Haber Detayı
21 Ocak 2019 - Pazartesi 13:17 Bu haber 528 kez okundu
 
Irmak, “Eğitime ayrılan kaynak OECD ortalamasının çok altında”
2018-2019 eğitim öğretim yılı 1.dönem sonunu değerlendiren Eğitim Sen Manavgat Temsilcisi Bülent Irmak, Türkiye’de öğrenci başına ilkokuldan yükseköğretime kadar 4 bin 652 dolar harcama yapılırken, OECD ülkeleri ortalamasının 10 bin 520 doları bulduğunu ifade ederek, “Türkiye’de eğitimde yaşanan ticarileşmenin sonucu olarak kamusal eğitim harcamalarının oranı yüzde 75, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan eğitim harcamalarının oranı yüzde 25’tir” dedi.
EĞİTİM Haberi
Irmak, “Eğitime ayrılan kaynak OECD ortalamasının çok altında”

 

2018-2019 eğitim öğretim yılı 1.dönem sonunu değerlendiren Eğitim Sen Manavgat Temsilcisi Bülent Irmak, Türkiye’de öğrenci başına ilkokuldan yükseköğretime kadar 4 bin 652 dolar harcama yapılırken, OECD ülkeleri ortalamasının 10 bin 520 doları bulduğunu ifade ederek, “Türkiye’de eğitimde yaşanan ticarileşmenin sonucu olarak kamusal eğitim harcamalarının oranı yüzde 75, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan eğitim harcamalarının oranı yüzde 25’tir” dedi.

Eğitim Sen Manavgat Temsilcisi Bülent Irmak, 2018-2019 eğitim öğretim yılının 1.döneminin sona ermesi nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. Türkiye genelinde 920 bin 524’ü resmi eğitim okullarında, 200 bin 701’i de özel okullarda olmak üzere toplam 1 milyon 121 bin 225 öğretmen ve 18 milyona yakın öğrencinin yarıyıl tatiline girdiğini ifade eden Irmak, eğitimde tartışılan sorunların devam ettiğini ve yenilerinin eklendiğini söyledi.

Irmak yaptığı açıklamada: “İkili öğretim, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, fiziki altyapısı yetersiz okullar, okullarda öğrenciler arasında ve öğretmenlere yönelik şiddetin artarak sürmesi, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen atamalarındaki ısrar, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu vb gibi çok sayıda sorun, 2018-2019 eğitim öğretim yılının ilk yarısında öne çıkan başlıklar olmuştur. Bu sorunlara ek olarak, 23 Ekim 2018 tarihinde ‘2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin açıklanması ile beraber başlayan tartışmalar, önümüzdeki dönem yeni sorunlarımız olacağını da açığa çıkarmıştır. Öğretmenlik meslek kanunu ve okul yöneticiliğinin profesyonelleştirilmesine dönük gündemler 1. yarıyılın okullarda en önemli tartışma başlıklarını oluşturmuştur.

Siyasi iktidarın temsilcileri ve MEB bürokrasisi, yaptıkları açıklamalarda kullandıkları istatistiki veriler ve takip etmesi güç rakamlarla, eğitim alanında “işlerin iyi gittiği” algısını oluşturmaya çalışsa da alandaki gerçeklik farklıdır. 4+4+4 sonrasında zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıktığı iddia edilmesine rağmen, ortalama eğitim süresinin 7,5 yılda kalmış olması dikkat çekicidir. Türkiye’de her dört okuldan birinde ikili eğitim yapılmaktadır. MEB verilerine göre ikili eğitim yapılan okul oranı yüzde 25,71’dir. Yine MEB’in tespitlerine göre, spor salonu bulunan okul oranı sadece yüzde 13’tür ve okulların yüzde 87’sinde spor salonu yoktur. Kütüphanesi olmayan okul oranı yüzde 61; çok amaçlı salonu olmayan okulların oranı yüzde 62’dir.

Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılırken, eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarında ısrar, 2018-2019 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yapılan düzenlemeler ve fiili uygulamalarla sürdürülmüştür. Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve eğitim alanında hayata geçirilen ‘piyasacı’ ve ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalar, başta öğrenciler olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini etkilemiştir.

Eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunlar her ne kadar görmezden gelinmeye çalışılsa da, eğitim sorunu halkın en temel gündemini oluşturmayı sürdürmektedir. Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamakta, çocuk yaşta evlenmenin önüne geçecek adımlar atılmamaktadır. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayan çocuklar; eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamaktadır.

EĞİTİME AYRILAN KAYNAKLAR OECD ORTALAMASININ ÇOK ALTINDADIR

Bir Bakışta Eğitim 2018 Raporu’na göre, Türkiye’de öğrenci başına ilkokuldan yükseköğretime kadar 4 bin 652 ABD doları harcama yapılırken, OECD ülkeleri ortalaması 10 bin 520 ABD dolarıdır. Türkiye’de eğitime yapılan harcama oranı OECD ortalamasının yarısından az olup, Türkiye OECD ülkeleri arasında Meksika’dan sonra eğitime en az harcamanın yapıldığı ülke olmayı sürdürmektedir.

OECD ortalamasında ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde kamu kaynaklarından yapılan harcama eğitim harcamalarının yüzde 90’ını, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan harcamalar ise yüzde 9’unu oluşturmaktadır. Türkiye’de ise eğitimde yaşanan ticarileşmenin sonucu olarak kamusal eğitim harcamalarının oranı yüzde 75, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan eğitim harcamalarının oranı yüzde 25’tir.

Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okulöncesinden üniversiteye kadar  eğitim sisteminde, eğitim ve bilim emekçileri olarak, öğrenci ve velilerle birlikte kamusal, bilimsel, demokratik ve laik  eğitim hakkı için mücadelemizi  sürdüreceğimiz bilinmelidir. Tüm öğrencilerimize ve eğitim emekçilerine iyi tatiller diliyoruz” dedi.

Kaynak: (HM) - Haber Merkezi Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Irmak,, “Eğitime, ayrılan, kaynak, OECD, ortalamasının, çok, altında”,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort