açısından günümüzdeki durumu pek de iç açıcı değildir. Türkiye'de kadınlara milletvekili olma hakkının tanınmasının ardından yapılan seçimde Meclis’e 18 kadın milletvekili girmiş ve yüzde 4,5 oranında temsil edilmiş olmalarına rağmen sonraki seçimlerde bu oran giderek düşmüştür. Kadınlar TBMM'de 7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 17,8'le en yüksek temsil oranına ulaşmış ancak yaklaşık 5 ay sonra 1 Kasım'da yapılan seçimlerde ise bu oran yüzde 14.9'a geriledi. 88 yılda 31.000 belediye başkanından 119'u kadın, 50.000 muhtardan 674'ü kadın ve günümüzde 600 milletvekilinden sadece 104'ü kadın milletvekilidir” dedi.

Toplum dinamiğini oluşturan kadınların yüzyıllar boyunca verdikleri adalet savaşını hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok yerinde devam ettiğine işaret eden Angın, “Özellikle ülkemizde çözümünün ne yazık ki bulunamadığı kadın istismarı, şiddet, erken yaş evlilikleri, kadınlara karşı yapılan negatif ayrımcılıklar ve daha birçok içler acısı dunun devam ederken bugünü anlamlandırmak oldukça zor. Türkiye'de yapılan bir araştırmanın istatistiki verilerine bakacak olursak. Türkiye genelinde kadınların 39'u fiziksel şiddete, 15'i cinsel, 42'si fiziksel veya cinsel şiddete, 44'ü ise duygusal şiddet veya istismara maruz kalmakladır” dedi.

Kadına karşı şiddetin bireysel ve toplumsal etkilerini azaltmanın veya ortadan kaldırmanın yolunun egemen olan kültürden kaynaklanan bakış açısını değiştirmekten geçtiğini ifade eden Angın, “Toplumsal cinsiyet eşitliği anaokulundan başlayarak yaşam her alanında bireylerin eğitiminin içerisine alınmalıdır. Kadın sığınma evlerinin aktivitelerinin arttırılması, kadınlara finansal ve fiziki imkânlar sağlanması gerekmektedir. Kendi bünyelerinde bulunan mağdurlara eğitim vermeli, onlara, eğer ekonomik destekleri yoksa bu desteğe sahip olabilmeleri için kurslarla meslek edindirme imkanları, sunmalıdır. Son zamanlarda yapılan dizi, film ve reklamlarda kadına yönelik şiddet, şiddet öğeleri arasında gizli olarak yer bulmaktadır. Bu nedenle görsel ve yazılı basındaki şiddeti meşru hale getirme alışkanlığından vazgeçilmelidir” dedi.

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Ömer KARÇA
Etiketler: Angın,, “Kadınların, adalet, savaşı, devam, ediyor”,
Yorumlar
Haber Yazılımı bursa escort lara escort